Bense... Ben hiçbir yere aitmişim gibi hissetmiyordum. Kendi bedenime bile ait hissetmiyordum... özellikle kendi bedenime ait hissetmiyordum zaten. Tanımadığım birine dönüşüyordum.
okurken travmalarla cok icli disli oldum maalesef ki, icten ice titremeye basladim bazen sanki hava sogumus gibi. franz kafka'nin mektubu babasina hic ulasmamis, ulasmayacagini bilse bu kadar korkuyla degil nefretle yazardi bu mektubunu. korkusunu iliklerime kadar hissettim, yazdiklarinin her satirinda babasina anlattigi seylerde onu ne kadar da suclamadigini ustune basa basa soylemesi gayet acikca belli ediyordu durumu, hem de babasinin onu aslinda sucluyor oldugunu anlayacagini bilmesine ragmen. tum bu olayin gercekligini ve korkunclugunu sanirim yasamayan anlayamayacaktir.
kitabin her yerinde cizgiler ve yazdiklarim var, babalarimizin kiyaslamasini yaptigim. ve benim de babamla ilgili buyuk sıkıntılarım var. belki ben de ona asla ulasmayacak bir mektup yazarim. aslinda bir keresinde gercekten de yazmistim ama beceriksizce bir denemeydi.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Soneler ile ayni anda okudugum icin ayri bir zevk verdi, inceleyip yorumlama yaptigi soneleri ben direkt kendi kitabindan henuz okumus oluyordum, hem benim daha ustune bile dusunmedigim kisimlari aydinlattiginda cok mutlu oldum. farkli bir zihinden cikmis yorumlari okumak da cok keyifli oluyor tabii... genelde bu yorumlamada aklima yatmayan pek bir sey olmadi ve bundan sonra da kendim bir seyler fark etmedigim surece bu hikayeyi gercekmis gibi kabul edecegim... cyril graham'in bu teoriye tutkuyla baglanisi kitaptaki diger karakterleri nasil etkilediyse beni de oyle etkiledi, dogrulugu sorguya cekilmeksizin dogruymus gibi hissettiriyor insana.