yazarin yazdiklarina o kadar katiliyorum ki ben bile sasirdim... muazzam bir seydi. 10/10
bu kitabi herkesin okumasi gerektigini dusunuyorum, hatta bir kere okumak yetmez. ben de ileride tekrar okuyacagim. ama soyle bir durum da var ki, yazarin da dedigi gibi, aslinda bu kitap herkesin okumasi icin degil. o bariz, ben sadece her ihtimale karsi bir ise yarar diye herkese oneriyorum.
bu kitap, kitabi bitirip de inceleme yazabilecegim bir kitap degil. her sayfasi hakkinda yorumunu ayri ayri yapmam gereken bir kitap olabilir ancak. bir solukta okuyup da bitirdigim icin onu yapamam simdi. ama genel olarak bahsedeyim.
yazar dinlerden, aile kurumundan, insanligin varligindan ve sebeplerinden, devlet ve otoritelerden, din adamlarindan, ataerki ve savaslardan bahsetmis. degindigi seyleri bu basliklarla sinirlayamam ama kisaca, insanligin su anki ve gelecekteki potansiyel durumunu yorumlamis. bir kahin peygamber gibi gelecegi ongormus ve bu gelecegin yasanmamasi icin yapilmasi gerekenleri anlatmis. kendisinin de dedigi gibi bu anlattiklari cogu kisiye 'gayri insani' gelecektir ama insanligin simdiki durumu detaylica incelendiginde bu zavalli vaziyetin daha 'gayri insani' oldugu anlasilacaktir. aklima takilan sorulardan biri ise: "bu gelecek dogal yoldan mi gerceklesecek yoksa biz mi olusmasini saglamaliyiz? ya da zaten yaklasmakta olan bir gelecek oldugu belli, ve kapimiza dayandiginda ona karsi koymak yerine duzeni reddedip kaosa kucak mi acmaliyiz?"
hakkinda dusunup, bunlar hakkinda yazilan baska seyleri de okumam gerek belli ki. insanlar icin en cok onem arz eden konunun bu olmasi gerek ama kor ve sagirlara emredenlerin yonettigi dunyada beklenen ilerleme asla gerceklesmeyecek.
"bir şairin düşlerinin sarmaşığı
dallanıp budaklanamaz daha zarifçe
daha kolay bırakamaz kendini rüzgara
daha asil yükselemez maviye
şefkatli, körpe ve ince mi ince
sarkıtırsın upuzun ak dallarını
gizliden gizliye korkuyla
titrerler her nefesle
böyle usulca salınarak istersin kendini o ince
ürpertilerinle benzetmeye
gençliğimdeki saf bir sevgiye"
"şimdi henüz kanlı canlı, yeşil yeşil hışırdayan ne varsa
çok yakında solup gidecek üşüyerek, ölecek siste ve karda;
kanı tutuşturan şarap sadece ve sofradaki gülen elma
alevlenecek yazdan, güneşli günlerden kalma bir parıltıyla."
bir seye boyle tutku hissetmek ve onun hakkinda sayfalarca yazabilmek cok ozenilesi bir sey. sadece agaclar, meyveler, doga icin, hesse'in sevdigi her ayrintiyi betimlemelerle anlattigi bir kitap bu. dogaya olan bakis acisini ve sevgisini yansitmis tamamen. dogaya hicbir ilgim olmadigi icin cok benlik bir kitap degildi ama cok guzel yazilmis. hermann hesse'in yazim dilini hep sevmisimdir, agaclarla hic ilgilenmesem bile cok sıkmamayı basardi. siirlerden en sevdigim iki kismi da alinti yaptim. 5/10
AğaçlarHermann Hesse · Kolektif Kitap · 20195,1bin okunma
gecen hafta biraz baslamistim ama vakit olmadi okuyamadim bugun bitti baslari biraz uzamis gibi gelse de gercekten seriye cok guzel bir kapanis yapmis yazar, bilmiyorum ben keyif aldim 3. kitabi sevmeyenler olabilir ama her sey cozuldu ve guzel bir sona baglandi, belki bir saheser degil ama cerezlik olarak guzel gitti yani. keyif aldim.
devami spoiler!!!
kitabin icinde korkup durdugum yerler oldu surekli herkesten bir suphelendim ihanet mi ediyorlar diye, hele son 100 sayfada bes tane plot twist yedim hic de beklemiyordum yani korkunctu. orion'in bir anda o mahzende gercekten asiri kisilik bolunmesi yasadigini falan sanmistim ama yok, oyle kiyamet kopardi.
bir de sonu... cocuklarinin ismi de nico ben cocuklari mi olmusum bence cok tatliydi ve lilu'larin hepsini toplayip gercekten her seyi duzeltmelerine cok sevindim orion'in da mutlulugu guzeldi ya cok tatli bir kitap