Hani körlerin fili tarif etmesi. Filin kuyruğunu tutan, “Fil eşittir kamçı” demiş. Filin ayağını tutan “Fil eşittir sütun” demiş. Oradan biri kızmış “Siz ne saçmalıyorsunuz, ne diyorsunuz ” demiş “Fil dediğiniz şey, kocaman bir hançerdir, hem de ondan iki tane var. ” Meğer dişini tutmuş. Öbürü, diğerlerine gülmüş “İyi ki ben varım, yoksa lahana yaprağı gibi olduğunu bilemeyeceklerdi” demiş. O da meğer kulaklarını tutmuş.
Dev bir yara..
Esasen dev bir yarayım ben... Ana rahmine düştüğüm an duyumsadım acıyı. Kaburgalarımı saran sezgilerim gitmem gereken yeri tarif edip durdular yıllarca. Ruhumun ortasına çöken gitme arzusuna bir süre sonra mukavemet gösteremedim ve oraya gitme isteğiyle ayağa kalkmaya çalıştı fakat ne zaman yürümeye yeltensem dönüp dolaşıp bu dev yarayı, kendimi, tavaf etmekten öteye geçemedim.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anadolu (kayıp ülke)
Kaybolmuş değildi. Sadece üzerindeki tozların temizlenmesi, kanaviçeyi meydana getiren parçaların tarif ve tasvir edilmesi, birbirine bağlı hatların açılması ve anadolu vatanının tarihi ve kültürel kimliğiyle keşfedilmesi gerekiyordu.
Sayfa 11
Kendimden Özür Dilerim
Hayatta şöyle bir çelişki vardır: Kendi hayatı darmadağın olanlar, başkalarının hayatını düzene sokmaya kalkarlar. Kendileri cesaret edemedikleri şeyleri, sana "risk" diye anlatırlar. Hiç yürümedikleri yolları tehlikeli diye tarif ederler. Başaramadıkları her şeyi, seni küçümseyerek telafi etmeye çalışırlar. Çünkü insan, aynaya bakmaya cesaret edemediğinde başkasının camına taş atar. Kendi düzeni yoktur ama senin düzenini eleştirir. Kendi mutsuzluğunu çözememiştir ama senin mutluluğunu sorgular. Kendi cesaretsizliğini "akıl" diye pazarlar. Şunu unutma: Hayatını kuramamış biri, senin hayatına mimar olamaz. O yüzden anlatma. İspat etmeye çalışma. Onay almaya hiç uğraşma. Bazı insanlar seni eleştirmez; senden rahatsız olur. En çok da şunu hazmedemezler: Sen, onların yapamadığını yapıyorsundur. Konuşsunlar. Sen yoluna bak. Çünkü başarısızlığın en kolay savunması, başkasının başarısını küçümsemektir.
Aşkın bendeki tarifi:
"Aşkı tarif et deseler şunu söylerdim: Yanlış bir yola girdiğimi biliyorum ama hâlâ o yolda yürümeye devam ediyorum. Sen yolu bitirmişsin ben daha yeni yeni hızlanıyorum, coşuyorum. Aşka bir kere geç kaldım, bak hâlâ koşuyorum..."
Sayfa 110·Kitabı okudu
Aşk
Sırtlan sordu: "Günleriniz nasıl geçiyor?" Timsah: "Kötü geçiyor. Bazen acı çekiyor, bazen de üzüntü- den ağlıyorum.” dedi ve devam etti: "Ama diğer canlılar diyor ki bunlar "timsah göz- yaşları" ve bu da beni tarif edilmez şekilde yaralıyor." Sırtlan şöyle dedi: "Acıdan ve üzüntüden bahsediyorsun. Bir de beni düşün. Dünyanın güzelliklerini, harikalarını ve muci- zelerini görüyor ve aldığım bu büyük zevkten dolayı gülüyorum. Ama ormandakiler diyorlar ki: "Bu sırtlan gülümseyişi."
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı