Okumayı Öğrenmek Hayatın Başıdır
Anlamak Devamıdır Kabul Etmek Yoludur
Yaşamak Hayatın ta Kendisidir
Hayatının 80 Yılını Bu işeversen
Yinede Memnun Olduğunu Söylemezsin
Aşka Ac
Sis boruları ötmeğe başladı yavrular
Şimdi oradalar - Aşk delice kımıldamalı yatağından
Sen bir yıldız kaymasıyla yatağından
Üstüne alevleri alarak
Kemikli bir aşk gencinin kollarından tutarak
Sen kanın damarlara tutunamadığı anlardan
Beni karnınla
Bir göz boğuşmasına daha kandırarak
Bul içe kapanık hayvanlarımı yalvarmalarınla
Üzülmüş
Belki dünya ile horlanmışım
Ansızın çık oradan görün orada
Bu siyah basmış kara akar deme -
Başka olmalı gövdemi denetleyişin
aşka hazır olan
... LARDAN. OKADIN'lardan
Halk aşksızsa sokaklar
banka dükkânlarıyla doludur
Ellerimi kâlb olmayan sularla
ıslamaya alışır o kızlar
- işte artık kaçmak - işte durmadan karşımızdayken bile -
- ılık ev girintileri
gizlesin daha köprüler
karanlık bedenleri
Her şey onlara göre - yamandırlar
HAYATI BÖYLE YAŞAMAK GEREK
Sokağı süpürürken yavaş, fakat belli bir tempoyla çalışırdı.
Her adımda bir nefes alır, her nefeste bir süpürge sallardı. Bir
adım, bir nefes, bir süpürge... Böyle sürerdi. Arada bir durur,
önüne bakarak düşünürdü. Sonra gene, adım-nefes-süpürge...
Böylece, önünde kirli, arkasında tertemiz bir yolda ilerlerken aklına
binbir türlü fikir takılırdı. Fakat bunlar, rüyadaki renkler gibi,
anlatılması güç özel kokular gibi, şekilsiz, sözsüz fikirlerdi.
İşi bittikten sonra Momo'yla otururlarken düşüncelerini ona
aktarırdı. Momo kendine özgü dinleyişi ile onu dinlerken Beppo'nun
dili çözülür ve sözcükleri yerli yerine otururdu:
"Bak Momo" derdi, "Ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüme
upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki, insan bunun sonu gelmez
sanıyor."
Beppo bu. Bu kadarcık laftan sonra bile önüne bakarak bir
süre susar, sonra devam ederdi:
"O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çabuk...
Her seferinde önüne baktığında yol kısalır gibi olmuyor. Daha
hızlı, daha gayretli, daha korkulu çalışıyorsun; sonunda nefesin
kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde önünde upuzun duruyor.
İnsan böyle yapmalı."
Susup, biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını:
"Caddeyi bütünüyle görüp düşünmemeli. Hep bir sonraki
adımı, bir sonraki nefesi ve bir sonraki süpürgeyi... Ve hep bir
sonra geleceği... O zaman zevkli olur. Önemli olan işini iyi
yapmaktır. Ve öyle yapmak gerekir."