Maison de Victor Hugo || Victor Hugo Evi-Müzesi
♥️🫠 Bir açıklama çok uzun sürer, bir teşekkür çok yetersiz kalırdı. Mutluluğun bu tatlı sersemliğinde suskun kalıyordu. 🫠♥️ Victor Hugo Ocak 2024 de Notre Dame'ın Kamburu kitabını okuyup bu #263132508 incelemeyi yazınca "Hayallere ekledim bakalım, nasip" demiştim, Rabbim nasip etti çok şükür🙏🏻🩵. Kendimle ilgili en sevdiğim durumlardan biri kendime verdiğim sözleri tutmak için gayret göstermek.. Rabbim herkesin gönlünde olanı hakkında hayırlı eylesin inşaallah her daim. Bu da bana motive olarak arşivimde dursun..🤗💐
Seyahat
Masumiyet Müzesi Bazen anılarımız bizi yanıltır. Onlara hayallerimizi, tatlı düşlerimizi, yaşamak istediklerimizi ekleriz. Sonra bütünleştirir, öyle görmeye başlarız o kişileri, o eşyaları. Böyle bir yanılsama mı yaşadın? Evet… belki de bunu yaşadın sen. Büyüdü… Füsun büyüdü, eşyalar büyüdü, anların bile büyüdü. Hayallerinle birlikte içinden çıkılmaz bir hâle geldi. Bu yaşadığın en mutlu anları, sonsuz bir mutlulukla bitirmek ne kadar tanıdık bir istek olurdu, öyle değil mi? Ama hayır. Her zirveye tırmandığımız gibi, her zirvenin bir inişi de vardı. En mutlu anın en büyük yıkımını da görecektin. En sevdiğin kişinin artık sadece gerçeğiyle değil, hayalleriyle yaşayacak olmanın acısıyla karşı karşıyaydın. Füsun artık yoktu. Onunla ilgili bir gelecek değil, sadece geçmişten kalan anılar vardı artık. Onu yalnızca hatırlayabilirdin.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kaz dağları ve Anadolu efsaneleri Temel ilkem, herhangi bir kitabı, herhangi bir anda, istediğim için, istek duyduğum için okumak. İstek duymadığım bir kitap, karşımda duruyor ise beni rahatsız bile edebilir. Bilge Karasu O sabah günlerden cumaydı elime Atlas dergiyi almış karıştırıp sayfaları kırıştırır iken şunu düşünüyordum her okuduğum kitabı tefekkür etmeli her yazar bana hayal etme gücü kazandırmalıydı bir şey yazamasamda noktalama imlâ bilmesemde kağıda bir harf koyma becerisine sahibim diye düşündüm bizi hayatta başarıya götüren en büyük güç başarılı olma isteği değil ben bu işi seviyorum zevk alıyorum o halde yolculuk başlasın amacım Anadolu efsanelerini yazmak coğrafyayı tanıtmaktır kusur bize aittir affola yazar Malorie Blackman şöyle diyor : "Okumak bir empati alıştırmasıdır; bir süreliğine başka birinin yerine geçme egzersizi". Yani okuduğunuz zaman fantastik bir dünyada gibisinizdir bir bilimkurgu filminde gibi astral seyahat, Kuantum fiziği ancak burada bölünen atomlar değil sizsinizdir.Her bir parçanız bölünür farklı bir yere seyahat eder o zaman kitaplar yaşanılanların tanıklarıdır bir kitaplar yaşanılanlara tanık olmanızı sağlar.Her kitap ayrı bir dünyadır Biz okuyucular ise o yazılan dünyanın misafirleriyiz.Ve ben şimdi Kazdağlarına misafir olacam acemi halimle sizlere Hasan Boğuldu şelalesi,Sarı Kız ve Troianın tanrılarını Anadolu efsanelerini anlatacağım Allah izin verirse inşAllah Kaz dağlarının tarihi antik çağlara kadar uzanır antik dönemde bu bölgeye insanlar Bin bir pınarlı ida diye anılırdı çiçekleri endemik bitkileri ile gözlere ve gönüllere hitap eden bu dağ içi şair Mehmet Bayalan şöyle der: "Bozulmasın hiç bağları.Zeytinlin çamın kokusu, Köküne kurdular pusu Bağlara pusu kuranın,Dilerim gülmesin yüzü." Türk insanı ise dağa olan
Edebiyat
Dağlarda ateş yanıyor, dağlarda haziran, dağlarda aşk, dağlarda gözlerim yanıyor.. Zafer Ekin Karabay Pek çok şiire ve türküye konu olan hikayeleri gözlerinizde tatlı bir acıya sebeb olan Kazdağları dağlarda kurulan kamplar ve bölgede yapılan kampları ile sıcak dostluk ve arkadaşlıklarada neden olacaktır kültürel müzeleri antik kentleri ile keşfetmek için Kazdağları sizi bekliyor bölgenin içindeki tahtakuşlar etnografya müzesi Alibey Kudar tarafından kurulan Türkiyenin ilk özel müzelerindendir müzeye ismini veren Tahtakuşlar Edremit Çanakkale yolu üzerindeki bir alevi köyüdür kendine ozgu örf ve adetleri ile söyledikleri Türküler ile ziyaretçilerine Anadolunun dağlarını ovalarını düşündürüp belkide kavuşamadığınız aşkları hatırlayacak aklınıza bahtiyar günleriniz gelecek tebessüme edeceksiniz Allah Teala tebessümünüzü soldurmasın inşAllah Türkmen alevilerinin yaşadığı bu köy eski Türk ve şaman adetlerine sahip olup  yaşayan bir tarihi çok eskilere dayanan kültür dokusu vardır Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.diyen Tuncel Kurtizin mezar yeri çamlıbel edremit sınırlarındadır namı diğer Ramiz dayı son yıllarını Edremitte yaşamıştır o da Sabahattin Ali gibi Ayvalık Edremit sevdalısı sanatçılarımızdandır mezarını ziyaret edip dua okuyabilirsiniz
Duygu ve Düşünce
Kültür Klasik Sanatlar
Hat Sanatında Hilye-i Şerifler Prof. Dr. M. Uğur Derman 26 Ocak 2018 Kültür Klasik Sanatlar İslam inancı, putlaştırılabilecek kimselerin tasvirlerinden şiddetle kaçınmıştır. Bu sebeple, bir kaç asılsız minyatür dışında hiç kimse Rasûlullah'ın resmini çizmeye cesaret edememiştir. Hıristiyan âleminde Hz. İsa için uygulandığı gibi hayali bir resim yapmaktansa, sahih tariflerden hareketle İslam Peygamberi'ni hilyesinden öğrenip anlatmak; her inananın, gönlünde beliren şekliyle yaratılmışların bu en yücesini tasavvur ederek bağlanmasına vesile olmaktadır. Bu ise, putları yıkan bir iman anlayışı için elbette daha gerçekçidir. "Süs, ziynet" manasının yanı sıra "hilkat, suret, sıfat" manalarını da taşıyan hilye kelimesi, hilye-i saadet veya hilye-i nebevî terkipleriyle daha tamamlayıcı bir mahiyet kazanmaktadır. Eskiden beri göğüs cebinde bir hürmet nişanesi olarak taşınmak için, gündelik el yazısı veya nesih hattı ile küçük çapta yazılan bu metnin, kaynaklarda yer almamakla beraber, ilk defa olarak hüsn-i hattın önde gelen isimlerinden Hafız Osman Efendi (öl. 1110/1698) eliyle levha şeklinde yazılmış bulunduğu kabul edilmektedir. Eski hattatlardan gelen bu konudaki sözlü rivayetler, bilinen hilye şeklinin benzeri hiç bir levha çalışmasına anılan hat üstadından önce rastlanmayışı; Hafız Osman'ın ise hem bu biçimi denemek, hem de farklı hilye metinlerini araştırıp bulmak ve bunu yazmak hususundaki sanatkarca gayretinin kesinlikle belirlenişi, bu kanaatin doğruluk payını artırmaktadır. Hilye levhalarının tarihî gelişimine geçmeden, en yaygın olan şekline göre tasarlanmış bölümleri incelenirse: Hafız Osman hilye için yaygın olan bu biçimi geliştirmeden önce, katlanarak göğüs üzerindeki cepte taşınabilecek boyda ve yalnız nesih hattıyla Türkçe mealli hilyeler yazmıştır. Şimdiye
İstanbul Kedi Müzesi'nde bir tatlı an.