10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 20:42
Anne tarafım Bulgar göçmeni olduğundan mı bilmem, roman beni çok etkiledi. Karakterleri, anlattığı kültür, konuşmalar hepsi tanıdıktı. Bulgaristan'daki Türk azınlığın yaşadığı zulmü, kimliklerinin yok edilmeye çalışılmasını, insanların maruz kaldığı asimilasyon uygulamalarını çarpıcı bir şekilde günlük hayata yerleştiren yazar, kim ne yaparsa yapsın doğanın gücünü bastıramaz fikri ile baskının ortasında bile hayat devam eder demek istemiş. Bu yüzden, taşların arasından bile "çiçekler büyür" İçime işleyen bir okumaydı.
Roman
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,947 okunma
Puan vermedi·556 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:14
Sonunda bitirdim.. Ve öyle bir ikircime düştüm ki şimdi... Bir tarafım neden bu kadar geç kaldım diyor, diğer tarafım nereden de okudum seni! Ben şimdi nasıl unuturum okuduklarımı ve nasıl devam ederim eskisi gibi. Hem etkili hem tepkili hem de zihin dünyama allak bullak eden bir kitap oldu benim için. "Aklımın içinde adım atacak yer yoktu" Joad ailesinin hikayesi bu... Küçük ama sıcak hayalleri olan, yegane arzusu çalışmak, küçük bir ev ve toprak sahibi olmak olan geniş bir ailenin hikayesi. İnsanın doğduğu, anne babasının doğduğu, çocukluğunun geçtiği topraklardan ayrılmak zorunda kalması oldukça zor değildir midir? Bazen gözler hep arkada kalır, ya eski topraklarında ya eski zamanlarında. En kötüsü her ikisinin de birlikte olması. Hem eski zamanların hem de yaşadığın toprakların bir daha gelmeyecek üzere elinden kayıp gitmesi. İşte Gazap üzümleri, bu kayboluşun hikayesiyle sizleri bekliyor.
1000Kitap
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·456 syf.··
2026 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:12
Yazarla tanışma kitabım. Beğenmiş olacağım ki bir başka kitabına geçtim. Ama kitabı seçmemin sebebi yazarla tanışmaktan ziyade yolculuk etrafında şekillenmiş bir metin okuma ihtiyacımdı. Maceracı tarafım rota boyunca başlarına olur olmadık şeyler gelsin istiyordu ama burda fiziksel yolculuk sadece bir araç. Bu söylediğim de bir eleştiri değil. :) Burdan sonrası spoiler mı bence değil ama çok hassassanız okumayın :) sonuçta ölmeye çıkıp da ölen kaç karakter girdi kurgu hayatımıza? Martin eden bile yaşamaya çalışırken öldü. Yani bu metnin sonu ölümle bağlansa özendirici olur muydu? Ölümle sonuçlanmayınca didaktiğe kaçmıyor mu? Çok kişisel yorumlar. Ben sonundan ziyade insanı bu son hayali ile yola çıkaran ve yolda yürüten o düşünce akışlarını okumayı, bu duyguları başkalarının ne şekillerde yaşadığını gözlemlemeyi seviyorum. Yazarın bu doğrultuda karakterleri kalburüstü kurguladığı ve okumaya değer bir kitap ortaya koyduğu fikrindeyim.
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,9bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Bu seri gerçekten insanın zihniyle oynuyor! Artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki serinin ilk kitaplarında eksikliğini hissettiğim ne varsa bu kitapta fazlasıyla buldum. Kaos, vahşet, psikolojik gerilim, ters köşeler ve her sayfada artan bir gerilim duygusu... Her şey tam olması gerektiği gibiydi. Lana'nın o kıvrak zekâsı, olaylara yaklaşım biçimi ve hiçbir detayı tesadüfe bırakmayan tavırları kitabı başından sonuna kadar canlı tuttu. Başta birbirinden tamamen kopuk görünen puzzle parçalarının bölüm bölüm birleşmesi ve finalde tüm kartların açılması ise tam anlamıyla "işte bu yüzden bu seriyi seviyorum" dedirtti. En çok hoşuma giden şeylerden biri de artık saklanan yalanların birer birer ortaya çıkmaya başlaması oldu. İlk kitaplarda yüzeysel kaldığını düşündüğüm bazı olayların ağırlığını bu kez çok daha derinden hissettim. Özellikle Lana'nın yaşadıklarını adım adım öğrenmek hikâyeye bambaşka bir boyut kattı. Bir diğer güçlü nokta ise Logan'dı. Yaşadığı iç çatışmalar, griye dönüşen doğrular ve duygularıyla mantığı arasında sıkışıp kalması karakterini çok daha etkileyici hale getirmişti. Önünde iki yol var gibi görünüyor; bir tarafta doğruları, diğer tarafta duyguları... Ve hangisini seçeceğini asla kestiremiyor olmak hikâyenin tansiyonunu sürekli yüksek tutuyor. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim... Benim tarafım hâlâ belli. Herkesin ahlaki sınırları ve değerleri farklıdır elbette ama ben hâlâ Lana'nın tarafındayım. Ve o final... Yine öyle bir yerde bitti ki son kitap elimde olsaydı hiç düşünmeden saniyesinde başlardım. Seri artık resmen "bir sonraki kitabı hemen oku" moduna geçti. Eğer psikolojik gerilim, zekice kurgulanmış olay örgüleri, ters köşeler ve gri karakterleri seviyorsanız bu seri kesinlikle şans vermeniz gerekenlerden biri. #bookstagram
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202644 okunma
Okur Kimliğim ile İnancım Arasında
İlahi Komedya’yı şu an için yarım bırakmaya karar verdim. Bunun temel nedeni ise Hz. Muhammed’in görselleştirilmesi, cehennemde tasvir edilmesi ve peşinden insanları sürükleyen biri gibi gösterilmesinin beni fazlasıyla rahatsız etmiş olması. Bir Müslüman olarak bu bölümleri okurken ciddi bir iç çatışma yaşadım. Kendimi kusursuz bir Müslüman olarak tanımlamam belki ama dinimin peygamberinin bu şekilde aşağılanmasına karşı da kayıtsız kalamadım. Bir yanda okur kimliğim vardı; farklı perspektifleri görmeye çalışan, metni anlamaya çalışan tarafım. Diğer yanda ise inancım ve kutsal kabul ettiğim değerler. Bir noktadan sonra bu ikisinin arasında sıkıştığımı hissettim ve kitabı burada bırakmanın benim için daha doğru olduğuna karar verdim. Belki bir gün yeniden devam ederim, bilmiyorum. Ama şu an devam edemeyeceğim kadar rahatsız oldum. Dante’nin zekâsını, kurduğu atmosferi ve yazınsal gücünü inkâr etmek mümkün değil. Özellikle bazı dizelerde insanı gerçekten durdurup düşündüren bir yoğunluk vardı: “Yaratılmadınız yaşamak için yabaniler gibi, Aksine aramalısınız ilim ve fazileti.” Bu tarz satırlar bana Dante’nin neden yüzyıllardır konuşulduğunu hissettirdi. Yer yer düşen bir anlatımı olsa da bazı dizelerde gerçekten büyük bir zihinsel yoğunluk yakalayabiliyor. “Uzun vadeli vaat ile tez elden icra, Zafer getirecektir yüce tahtına.” Bu pasaj ise bana doğrudan günümüz siyasetini düşündürdü. Dante’nin insan doğasına, iktidar diline ve manipülasyona dair gözlemleri hâlâ güncel hissettirebiliyor. “Zira konuşmamızın ve aklımızın yoktur yeri, Bunca şeye olmayı hâvi.” Bazı bölümlerde ise Dante’nin karanlığı yalnızca korkutucu değil; insan aklının sınırlarını zorlayan bir hâl alıyordu. Belki de kitabın en güçlü tarafı buydu: Karanlığın içinde bile düşünsel bir yankı
İlahi KomedyaDante Alighieri · Alfa Yayınları · 2021241 okunma
Bir Kuşun Hikâyesinden Bir Romanın Kalbine
9/10
·390 syf.·
2026 76. kitabı
Bazı kitaplar vardır, daha ilk sayfasını açmadan önce bile insanın dikkatini çeker. Benim için Butimar da böyle bir kitap oldu. Açıkçası kitabı elime ilk aldığımda beni hikâyesinden önce ismi etkiledi. Daha önce duymadığım bir kelimeydi ve içinde tuhaf bir hüzün varmış gibi hissettim. Bu yüzden okumaya başlamadan önce "Butimar ne demek?" diye araştırdım. O an öğrendiğim hikâyenin kitabı okurken yaşayacağım duyguların habercisi olduğunu sonradan fark ettim. Butimar, eski Doğu anlatılarında geçen efsanevi bir kuş. Rivayete göre denizi her şeyden çok sever. Ama onu öyle bir sever ki suyunu içmeye bile kıyamaz. Çünkü içerse bir gün denizin kuruyacağından korkar. Bu yüzden susuzluğunu giderebileceği suya bakar ama ona dokunamaz. İlk okuduğumda bu hikâye bana oldukça hüzünlü geldi. Sonra biraz daha düşününce aslında bu kuşun yalnızca bir efsane olmadığını hissettim. Çünkü hayatımızın bir döneminde hepimiz biraz Butimar oluyoruz. Bazen çok sevdiğimiz insanlara söylemek istediklerimizi söyleyemiyoruz. Bazen kaybetmekten korktuğumuz şeylere yaklaşmaya cesaret edemiyoruz. Bazen de yalnızca uzaktan seviyor, uzaktan özlüyoruz. Sanırım bu yüzden kitabın ismi daha baştan beni etkisi altına aldı. Kitabı okumaya başladığımda ise gördüm ki Butimar sadece güzel bir isimden ibaret değil. Kitabın ruhu da tıpkı o kuşun hikâyesi gibi özlem, bekleyiş ve insanın içinde taşıdığı duygular üzerine kurulmuş. Daha ilk bölümlerden itibaren beni içine çeken farklı bir atmosfer vardı. Sayfaları çevirdikçe bazen bir roman okuduğumu, bazen de uzun bir rüyanın içinde yürüdüğümü hissettim. Geçmiş ve bugün arasında gidip gelen anlatım, karakterlerin yaşadığı duygular ve hikâyenin gizemli tarafı kitabı benim için daha da ilgi çekici hâle getirdi. Kaan Murat Yanık'ın anlatımını gerçekten beğendim.
ButimarKaan Murat Yanık · Kapı Yayınları · 20156bin okunma