Okuru Geri Zekalı Yerine Koyan Bir Kitap...
2/10
·764 syf.··
2026 6. kitabı
2026 incelemelerimi hep Wattpad kitapları üzerinden yapıyorum farkındayım, ama içimi dökmeyeceksem bu platform niye var ki? Yine bir Aslı Arslan evrenindeyiz ve sürpriz: Kimsenin psikolojisi yerinde değil, herkes bir dramın içinde boğuluyor ve tabii ki her yer "leke" dolu. Ben bu kadının karakterlerine neden sürekli travmalar yüklediğini anlamıyorum. Yani kardeşim anladık distopik bir yazarsın, bunda sorun yok. Ama iç monologlarda sürekli olarak karakterlerin travmalarının bize info dumping eşliğinde verilmesi beni çok boğdu. Bir karakteri acılı veya psikolojisi bozuk yazmak için paragraflarca travma yazmaya gerek yok. Biraz psikoloji araştırması yapsan, bir-iki tane bu tarz travmanın koca bir buzdağı yaratabileceğini zaten öğrenirdin. Distopya mı, Wattpad Romantizmi mi? Kitabımız 2027 Türkiye'sinde geçiyor ve bu evrende Türkiye, Krallık adı verilen bir hükümet tarafından yönetiliyor. Yönetim o kadar baskıcı ki; kitap okuduğu için idama çarptırılanlar mı dersiniz, dinlediği müzik yüzünden vatan haini ilan edilen mi... Eftalya isimli ana karakterimiz ise böyle bir sistemde krallık yanlısı avukatlardan biri. Hoş, bu sistemde niye avukat var diyen bir kişi bile çıkmamış, ona şaşırdım. Aslında adam akıllı işlense harika bir distopya olabilirmiş. Böyle bir evren yazıyorsan eğer ana odak, karakterlerinden ziyade bu sistemin işleyişi ve çöküşü olmalıydı sevgili Aslı Arslan. Ama sen bunun yerine okurlarını aptal yerine koyarak Tugay ve Eftalya aşkını ön planda tutmuşsun. (Not: Eftalya ismi Wattpad camiasında okuduğum en güzel isimdi, tek olumlu yorumum bu.) Mantığın İflas Ettiği O 6 Nokta: Teknoloji Nerede? Eftalya yıllar önce bir ödül töreninde, babasına idam kararı veren hakimi tuvalette öldürüyor ve bir Allah’ın kulu da bunu Eftalya'nın yaptığını fark etmiyor. 2027
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
10/10
·109 syf.··
2026 5. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 11:25
The tales of Beedle the Bard was mainly written for the Harry Potter series.The book was inherited from Professor Dumbledore to Hermione Granger in the course of the story. Later, Jk Rowling decided to write the book apartly. Therefore, we have a chance to read it rather than just being a mentioned book.The story "The Tale of The Three Brothers" is placed in the movie and the main book. But in this book , there have been four other stories except for it. *The Wizard and the Hopping Pot *The Fountain of Fair Fortune *The Warlock's Hairy Heart *Babbitty Rabbitty and her Cackling Stump In the book , also Albus Dumbledore's notes are given after the stories.The notes answer the questions in our minds such as "Where does the story come from?" , "What is the subtexts in the story?" or "What do people think about this story in Wizard world?" and goes on.In my opinion, the note parts have been like a milestone of the stories. They have enriched all of them. What the most influential thing is that in muggles' fairy tales, good people are good because they are powerless while evil ones always have power. When we think of the Snow White and her evil stepmother, it could be more clear.But this is not the main point.On the other hand, in Wizard fairy tales, a person who has power in his/her hands can use that power in a good way or a good person doesn't have to be powerless.Starting from this point of view, even if you have the power,the important thing is to use it for good. Lastly, thanks to the book I have decided to add.more fairy tales in my reading adventure. Because they reflect not only the story itself but also the culture they belong to. We can see sometimes the other side of the world, sometimes the Wizard world...
The Tales of Beedle the BardJ. K. Rowling · Bloomsbury · 20085,6bin okunma
Reklam
The story of a woman,who lost her memory due to Alzheimer's
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2025 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 13:27
A debut novel about an accomplished woman who slowly loses her thoughts and memories to early-onset Alzheimer's disease. Genova's work with Alzheimer's patients has given her a deep understanding of the disorder and its impact not only on the afflicted, but on their friends and family as well. She does a remarkable job of sharing that perspective with her readers. Most of us have a sketchy familiarity with Alzheimer's and its primary symptom: a gradual loss of memory. Genova moves her readers beyond their superficial knowledge to a more profound grasp of the illness, illuminating consequences of it that most haven't considered (for example, the eventual loss of the ability to read a novel, as Alzheimer's patients lose the capacity to keep track of a plot line). The novel follows Alice Howland's life from her first suspicions of the illness through its conclusive diagnoses to how Alice and her family learn to cope as her condition worsens. Although the story's progression is somewhat predictable, the scenes Genova relates are generally unexpected. Like Alice, the reader never knows when the disease will impact a situation or simply lie dormant in the background. When Alice does exhibit symptoms, they seem to come when she, and the reader, least expect them. Genova also explores the difficult decisions faced by Alzheimer's patients and their families. She delves into such subjects as treatment options, care facilities, coping mechanisms, genetic implications, and even suicide. The text occasionally gets a bit wordy and artificial during some of these discussions, but for the most part they add to the sense of realism the novel projects. The book does lack a certain emotional depth. The narrator reports Alice's actions, but doesn't explore her feelings to any great
Nörobilim
Still AliceLisa Genova · Simon & Schuster Australia · 20091 okunma
Sdd
Puan vermedi·624 syf.··
2025 21. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 00:00
Yazarın okuduğum sanırım yedinci romanı. En beğenileni olduğunu bildiğim için hemen okumak istemedim. Beklentimi çok yükseltmiştim ve buna fazlasıyla değdi. Okurken acaba benim Tully’im kim diye düşünürken buldum kendimi.. Daha çok Kate’e benziyorum. Tully’e benzeyen yanlarım var elbette ama kuralcılığım, ani bir şey yapamamam, her şeyi mükemmel yapmak istemem, hep bir şeylere koşturmam, herkesin derdine koşup kendimi ihmal etmem hep Kate.. Oldukça hassas olduğum bir dönemde olmamın da etkisiyle on kat kendimi bağdaştırdım ve Kate’in doktora gitmesiyle beraber ağlayarak bitirdim. Böyle bir dostumun olmasını çok isterdim. Çünkü “kız arkadaşlar birbirine iyi gelmez, birbirlerini hayatta tutarlar” Öyle mükemmel bi dostlukları var ki.. Ne olursa olsun hep bir araya geliyorlar. Yazı dili o kadar günlük, fazlasıyla içine çekiyor sizi. Yaşananlara karakterlerden daha çok tepki verdiğinize şahit oluyorsunuz. En bayıldığım şeyse birbirlerini kendilerinden bile daha iyi tanımaları.. Sonunda eşinin, çocuklarının, ebeveynlerinin vedalaşmasını görmek isterdim. Dostluk üzerine olduğu için sadece Tully’nin vedasına şahit oluyoruz.. “Orada, sokağın ortasında durup kendi başına dans etmeye başladı”
Ateşböceği YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20169,6bin okunma
7/10
·238 syf.··
2024 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2024 17:03
İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası romanı, 17. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'nda geçen fantastik ve tarihsel bir hikâyedir. Roman, gerçek ve hayal dünyasının sınırlarını bulanıklaştırarak okuyucuyu büyülü bir maceraya davet eder. Hikâyenin merkezinde, sırlarla dolu bir atlasın peşine düşen Ünlü Balıkçı Efrasiyab ve torunu Uzun İhsan Efendi vardır. Uzun İhsan Efendi, bir yandan atlasın gizemlerini çözmeye çalışırken bir yandan da kendini ve varoluşu sorgular. Roman boyunca felsefi temalar, büyülü olaylar ve tarihle harmanlanmış bir dünya, zengin bir anlatımla sunulur. Kitap, okuru rüya ile gerçeklik, kader ile özgür irade arasında dolaştırırken, hayatın anlamına dair derin bir sorgulama yapar. İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası, Türk edebiyatında özgün bir yere sahiptir. Roman, postmodern anlatı teknikleri, büyülü gerçekçilik ve tarihsel öğelerin başarılı bir şekilde harmanlanmasıyla dikkat çeker. Metin, Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel ve toplumsal yapısını ayrıntılı bir şekilde resmederken, tarihsel gerçekliği felsefi ve fantastik bir çerçevede yeniden inşa eder. Romanın en dikkat çekici yanlarından biri, Anar'ın dil üzerindeki ustalığıdır. Eski Osmanlıca kelimeler ve ağır betimlemelerle oluşturulan anlatım, okuyucuyu geçmiş bir döneme taşımanın ötesinde, metnin atmosferini derinleştirir. Aynı zamanda, karakterler arasındaki diyaloglar ve anlatıcının yer yer ironiye kayan üslubu, metne mizahi bir boyut katar. Eleştirmenler, Puslu Kıtalar Atlası’nı sıkça Borges ve Umberto Eco gibi yazarlarla karşılaştırır. Anar, bu yazarların metinlerinde görülen metafizik sorgulamaları ve labirentimsi yapıları, Osmanlı bağlamında yeniden yorumlar. Eserdeki atlas, bilgiye ulaşma ve anlam arayışının sembolü olarak öne çıkar. Ayrıca, Uzun İhsan Efendi'nin karakteri
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
10/10
·584 syf.··
2024 31. kitabı
Yaşıl Mil... Filmi də çəkilmiş əsər. Mən, əsasən, əgər bir kitabın Filmi varsa, mütləq birinci kitabını oxumağı tərcih edirəm. Bu əsər də onlardan biri oldu. Əsər o qədər duyğu yükü olan bir əsərdir ki, oxuduqca beynim və qəlbim arasında ərafda qalmışdım sanki. Ən əzəli qatillərin edam olduğu yer– Yaşıl Mil. Kitabda diqqətimi çəkən 3 fərqli hal oldu. 1. Cinayət törədib ,lakin əməlindən peşman olub bir siçana belə zərər verə bilməyəcək həddə gələn Delakrua, 2. Cinayəti törədib , lakin peşman belə olmayıb ,əksinə, daha da vəhşiləşən Vorton, və 3. Heç bir günahı olmayıb "Cinayətkar" adlandırılan Con Koffi . Və bu 3. İnsanı birləşdirən tək tale – Qoca Qığılcımda edam. Sadəcə düşünürəm , bu ədalətli oldumu? Xeyr. Və ən pisi isə , Con Koffinin sadəcə Zənci olduğu üçün onunla bağlı olan " Cinayətin" yenidən araşdırılmaması " Bir zənci azaldı , nə fərq edər " düşüncəsində olan hüquq‐mühafizə işçilərinin olması idi. Con Koffinin edama gedərkən söylədikləri isə məni tamamən param-parça etdi. Bu böyüklükdə dünyada tənha qalmaq, bütün ağrı-acılara tək başına dözməyə çalışmaq... Əslində isə edam bir növ bu zalım dünyadan qurtuluş oldu onun üçün. Son edam səhnəsi isə ən ağır olanı idi. Pol Echomun, Dinin, Brutalın, Harrinin ən az Koffi qədər əzab çəkməsi, lakin əllərindən heç nə gəlməməsi... Əsər haqqında daha çox danışmaq olar, lakin ,sadəcə, bunu deyirəm , əsər çox mükəmməl əsərdir. Hər kəsə oxumağı tövsiyə edirəm.
Yaşıl MilStephen King · Qanun Nəşriyyatı · 09,3bin okunma
Reklam
Reklam