Yıldızlar iniyordu üzerime.
Boyun büktüm. Rabbimle başbaşaydım. Her şey görüntüden çıkmıştı. Bir O vardı.
Bunun için mi çekmişti güneşi de aradan?
Herkes yok olsun, madde kayıp olsun diye mi? Yoksa her gece Rabbimiz madde ile bağlantımızı kesip, gün boyu gördüğümüz maddeyi aradan çekip; “Beni görün!” mü diyordu? “Sebeplere gün boyu takıldığınız yeter mi?” diyordu. Yoksa “Geceyi size örtü yaptık” derken madde karanlıklarından bizi azât ettiğini mi söylüyordu? Geceyi, maddeyi gören gözümüze bir örtü mü yapıyordu?
Kara gözlerimi karanlığa dikerek düşündüm.
Gece Rab ile vuslata erme anıydı.
Rab geceyi kendisi için kılmıştı. Gündüz kesret, gece vahdetti aşk ehli için. Geceyle daha net hissettim tüm yoklarımı. Yokluğun sıfır noktasında bildim varlığı.