BU GÜNÜN TARİHİ- Bütün Yarınlara
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Selam. ekin ✧ sayesinde başlayabildiğim ve kesinlikle hakkının verilmesine ihtiyacım olan bir kitaplayız bu gün. Bir de Balçın ile okumaya karar verince tüm bu süreç daha büyüleyici bir hâl aldı. All Tomorrows’a başlamadan önce bile beni sarsacağını biliyordum çünkü ben hortlaklardan değil, biyolojiden korkuyorum. Bir canavarın saldırmasından çok, bir gün bambaşka bir şeye dönüşebilecek olmamız fikri beni rahatsız ediyor. İnsan bedeninin ve evrimin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu düşünmek bile ürkütücü geliyor. Bu yüzden kitabın yarattığı korku, klasik bir korku değil; insanın kendi potansiyelinden duyduğu korku. Kitabı okumaya başladığım ilk anda kendimi sanki bir Star Wars evrenindeymiş gibi hissettim; ancak bu kez yaratıkların yalnızca var olduğu değil, biyolojik olarak nasıl işlediğinin de anlatıldığı bir versiyonuydu bu. Genişletilip filme uyarlanabilecek muazzam bir potansiyel taşıyor. Üstelik bütün bunların arkasındaki kişinin henüz genç yaşlarda bu fikri ortaya atmış olması hayranlık uyandırıcı. O tasarımlar, o düşünce biçimi, o ölçekte bir hayal gücü... İnsan ister istemez etkileniyor. Daha da etkileyici olan şey ise yaratıkların yalnızca ilginç görünmesi değil, gerçekten yaşayabilecekmiş hissi vermesi. Çok büyük bir biyoloji bilgisine sahip olduğumu iddia edemem ancak bildiklerim ve sonrasında yaptığım araştırmalar sayesinde yaratık tasarımlarındaki ustalığı görebildim. Gözleri olmayan bir canlıya farklı algı organları verilmesi, ağır uzuvlara sahip bir türün vücut dengesinin düşünülmesi gibi detaylar bile yazarın konuya ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor. Sadece biyoloji de değil; tarih, felsefe, coğrafya ve hatta sosyoloji bilgisi de satır aralarında kendini belli ediyor. Böylesine özgün, cesur ve hayal gücü yüksek bir eserin yaratıcısının Türk
Duygu ve Düşünce
All Tomorrows - Bütün YarınlarC. M. Kösemen · Kara Karga Yayınları · 2026117 okunma
Din, Laiklik ve Tanrı Kavramına Yönelik Eleştirel Bir İnceleme
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:18
Eser, din felsefesi, siyaset felsefesi, hukuk felsefesi ve epistemoloji alanlarının kesişiminde yer alan, laiklik ve ateizm eksenli eleştirel bir dünya görüşünü savunan polemik niteliğinde bir düşünce yazısıdır. Kitabın temel amacı, tektanrılı dinlerin kutsal metinlerinde yer alan bazı hükümlerin modern hukuk, demokrasi, insan hakları ve bilimsel bilgi ile uyumsuz olduğunu ortaya koymak ve bu uyumsuzluğun dinî otoritenin kamusal ve siyasal alandaki meşruiyetini zayıflattığını göstermektir. Yazar, özellikle İslam’ın temel kaynaklarından biri olan Kur’an’da yer alan bazı hukukî düzenlemelerin tarihsel bağlamın ürünü olduğunu, bu nedenle günümüz toplumlarında evrensel ve değişmez normlar olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Hırsızlık, zina, miras ve şahitlik gibi konularda verilen örnekler aracılığıyla, modern hukuk sistemlerinin bireysel haklar, eşitlik ilkesi ve insan onurunu esas alan yapısının kutsal metinlerdeki bazı hükümlerle çeliştiği savunulmaktadır. Metnin ikinci önemli ekseni laiklik ve demokrasi arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Yazar, laikliği yalnızca devlet ile din işlerinin ayrılması şeklinde dar bir çerçevede değil, aynı zamanda demokratik düzenin temel koşullarından biri olarak değerlendirmektedir. Bu bağlamda laiklik; düşünce özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk ve yurttaşların eşitliği gibi modern demokratik değerlerin güvencesi olarak sunulmaktadır. Kitapta, laikliğe karşı olup aynı zamanda demokrasiyi savunduğunu ileri süren yaklaşımların kendi içinde tutarsız olduğu iddia edilmekte ve bu durum siyaset felsefesi ile hukuk felsefesi açısından eleştirilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, siyaset bilimi literatüründe laiklik ile demokrasi arasındaki ilişkinin her zaman aynı şekilde yorumlanmadığıdır. Bazı
Tanrı Var mıdır?Örsan K. Öymen · Destek Yayınları · 2018185 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
​ VAKA DOSYASI NO: 10 | Ruh Koleksiyoncusu
7/10
·300 syf.··
2022 8. kitabı
Suç Mahalli: Tarihin tozlu kokusuyla harmanlanmış Crispin Müzesi'nin karanlık dehlizleri ve otopsi masası. Kurban: 2000 yıllık bir mumya olduğu sanılan, ancak bacağındaki kurşunla modern bir cinayete kurban gittiği anlaşılan "Bayan X". Şüpheliler: Kurbanlarını antik ritüellerle mumyalayan, küçültülmüş insan kafaları (tsantsa) üreten ve onları birer "anıt" gibi saklayan dahi bir Arkeoloji Katili. ​Edebi Dedektif Raporu: Geçmişin hayaletleri bazen kumların altından değil, modern bir adli tıp laboratuvarından çıkıp gelir. Tess Gerritsen bu yedinci dosyada adli tıp bilimi ile arkeolojiyi kusursuz bir düğümle birbirine bağlıyor. Ruh Koleksiyoncusu, yazarın kurgusal zekasının ne kadar esnek ve sınır tanımaz olduğunu kanıtlayan muazzam bir macera. ​Bir cesedi sadece öldürmekle kalmayıp onu zamana meydan okuyacak şekilde mumyalamak, katilin kurbanlarına duyduğu o hastalıklı sahiplenme arzusunu gözler önüne seriyor. Dedektif Jane Rizzoli katilin peşinde sokakları altüst ederken, Maura Isles antik ölüm geleneklerini ve taksonomi detaylarını inceleyerek adeta tarihin içinde bir iz sürücüye dönüşüyor. Arkeolog Josephine Pulcillo'nun karanlık geçmişinin de davanın merkezine oturmasıyla hikaye tam bir kapalı oda bilmecesine evriliyor. ​Karar: Tarih, antropoloji ve saf dehşetin muazzam bir birleşimi. Adli tıp detaylarının bu denli özgün bir konseptle (mumyalama ritüelleri) işlenmesi seriye bambaşka bir soluk getirmiş. ​ ​ Kurbanlarını birer müze eseri gibi saklayan bir seri katil profili... Sizce de serinin en ürkütücü düşmanlarından biri değil mi? Kitabın o tomografi sahnesindeki ters köşesini okurken ne hissettiniz?
Ruh KoleksiyoncusuTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20134,246 okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 132. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 14:30
Bill Bryson, tüm.dünyada uzun süredir çok satanlar listesinden inmeyen Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi'nde, bilimin yanıtlamaya çalıştığı ilginç ve önemli soruların peşinde eşi görülmemiş bir yolculuğa çıkıyor. Öğrenmeye doymayan bu meraklı yazar, Büyük Patlama (Big Bang) anından uygarlığın doğuşuna kadar evrende meydana gelmiş olan her şeyi, yani hiç olduğumuz bir noktadan insan olduğumuz noktaya nasıl geldiğimizi ve o zamandan bu yana neler olup bittiğini ele aldığı kitabında son derece zorlu ve cesaret isteyen bir işe kalkışıyor. Bu amaca ulaşmayı kafasına koyan Bill Bryson, kendini dünyanın yaşayan ve yaşamayan en değerli bilim adamlarının rehberliğine teslim ediyor. Jeoloji, kimya, paleontoloji, astronomi ve parçacık fiziği gibi konuları, öğrenciliğinde fen derslerinden fena halde sıkılan (ya da ödü patlayan), kendisi gibi insanlar için anlaşılabilir kılmanın bir yolunu bulabileceğine inanıyor. Yalnızca ne bildiğimizi değil, bunları nasıl bildiğimizi de öğrenmek istiyor: Bilim adamları yerkürenin ağırlığını nasıl ölçerler? Arzın merkezini, okyanusların dibini, uzayın derinliklerini nasıl gözlemlerler? Evrenin nasıl ve ne zaman oluştuğunu nasıl bilirler? Bir atomun içinde neler olup bittiğini nasıl anlarlar? Temalar ve Eserin Edebi Analizi ___________________________________ 1) Bilimsel Merakın Hikâyesi ____________________________________ Bill Bryson, tüm.dünyada uzun süredir çok satanlar listesinden inmeyen Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi'nde, bilimin yanıtlamaya çalıştığı ilginç ve önemli soruların peşinde eşi görülmemiş bir yolculuğa çıkıyor. Öğrenmeye doymayan bu meraklı yazar, Büyük Patlama (Big Bang) anından uygarlığın doğuşuna kadar evrende meydana gelmiş olan her şeyi, yani hiç olduğumuz bir noktadan insan olduğumuz noktaya nasıl geldiğimizi ve o zamandan bu
Hemen Her Şeyin Kısa TarihiBill Bryson · Boyner Yayınları · 2023223 okunma
Altan Çetin- Tarih Felsefesi
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Tarafımdan oluşturulmuş bu yorumun tüm hakları kitapyurdu.com'a aittir. Bu eser, tarih düşüncesinin uzun gelişim çizgisini hem felsefi hem de metodolojik yönleriyle ele alan kapsamlı bir incelemedir. Tarih felsefesinin yalnızca belirli dönemlerle sınırlı bir tartışma olmadığını; aksine, insanın geçmişi anlama, zamanı yorumlama ve toplumsal değişimi kavrama çabasının ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermektedir. Altan Çetin Hoca antik çağlardan modern zamanlara değin uzanan geniş bir entelektüel haritayı titiz bir kaynak kullanımıyla kurgulayarak, tarihsel düşüncenin dönüşümünü bütünlüklü bir biçimde analiz eder. Çetin, eserin giriş bölümünde tarih fikrinin kadim uygarlıklardaki kökenlerine yoğunlaşır. Mezopotamya ve Mısır gibi erken zamanın kültürlerinde tarihin kutsal zaman anlayışıyla bağlantılı olduğuna dikkat çeker. Tarihin ritüel döngüler ve tanrısal müdahaleler ile açıklanması, insanın geçmişi anlamlandırma biçiminin ilk aşaması olarak sunulur. Ardından Yunan düşüncesine geçilerek tarihin sekülerleşme süreci incelenir. Bu bağlamda Herodotos’un betimleyici ve kültürlerarası karşılaştırmaya dayanan tarihçiliği, Thukydides’in nedensellik, kanıt ve realizm temelli ilerleyen analitik yaklaşımı karşılaştırılır. Çetin, modern tarih biliminin temellerinin Thukydides çizgisinde atıldığına dikkat çeker; böylece Antik Yunan’ın tarih felsefesi yeniden yorumlanır. Musevi geleneğinde tarihin tanrısal iradeye bağlı lineer bir süreç olarak kavranmasını Batı düşüncesinin ilerleme fikrine kaynaklık eden önemli bir unsur olarak değerlendirir. Bu noktada zamanın doğrusal bir akışa yerleştirilmesi ve tarihin teleolojik bir süreç olarak yorumlanması, modern tarih bilincinin dini temellerini anlamak açısından kritik bir rol oynar. Aynı bölümde İslam düşünce dünyasına geçilerek tarih
Tarih
Tarih FelsefesiAltan Çetin · Selenge Yayınları · 20251 okunma
bilincimiz bağımsız ve hep canlı ise?
8/10
·656 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 17:21
film olacak kitapsın vesselam... semboller, bilim, tarih , prag'ın eşsiz yapısı ve büyük bir gizemin iç içe geçtiği hızlı tempolu bir macera.. Robert Langdon, yakın arkadaşı ve zihin bilimi üzerine çalışan bilim insanı Katherine Solomon ile birlikte çok önemli bir çalışmanın eşiğindedir. Katherine, insan bilincinin yapısı ve ölümden sonra bilinçle ilgili iddiaları sarsabilecek bir araştırma yürütmektedir. Elinde, insan zihni ve “bilinç” kavramını kökten değiştirebilecek kadar iddialı bir el yazması vardır. Ancak bu çalışma sadece akademik bir merak konusu değildir; çok daha büyük, güçlü ve gizli organizasyonların ilgisini çekmiştir. Olaylar, Katherine’in ortadan kaybolmasıyla hızla bir gerilime dönüşür. Langdon bir anda hem onu bulmak hem de el yazmasının yanlış ellere geçmesini engellemek zorunda kalır. Bu süreçte Prag’ın tarihi sokakları, gizemli semboller, eski efsaneler ve özellikle “Golem” mitine kadar uzanan izler ortaya çıkar. kitapta ilerledikçe sadece bir kayıp kişi hikâyesi olmaktan çıkar; insan bilincinin gerçekten “ölümsüz” olup olamayacağı, zihnin fiziksel beden dışında varlığını sürdürebilip sürdüremeyeceği gibi çok daha büyük felsefi sorular gündeme gelir. Bir yanda bilimsel gerçekler, diğer yanda kadim inançlar ve mitler çatışır. kitap her zamanki gibi akıcı ve heyecanı yüksekti. umarım yakın zamanda filmini de izleyebiliriz. kitapla prag'a olan merakım daha da arttı.
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,048 okunma