10/10
·176 syf.··
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:12
Bu kitap beni resmen ikiye böldü, bir yandan büyüledi bir yandan kafamı allak bullak etti, ama yazmadan duramadım. (İncelemem ucundan azıcık spoiler içeriyor, uyarıyorum…) Şunu en baştan söyleyeyim, Vişnenin Cinsiyeti tarif etmesi zor kitaplardan. Ne tam roman, ne masal kitabı, ne de oturup akıcı akıcı okuduğun klasik bir "şey". 17. yüzyıl Londra'sında geçiyor sözde -iç savaş, kralın idamı, veba- ama Winterson bu tarihsel taslağı masal, fantezi ve felsefeyle öyle bir örtüyor ki kitap hiçbir zaman gerçekten 17. yüzyıla "ait" olmuyor. Daha çok zamanın, bedenin ve kimliğin sınırlarında gezen bir hayal gücü güzellemesi çıktı önüme. Kitapta iki ses var, Winterson bunları bilerek birbirinin tam zıttı gibi kurmuş ve sonra o zıtlığı usulca bulandırmış. Köpekli Kadın... işte bu karakter beni fena yaptı. Devasa, çirkin, şiddet dolu, toplumun kıyısına itilmiş bir "canavar". Bir fili sektirebilecek ağırlıkta, dişlerini söktüğü adamları çuvala dolduran, sevgiyi bilen ama nasıl ifade edeceğini bilemeyen bir kadın. Ama dikkat etmemiz gereken şey bence şu, Winterson onu canavar yapıp bir kenara atmıyor, tam tersine onun sesi kitabın en komik, en sahici, en sarsıcı sesi. Bedeni "kadın nasıl olmalı" beklentilerine o kadar uymuyor ki, kadınlığın aslında doğal bir şey değil, dayatılan bir ölçü olduğunu resmen bedeniyle ispatlıyor. Onun grotesk bedeni başlı başına bir başkaldırı bence. Bir de Jordan var, bulup evlat edindiği çocuk. Hayalperest, ufka ve "bulunmayan" şeylere aşık biri. Gerçek yolculuklar da yapıyor ama asıl yolculukları içsel ve hayali. Ve burada Winterson'ın asıl numarası şu: dev bir kadın ve kırılgan, romantik bir erkek. Cinsiyet rollerini öyle bir tersine çeviriyor ki… Başlığın sırrını çözdüğüm an ise kitap bende bambaşka bir yere oturdu. En çok atlanan ama bence en
Vişnenin CinsiyetiJeanette Winterson · Kafka Kitap Yayınları · 20232,197 okunma
Dünyanın Gürültüsünde Ruhunu Korumak İsteyenlerin Baş Ucu Kitabı
9/10
·320 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:48
Matt Haig’in Nevrotik Bir Gezegenden Notlar kitabını az önce bitirdim ve içimde kelimelerle tarif etmesi güç bir hafifleme var. Şunu çok net söyleyebilirim: Kitaba başlamadan önceki ben ile şu anki bitiren ben arasında gerçekten çok büyük bir fark var. Yaşadığımız çağ bizi sürekli daha hızlı olmaya, her şeye yetişmeye ve durmaksızın tüketmeye zorluyor. Bu kaosun içinde zihnimizin hastalanması, kaygılarımızın büyümesi o kadar normal ki... Yazar, tam da bu noktada kendi kırılganlıklarını ve deneyimlerini öyle samimi bir dille paylaşıyor ki, okurken yalnız olmadığınızı derinden hissediyorsunuz. Kitabı okurken elimden kalemi hiç düşürmedim; neredeyse her satırın altını çizmek istedim. Hızlıca okunup bitirilecek bir kurgu değil bu; her bölümünde durup düşünmek, sakinleşmek ve yavaşça sindirmek gerekiyor. İçsel bir disiplin kazanmak, zihni modern dünyanın toksikliğinden arındırmak isteyen herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken tam bir baş ucu kitabı. Kitabı çok beğendim çünkü bize unuttuğumuz en insani şeyi hatırlatıyor: Sadece 'olmak' ve nefes almak, her şeye yetişmeye çalışmaktan çok daha değerli. Gözüm kapalı tavsiyemdir, sakin bir zamanınızda ruhunuza bu iyiliği yapın.
Nevrotik Bir Gezegenden NotlarMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20191,717 okunma
Reklam
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20223 okunma
9/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
SENDEN ÖTÜRÜ// ÖMER FARUK KARAMAN ​Bazen bir kitap kapağını aralarsınız ve kelimeler sadece zihninize değil, doğrudan ruhunuza dokunur... Bugün size tam da böyle, alıştığımız okuma deneyimlerinin çok ötesine geçen, çok özel bir eserle geldim. ​Ömer Faruk Karaman’ın kaleminden dökülen Senden Ötürü, kapağındaki o derin, çatlamış kalbin sızısını her bir sayfasında hissettiren bir şiir kitabı. ​Ama bu kitabı asıl unutulmaz kılan şey, sunduğu inanılmaz interaktif deneyim. Şiir okumayı hepimiz severiz, peki ya o şiirin notalara dökülmüş halini anında dinleyebilmek deseydim? Sayfaların arasında gezinirken karşınıza çıkan QR kodlar sayesinde bu büyü tam anlamıyla gerçeğe dönüşüyor. Bir şiiri okuyorsunuz, kelimelerin hüznü ya da coşkusu tam içinize işlemişken telefonunuzu alıp kodu okutuyorsunuz... Ve saniyeler içinde o satırlar, Spotify veya YouTube Music üzerinden harika bir şarkı olarak kulaklarınıza dolmaya başlıyor. ​Bu sadece bir kitabı okumak değil; onu duymak, hissetmek ve tüm duyularınızla yaşamak demek. Kelimelerin önce kendi iç sesimizle yankılanması, ardından profesyonel bir melodiyle taçlanması okuma hissini bambaşka bir boyuta taşıyor. Ben bazı şiirlerde şarkıyı arka plana açıp satırları müziğin ritmiyle tekrar tekrar okudum; o an hissettiğim yoğun duyguyu tarif etmem gerçekten çok zor. Edebiyatın ve müziğin bu kadar kusursuz, bu kadar iç içe geçtiği bir iş görmek beni inanılmaz heyecanlandırdı. Ayşe Senden Ötürü
Şiir
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025114 okunma
Ekolojik Güzelliğin Kitabı Üzerine..
Puan vermedi·128 syf.·
2026 4. kitabı
Popüler ziraat mühendisi ve ekolojik yaşam uzmanı Şamcı, bu kitabında "temiz temizlenmek" ve "zehirlenmeden güzelleşmek" kavramlarını merkeze almış. sadece bir güzellik kitabı değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı manifestosu olarak düşünebiliriz. Kimyasal kuşatmaya karşı yazılmış, çare doğada, doğaya dönüş rehberi niteliğinde bir eser olmuş. Kitapta evdeki doğal malzemelerle yapılabilecek güzellik ve bakım reçetelerini bulacağınız faydalı bir kitap. Tepeden tırnağa doğal reçete önerileri var ama içinde daha fazla tarif olsaydı daha iyi olurdu… Sıkılmadan bir oturuşta okudum:) Kimyasal sömürüden sıkılan herkes için farkındalıklı okunması gerektiğini düşündüğüm güzel bir kaynaktı bence… Ayrıca çok değerli bir ekolojik yaşam uzmanı, ziraat mühendisi ve yazardı. Onun aramızdan ayrılışı, savunduğu doğal yaşam felsefesini takip edenler için büyük bir kayıp oldu. ‘Yiyemediğin şeyi cildine sürme’ diyerek hayatımıza dokunan güzel insan; doğaya borcunu, ömrünü doğayı anlatarak ödedin. Şimdi emanetin olan o yeşil dünya, kitaplarındaki her bir tarifle bizlere emanet... Erkan Şamcı Ekolojik Güzelliğin Kitabı
Ekoloji
Ekolojik Güzelliğin KitabıErkan Şamcı · Hayykitap · 201513 okunma
Murathan Mungan seçkisi
7/10
·280 syf.·
2026 145. kitabı
Murathan Mungan’ın derlediği Kadınlığın 21 Hikayesi, adı üstünde kadın olmanın çok katmanlı, çelişkili ve bir o kadar da evrensel hallerine odaklanan bir öykü seçkisi. Kitap, kadınların çocukluktan yaşlılığa uzanan hayatları boyunca içinde bulundukları durumları, var olma mücadelelerini ve çoğu zaman bir erkek üzerinden kendini tarif etme zorunluluğunu masaya yatırıyor. Mungan bu seçkide yalnızca derleyen değil, aynı zamanda titiz bir okur ve rehber konumunda; önsözdeki açıklamalarıyla her bir öykünün neden seçildiğine dair ipuçları veriyor, okuru adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın en büyük artısı, hiç kuşkusuz, kadın deneyimini farklı coğrafyalardan ve farklı kalemlerden okuma şansı sunması.Bu kadar farklı bakış açısını, üslubu ve kültürel arka planı tek bir kitapta bulmak gerçekten kıymetli.Bu çeşitlilik, okuru hiç sıkmıyor, tam aksine her yeni öyküde farklı bir dünyanın kapısını aralıyor. Mungan’ın seçkiyi oluştururken gösterdiği özen de takdire şayan... Ancak her seçkide olduğu gibi bu kitabın da tartışmaya açık yanları var. En belirgin sorun, seçkinin ritmindeki iniş çıkışlar; bazı öyküler o kadar güçlü ve çarpıcı ki, ardından gelen daha sakin bir öykü istrer istemez gölgede kalıyor.Kitapta yer alan öykülerin çoğu, kadının erkekle ilişkisi üzerinden tanımlandığı dinamikleri ele alıyor. Bu elbette kadınlık deneyiminin önemli bir parçası, ama tek parçası değil. Kadının kendi başına, erkekten bağımsız varoluşuna, kadın dayanışmasına veya queer kadın deneyimlerine daha fazla alan açılsaydı, seçki daha kapsayıcı olabilirdi. Ayrıca, 21 öykü boyunca belirli bir tematik bütünlük aransa da, bazı öykülerin seçkiye neden dahil edildiği sorgulanabilir; her ne kadar Mungan’ın titizliğine güvensem de, okur olarak arada “Bu öykü burada ne arıyor?” diye düşündüğüm anlar
Kadınlığın 21 HikayesiKolektif · Metis Yayıncılık · 2004352 okunma
Reklam
Reklam