Benim de tek ihtiyacım bu.
Şanssızlığınıza bu kadar inandırmayın kendinizi. Bence siz artık' şanslı birisiniz... Hayatınızda bazı önemli şanssızlıklar olmuş. Bunu kabul ediyorum ama bu, bütün hayatınızın böyle devam edeceği anlamına gelmez. Herkesin bir haddi var, siz bence şanssızlık haddinizi doldurmuşsunuz. Lütfen yaşantınızın bundan sonrasının güzel geçeceğine inandırın kendinizi. Birtakım talihsizlikler yine sizi bulabilir ama güzellikler, iyilikler de bulacak. Şanslı günlere hoş geldiniz" dedi. Buna inandım. İnanmak istedim. Belki de tek ihtiyacım buydu.
Sayfa 172·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Dut ağacındaki aşkın büyüsü, aşk ağrılı bir süreç
Hayat Ağaçları olan dut çalılarının yapraklarının altında gerçekleşir. Başlangıçta bu renge parlak bir şekilde boyanmıştır. Pyramus ve Thisbe, aşk bahçesinde­ ki ağaçların meyveleri gibi, önceleri tatlı olan ama sonra onlara acı gelen aşkta çok acılar yaşadılar. Bu heykel bir kiliseyi süslediği için karşı karşıya gelmemeleri aşklarının sapkın olduğunun görsel bir id­ diası olabilir. Burada hem Tanrı'nın her şeyi gören bakışını hem de aşk heyecanı için çok önemli olan sırrı çağrıştırıyor.
Sayfa 124
Kitap Alıntısı
Reklam
"Eskiden çocuklar ne yapardı dersin? Nasıl eğlenir, vakit geçirirlerdi sence, Korkunç canavar keşfedilmeden önce?" Unuttunuz mu yoksa bilmiyor musunuz? Öyleyse avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz: ÇOCUKLAR DURMADAN KİTAP OKURLARDI! BİRİNİ BİTİRİR, ÖBÜRÜNE BAŞLARLARDI! Hayatın ayrılmaz bir parçasıydı kitaplar! Çocuklarına kitap okurdu analar babalar! Her çocuğun başucunda bir kitap dururdu! Odası baştan başa kitaplarla doluydu! Akıllara durgunluk veren masallar, Korkunç canavarlar, zalim padişahlar, Tahta bacaklı korsanlar, kırk haramiler, Cinler, periler, bir de çizmeli kediler, Beyaz atlı prensler, pamuk prensesler, Kötü yürekli vezirler, yedi cüceler, Hırlısı hırsızı, yamyamı, yarım akıllısı, Gezer gece yarısı balkabağından arabası. Bu akşam binbir gece masalları mı istersiniz, Yok ben Define Adası okuyayım mı dersininiz? Andersen'den Masallar mı, Üç Silahşörler mi, Güliver'in Seyahatleri mi, Küçük Prens mi? Biraz daha yakına gelelim mi acaba, Tenten, Asteriks, Red Kit mi yoksa? Gördünüz mü, neler neler okumuşlar, Televizyondan önce kızlar, oğlanlar! O yüzden yalvarırız hepinize, lütfen, Eve gidince atın televizyonu pencereden! Evde televizyondan boşalan yere Güzel bir kitaplık kurun bir an önce.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Boğazı düğümlenmek derler ya hani... İnsan anlatamadıkça bir düğüm atılır boğazına. Ve o düğümler birikir, artık çözülemez hale gelir... Bunu ben çok iyi biliyorum.
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Şimdi yine yoklar ama bu yokluk, gerçek bir yokluk değil. Varken nasıl yok olabilir insan? Ben o yokluğa düşman oldum. Bir karabasan gibi çöktü üstüme. Öyle ağır ki...
Sayfa 132·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
"Ben dobrayım, neysem oyum" derdi. Neysen o olmak bu değil, dobra olmak bu değil. Bu, kötü olmak. Bu, kalp kırmak. Anlatamadım, anlatamam.
Sayfa 126·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Reklam