Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
Benim nezdimde bu kitabın tek kusuru Daren‘e çok az sahne yazmaları ya onlar çok az sahne yazıyor ya da olan sahneler bana yetmedi başka hiçbir kusur bulamıyorum çok sevdim çok beğendim
Efsaneler ve LanetlerN. G. Kabal · Dex Kitap · 20241,748 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:57
Oduncular okurken hikayenin içine çok girmediğimi hissettiğim ama bitirdikten sonra elime alınca aslında zihnimde yer ettiğini fark ettiğim bir kitap oldu. İlk kez Roy Jacobsen okudum. Başlayınca bir savaş anlatısı okuyacağımı sanmıştım ancak klasik bir savaş anlatısına pek uymuyor Oduncular. İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyetler yaklaşırken ve Fin kuvvetleri çekilirken sınırdaki Suomussalmi kasabasının Fin kuvvetleri tarafından yakılıp boşaltılması ile başlıyor. Tüm kasabalılar evlerini terk ederken kasabadan ayrılmayı reddeden oduncu Timmo kasabada kalıyor sadece. Savaşın ortasında geçmesine rağmen ne kahramanlık ne de savaş mücadelesi anlatıyor tam olarak. Savaşın ortasında kalmış sıradan bir insanın yaşadığı yere, yaşantısına bağlılığının, soğukla ve açlıkla mücadelesinin, ahlaki ve vicdani duruşunun ön planda olduğu bir roman daha çok. Kitap boyunca karın, soğuğun, sessizliğin derinden hissedildiği bir atmosfer hakim. Kuzey ülkelerinin edebiyatında en sevdiğim şeylerden birisi. Okurken baştaki beklentilerim nedeniyle belki bir süre kitapla bağ kuramadığımı hissettiğim ama bitirince fena bulmadığıma karar verdiğim, aklımda yer ettiğini fark ettiğim bir kitap oldu. Başka Roy Jacobsen kitapları okuma konusunda merak uyandırıcı oldu benim için. Geçen ay okuduğum ikinci Deniz Canefe çevirisi ayrıca bu kitap.
OduncularRoy Jacobsen · Yapı Kredi Yayınları · 2020185 okunma
Reklam
8/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:20
At Çalmaya Gidiyoruz, Norveç kırsallarında inzivaya çekilmiş, ormanın içinde, göl kenarında köpeğiyle yaşayan, Dickens okumayı seven kitabın ana karakteri 67 yaşındaki Trond ile açılıyor. ‘Milenyum’a girmeden önceki son günlerde hiç hesapta yokken Trond’un zihni onu 15 yaşının yaz mevsimine, babasıyla bir çiftlikte kaldıkları döneme götürüyor ve devamında Trond’un bugünü ve geçmişi arasında geçişlerle ilerliyor kitap. Kitapta doğa tasvirleri çok iyi, öyle ki bir tarafta karlı ormanların, göl kenarının ıssızlığını, orada inzivaya çekilme hissini, sakinliği; diğer tarafta çiftlik işleriyle, nehir kenarıyla, atlarıyla o yaz günlerini oradaymışım gibi hissettirdi bana. Ayrıca geçmiş ve bugün arasında geçişler de çok iyiydi, hiç farketmeden ama şimdi ne oldu demeden bugünden geçmişe geçişlerle ilerleyişini çok sevdim. Yalnızlık, yaşlılık, zaman, aile ilişkileri, çocukluk, büyüme, sırlar, kayıplar hakkında, hatta savaş sonrası dönem ve Nazi işgalinin etkilerinin de hissedildiği, çok aksiyonlu ilerlemeyen ama çok atmosferik bir anlatımla okurken içine çeken, çok severek okuduğum bir kitap oldu At Çalmaya Gidiyoruz, çok beğendim. İskandinav edebiyatında doğanın bir şekilde ön planda olması da beni hep çok memnun ediyor. *Deniz Canefe çevirisi.
At Çalmaya GidiyoruzPer Petterson · Metis Yayınları · 20211,487 okunma
Puan vermedi
Edebiyata ve özellikle şiire olan merakı sonunda tanımıştı. O, kitapları yayınlanmış ve çok sevilmiş bir şairdi. Önce şiirlerin okudu, sonra Payas'ta büyüdüğünü öğrendi ve bir tatil zamanı bulup Zeynep'i. Şiir sevgisi Zeynep'in de dikkatini çekince ara ara buluşup edebiyat üzerine konuşmaya başlamışlardı. sayfa 8 @uguroguzpayas Uğur Oğuz . Romanımız daha başından kendisini içine çekiyor bir merak ve hoşunuza gidecek bir beklenti ile sayfalarda ilerliyorsunuz. . Sallanan Köprü'nün girişinin yerli ve çoğu yabancı turistlerden oluşan kalabalık ile dolu olduğunu fark etti. İnsanlar bu tanınmış köprüyü merak ediyor ve resim çektiriyorlardı. Kapadokya gezilerinin mutlaka görülmesi gereken yapılarından biriydi burası. sayfa 13 . Payas'ın sokaklarinda gezintiye çıkıyor ve önce Zeynep'in ayrıldığını öğreniyoruz ve detaylarını öğreniyoruz. . Tarife göre yürümeye başladı. Sokaklar caddeler cıvıl cıvıldı. O kadar çok turist vardı ki gruplar halinde dolaşıyorlardı. Birbirlerinden ayrılmamaya özen gösteriyorlardı. Genç yaşlı, kadın erkek, çocuklar... Sarışındi çoğunluğu. Kuzey Avrupa'dan olmalılar; Ruslar, Ukraynalılar, Almanlar, İngilizler... sayfa 78 . Yapabileceğimiz tek şey yarına kadar ölmemek. Her gün bunu düşünmeliyiz @kavimyayncilik . Daha önce siir kitabı "Söylenmeler" ile tanıştım yazarımızla kendisi ogretmen emeklisi ve Payas'ta yaşıyor. . Zᴇʏɴᴇᴘ ve Alican ile beraber kitapokurlarla beraber okuduk Teşekkürlerimizle
Yarından Önce ÖlmeUğur Oğuz · Kavim Yayıncılık · 20264 okunma
9/10
·325 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:38
Kitapta bana en çok dokunan şey, 'akıllı olursam beni severler' düşüncesi. Acaba kaç çocuk böyle düşündü bu zamana kadar diye sorgulayıp üzüldüm gerçekten. Akıllı olsan da dert, olmasan da dert bu dünyada. Kitap bunu o kadar güzel anlatmış ki, bir de tabi kimsenin 'özüne' bakmadığını. Kitabın ana karakteri Charlie, düşük IQ ile doğan bir çocuk. Bilim adamları da bu zeka seviyesini arttıracak bir yöntem bulurlar. İlk önce Algernon adlı farede denenir ve başarıya ulaşır. Charlie de düşük seviyesine rağmen okuma yazmayı az çok bilen, kendi başına hareket edebilen biri olduğu için, mükemmel bir adaydır ve deneyi kabul eder. Deneyden sonra bütün her şeyi not alır. Kitabı okurken yazım yanlışları görünce şaşırmayın,okudukça anlayacaksınız nedenini. Düşük zekalı olduğu zaman yaşananları, zekası artmaya başladıkça daha iyi anlar. Geçmişte ailesiyle yaşadıklarını sorgulamaya başlar. Hayali zeki olup annesinin karşısına çıkmak çünkü sürekli annesiyle bu konuda sorun yaşamıştır. Zeki olunca daha çok arkadaşı olacağını zanneder, küçükken hep dışlanıp, dalga geçilmiştir çünkü. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmez, hatta zekası arttıkça insanlar ondan uzaklaşır, onu kıskanır ve yine yalnız kalır. Her şey çok güzel giderken Algernon da yanlış bir şeyler olmaya başlar, Charlie de bunun kendisine de olacağını fark eder ve önlemek için çalışmalar yapmaya başlar. Ne yaparsanız yapın insanlar bir şekilde sizi hor görmeyi başaracak. Okurken hem üzüldüm hem çok sinirlendim. Özel eğitimde de çalışmış biri olarak, gerçekten hepsi çok özel bireyler ve herkesi insan olarak görüp, içlerine bakarsak çok şey başarırız diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye okuyun,okutun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
İnsan nasıl yaşamalı? Hangi amaç uğruna hayatını devam ettirmeli? Yaşarken hangi değerleri gözetmeli? Yaşamında hangi değerleri kendine rehber olarak seçmeli? Yaşarken neleri korumalı? Yaşamında neler için mücadele etmeli ve savaşmalı? Bir inaanın yaşam mottosu ne olmalı? Yazarımız Roger-Pol Droit tüm bu sorulardan yola çıkarak yazma serüvenine başlıyor ve ortaya "Alice Fikirler Diyarında" çıkıyor. Adından da anlayacağınız üzere Lewis Carroll ve dünyaca ünlü "Alice Harikalar Diyarında" eserine selam çakılıyor. Benzerliklere baktığımızda, kahramanımızın adı Alice ve yine bir tavşan deliğine çekiliyor. Ancak bundan sonrasında, kurgu çok farklı ilerliyor. Roger-Pol Droit, kurgusuyla felsefeyi iç içe geçiriyor. Felsefeyi sıkıcı bir tarih dersi kıvamından çıkarıyor ve romanının kurgudan sonraki en önemli parçası haline getiriyor. Geçmişten günümüze fikirlerin ortaya çıkışını ve gelişimini, insanlığı ve yüzyıllar boyunca dünyanın nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Ana kahramanın yolu boyunca dönemine ışık tutmuş pek çok önemli filozof karşımıza çıkıyor ve sanki ben de romanın kahramanıyla empati kurup değerli filozoflarla konuşuyormuşum gibi hissettim. Droit, okuru kurgunun içine başarıyla katmayı beceriyor ve bunu yaparken de çaktırmıyor. Kitabın tüm bu etkileyiciliğinde, yazarın bir filozof ve akademisyen olmasının rolü büyük. Çok beğendiğim bir roman oldu. Alice, artık genç bir kız olmuş ve artık çocuk olmadığının farkında... Dünyayı farklı algılamaktadır ve insanlık konusunda derin soruları bulunur. İnsanları bekleyen küresel tehlikeler konusunda endişelidir. İnsanlığın nasıl yaşaması gerektiği hakkında oldukça düşüncelidir. Bir yandan da dövme konusunda takıntılıdır ve koluna hayat mottosu olarak yazdırabileceği bir söz aramaktadır. Tüm düşünceleri onu bir tavşan
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202632 okunma
Reklam
Reklam