10/10
·321 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:21
ÇOK TATLI BİR KİTAP!!! Okurken içiniz sıcacık oluyor, ister istemez bir gülümseme oluşuyor. Çok beğendim. Dili de akıcı, okuması çok kolay. Hatta kitaba bir başliyorsunuz bitirmeden bırakamıyorsunuz. Filmi de aynı şekilde çok güzeldi. Kız kardeşlerin her biri zaten ayrı ayrı tatlı. Hele Jo'nun o başına buyrukluğu... Arada tartışsalar da hep birbirlerinin arkalarında olmaları ve birbirlerine bu kadar bağlı olmalarını okumak çok güzeldi. 2026'nın en sevdiğim kitaplarından biri olacak.
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,6bin okunma
#belitokuyor
5/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:21
Merhaba, Her ne kadar ben son yüz sayfasını okumaya başladıktan iki ay sonra bitirmiş olsam da gerçekten akıcı bir kitaptı. Son kısmı bu kadar bekletmem tamamen şahsi sebeplerimden kaynaklanıyordu. Gelelim kitabın konusuna. Bilindik bir patron-sekreter teması işlenmişti. Tali karakterini ne kadar sevdiysem Hayes karakterini o kadar sevmedim. Tali çok tatlı bir karakterdi. Onun iç dünyasını okumak oldukça keyifliydi. Özellikle ailesiyle yaşadığı çatışmaları, omzuna yüklenen sorumlulukları ve bunlara verdiği mücadeleyi okumaktan keyif aldım. Fakat Hayes o kadar sinir bozucu bir karakterdi ki... Öyle birini tanıdığımı ya da yanında çalıştığımı hayal dâhi edemiyorum. Bunun sebebinin de yazarın karakteri oldukça tutarsız yazması olduğunu düşünüyorum. Önce onu tam bir playboy gibi tanıtıyor, sonra ise aslında öyle biri olmadığı, aksine şeker mi şeker biri olduğu ortaya çıkıyor. Yersen tabii. Neyse... Bu kitap hakkında diyeceklerim şimdilik bu kadar. Bu kitaba puanım 5/10.
Şeytanla AnlaşmaElizabeth O'Roark · Martı Yayınları · 2024529 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·248 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:35
Şermin Yaşar’la tanıştığım ilk eser Altı Harfli Bir Tatlı oldu ve yazarın kalemini gerçekten çok sevdim. Kitabın dili oldukça sade ve akıcı olduğu için okurken hiç zorlanmadım. İlk sayfalarda olaylar biraz yavaş ilerlese de ilerledikçe karakterlerin hikâyeleri birbirine bağlanıyor ve kitap çok daha etkileyici bir hâl alıyor. En çok, karakterlerin duygularının gerçekçi bir şekilde aktarılmasını beğendim. aile, çocukluk, sevgi ve geçmişin insan üzerindeki etkisini düşündüren, yer yer hüzünlendiren ama sıcacık hissettiren bir roman. Ben keyifle okudum ve Şermin Yaşar’ın diğer kitaplarını da okumak isteyen biri olarak bitirdim. Altı Harfli Bir Tatlı
Edebiyat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
10/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:57
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı. *Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :) Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı kaz dağlarında... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur.*
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
GECE KÜTÜPHANESİNDE AKŞAM YEMEĞİ
8/10
·288 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:06
Selammm, çok ama çok tatlı bir kitapla geldim Bu hafta sürekli ağlamalı kitap okuduktan sonra bu tatlış kafamı dağıtmam için iyi geldi konusu bence çok farklı; Yalnızca geceleri kapılarını açan sıra dışı bir kütüphane düşünün … Burada rafları dolduran kitaplar, artık hayatta olmayan yazarlara ait. Kuralları ise oldukça katı; içeriye kitap getirilmiyor, dışarıya da hiçbir kitap çıkarılamıyor. Bu gizemli kütüphanede işe başlayan genç bir kadın, zamanla hem çalışanların hem de mekânın alışılmadık düzenine tanık oluyor. Üstelik her akşam hazırlanan yemekler, kitap sayfalarından çıkıp masalara geliyormuş hissi yaratıyor. Kütüphanenin görünmeyen sahibi, cevap bekleyen sorular ve sakin ilerleyen hikâyesiyle kitap; okura huzurlu ama merak duygusunu canlı tutan bir atmosfer sunuyor. Bitirdiğimde en çok aklımda kalan şey ise bu büyülü kütüphanenin hissiydi , içimden sürekli dedim ya gerçek olsaydı Hem akıcı ve farklı bir konu arayanlara hem de kafa dağıtmak isteyenler favorilerine ekleyebilir ayrıca tarifleri evde deneyebilirsiniz :)
Gece Kütüphanesi'nde Akşam YemeğiHika Harada · Tokyo Manga Yayınları · 202683 okunma
7/10
·253 syf.··
2026 67. kitabı
İpek Ongun’un Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisi, çoğumuzun hayatında sadece bir kitap serisi değil, aynı zamanda büyürken elimizden tutan sessiz bir dost gibiydi. Yıllar sonra bile dönüp baktığımda Serra’nın o tanıdık, içten sesi sayfaların arasından sıyrılıp odaya doluyor sanki. Bu kitabın beni en çok yakalayan, kalbime dokunan tarafı büyük ve iddialı edebi cümlelerin arkasına saklanmaması; aksine hayatın tam kalbinden, o en kırılgan ve samimi yerinden konuşması. Serra’nın günlüğünü okurken aslında kendi gençliğimize, o tatlı kafa karışıklıklarımıza, gizli hüzünlerimize ve ilk heyecanlarımıza doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Arkadaşlıkların o kusursuz sandığımız ama bazen fırtınalı dönemeçleri, aileyle yaşanan o kaçınılmaz çatışmalar ve hepsinin ötesinde "Ben kimim?" sorusuna yanıt arama çabası... Hepsi o kadar bizden, o kadar gerçek ki. İpek Ongun, genç olmanın getirdiği o yoğun duygusal dalgalanmaları hiçbir yapaylığa kaçmadan, adeta bir abla şefkatiyle aktarmayı başarmış. ​Serra kusursuz bir kahraman değil; hata yapıyor, bazen bencilce davranıyor, kırılıyor ve kırıyor. Ama en güzeli de, tüm bu hataların içinde düşe kalka, öğrenerek büyüyor. İşte bu kusurlu ve insani yön, onu kâğıt üzerinde bir karakter olmaktan çıkarıp yanı başımızda oturan canlı bir dosta dönüştürüyor. Dostluğun ve dayanışmanın naif bir şekilde işlenişi benim en çok hoşuma giden kısmı oldu. Sadece yüzeysel bir gençlik hikayesi izlemiyoruz; sorumluluk almayı, empati kurmayı ve en önemlisi de kendimize karşı dürüst olmayı Serra ile birlikte yeniden hatırlıyoruz. Kitabın sayfalarını tek tek çevirirken karakterlerin sevinçleriyle nefes alan, kalbi atan gerçek bir yaşam öyküsü seziyorsunuz.Bence bu kitabın büyüsü, arkasında mekanik bir kurgu veya formül hissettirmemesinde saklı. Büyüme
1000Kitap
Bir Genç Kızın Gizli Defteriİpek Ongun · Epsilon Yayınevi · 200420,5bin okunma