Aldım elime Yedi Güzel Adam'ı ve bir anda aklıma geldi, neden tefeül yapmayayım ki?
Hem bayram şekeri gibi olur🍬, hemde uzun zamandır böyle bir şey yapmadığım için değişiklik olur ;).
9 ile 132 sayfaları arası bir sayfa seçip yoruma yazın (9 ile 132 dahil), nasibinize çıkan sayfayı size yazayım...🖋️
Düzenleme: syf 14, 15 ve belki 16'yı istemeyin bence. Çünkü ben okudum o sayfaları ve anlamını pek beğenmedim. Ha derseniz sen beğenmemişsin, biz beğeniriz belki diye; ama pek de güzel bir mânâ çıkaramadım ben..
Bugünlerde, elhamdülillah, İmam Gazali rahimehullahın "Ey Oğul" isimli eserini okumaktayım. Cenâb-ı Hak, Hüccetü'l-İslâm'a, yazdığı hakikatlerin okunması sayısınca rahmetler etsin. Biz günahkârları da şefaatine, feyzine, ilmine nail eylesin. Âmin. Okuyanlar bilir. Metinleri cidden pek tesirlidir. Taş kalbimin üzerinde dahi etkisini hissetmekteyim. Fakat, bu vesileyle, Risâle-i Nûr'a dâir bir farkındalığımı paylaşmak isterim. Özeti şöyledir: Mâlumûnuz, Bediüzzaman Hazretleri, bir yerde, Abdülkadir-i Geylanî Hazretlerinin Fütuhu'l Gayb'ını okuduğundan bahseder. [...]
Enteresan bir hikâyesi de vardır. Önce tefeül yapar mürşidim mezkûr kitapta. Ve karşısına"Sen, daru'l-hikmettesin, önce kalbini tedavi edecek bir hekim ara!"cümlesi çıkar. Şaşırır. O dönemde kendisi de Daru'l-Hikmeti'l-İslamiye âzâsı olduğu için bu işareti, maşaallah, üzerine alınır. Devamını kendisi şöyle anlatıyor:"Aciptir ki, o vakit ben Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye âzâsı idim. Güya ehl-i İslâmın yaralarını tedaviye çalışan bir hekim idim. Halbuki en ziyade hasta bendim. Hasta evvelâ kendine bakmalı; sonra hastalara bakabilir. İşte, Hazret-i Şeyh bana der ki: "Sen kendin hastasın. Kendine bir tabip ara." Ben dedim: "Sen tabibim ol." Tuttum, kendimi ona muhatap addederek, o kitabı bana hitap ediyor gibi okudum. Fakat kitabı çok şiddetliydi. Gururumu dehşetli kırıyordu. Nefsimde şiddetli ameliyat-ı cerrahiye yaptı. Dayanamadım, yarısına kadar kendimi ona muhatap ederek okudum; bitirmeye tahammülüm kalmadı. O kitabı dolaba koydum. Fakat sonra, ameliyat-ı şifakârâneden gelen acılar gitti, lezzet geldi. O birinci üstadımın kitabını tamam okudum ve çok istifade ettim."
__Ben o eserdeki ifadelerin sertliğini-yumuşaklığını bilmiyorum. Çünkü korkumdan okumak nasip olmadı henüz. Fakat, mesmuatıma