Doğruyu kendi elleriyle inşa ederek bilgi sahibi olan, bir süre sonra başkalarının çekim merkezi haline gelir. Güzel bir kadın ya da yakışıklı bir erkek de etrafında bir çekim merkezi, cazibe alanı oluşturur ancak bu durumun yıllarca bu şekilde sürmeyeceği ortadadır. İnsan doğası gereği yaşlanır ve fiziki güzelliği ve gücü bedenini zamanla terk eder. Ancak bilgi sahibi olmanın kişiye kazandırdığı güzellik hayatının sonuna kadar onunla kalacaktır.
O'na yaklaştıkça işlerin daha da kolaylaşması gerekmez mi? Neden tam tersi olur? İnsan Tanrı'ya yaklaştıkça ve imanı arttıkça neden daha fazla zora koşulup daha zor sınavlara tabi tutulur? Bu sorunun cevabını Dante'nin şu sözleriyle açıklamak anlamlı olacaktır: "Bildiklerini düşünsene, bir nesnenin kusurları eksildikçe aldığı tat da duyduğu acı da artar".