Bir günahından usanmış şeytan gibi sarkık yüzünü; Her sarsıntıda, kanın ciğerlerindeki köpükten Gargara yapıp boğazına doluşunu duysaydın, Kanser gibi iğrenç, masum dillerdeki Amansız yaraların acısı kadar acı,— O zaman, dostum, çocuklara şu eski yalanı Coşkuyla anlatmazdın: Dulce et decorum est pro patria mori. ("Dulce et decorum est pro patria mori"), "Vatan için ölmek tatlı ve onurludur" anlamına gelir.
Alıntı
Duyabilseydin her sarsılışında masumlardan akan kanı O zaman dostum, zevkle tekrarlamazdın Bugüne kadar söylenmiş o eski yalanı: Dulce et decorum est, pro patria mori; "Tatlı ve yerindedir, vatanın için ölmek." Wilfred Edward Salter Owen (1893-1918)
Reklam
#imuzik
youtube.com/watch?v=tq8c5n0... Sen olduğunda, zaman kalır Cuando estás, el tiempo queda Ve ışıklar ötesinde parlıyor Y las luces brillan mas allá Bin öpücüğün tadı El sabor de mil besos Bu hala beni güldürüyor ve konuşuyor Que aun me hacen reír y hablar Başka bir şey yok, hiçbir şey kalmadı Nada más, nada queda Sadece barda gülüşün Solamente tu risa en el bar Aralıksız gerçekleşen kartpostallar Postales, que se suceden sin cesar Senin aroman, tatlı melodi Tu aroma, dulce melodía Hala yeri var Aun tiene un lugar Her şeyin olduğu hafızadan Del recuerdo que es donde todo
Müzik
Latince Deyimler Devam
- de profundis clamavi ad te domine: derinliklerden sana seslendim, tanrım. - deus ex machina: sistem dışı müdahale, sistem dışı tanrı. - dulce et decorum est pro patria mori: vatan uğrunda can vermek tatlı ve şerefli bir şeydir. - ex nihilo nihil fit: hiçlikten hiçlik doğar. - fortuna favet fortibus: talih cesurdan yanadır. - homo homini lupus: insan insanın kurdudur. - in memoriam: anısına. - magnum opus: şaheser, baş eser. - memento mori: ölümü hatırla. - nec tecum possum vivere nec sine te: ne seninle oluyor, ne sensiz.
If in some smothering dreams you too could pace Behind the wagon that we flung him in, And watch the white eyes writhing in his face, His hanging face, like a devil’s sick of sin; If you could hear, at every jolt, the blood Come gargling from the froth-corrupted lungs, Obscene as cancer, bitter as the cud Of vile, incurable sores on innocent tongues,– My friend, you would not tell with such high zest To children ardent for some desperate glory, The old Lie: Dulce et decorum est Pro patria mori. Bazı duman-altı rüyalarda, yürüyebilseydiniz siz de Onu içine fırlattığımız vagonun arkasından, Ve izleyebilseydiniz debelenen beyaz gözlerini yüzünde, Sarkmış suratını, sanki bıkmış bir şeytan günahlardan; Duyabilseydiniz, her sarsılışında, oluk oluk gelen kanı Köpükle tahrip edilmiş ciğerlerinden, Kanser gibi müstehcen, gevişi kadar acı Masum dillerdeki hakir, dermansız yaraların, Dostum, bunca keyifle söyleyemezdiniz, Umutsuz bir zafere heves eden çocuklara O eski yalanı: “Tatlı ve Şereflidir Ölmek Vatanın İçin.” (Dulce et Decorum est Pro Patria Mori) Şair: Wilfred Owen Orijinal İsim: Dulce et Decorum est Çeviri: herkesinhikayesi
Şiir
Ölümden sonra; Doğumdan Önce
Efenim si dulce vivere est, cui potest esse vixisse? At qu anto facilius certiusque sibi quemque credere, specimen secu ritas antegenitali sumere experimento! Yaşamak tatlı ise, kim tatlı bulabilir yaşamış olmayı? Oysa, insanın yalnızca kendine güvenmesi ve zihin dinginliğini doğum öncesi deneyimi örneği üzerine kurması, ne kadar daha kolay ve güvenli! Gaius Plinius Secundus (7. Kitap, 190. Bölüm)
Reklam