Çocukluğumdaki ya da gençliğimdeki kendime tekrar kavuşmam için yapmam gereken tek şey Orfeo gibi arkama bakmamak olacaktı. Orfe-ơ'dan farkım arkamdan gelen ölülerin sayısının fazlalığıydı. O başaramamıştı ama ben başaracağıma inanıyor ve geçmişine defalarca örtü çekmiş biri olarak şansımın yüksek olacağını düşünüyordum o sırada. Hedefim büyüktü yani, bir tanrının başaramadığını başaracaktım. Bunun için elimde ne mi vardı? Çantanın içindekiler. Gözlerde birer $ işareti daha. Başarmak için, benim, kendi türümden bir çanta dolusu farkım vardı; önümde açık bir yol ve sıkı sıkı tuttuğum çantamdaki miktarla değiştirebileceğim yollar ve yeni tercihler önümdeydi... ilk tercih kolay olmuştu: Para
Sayfa 64 - Alakarga yayınları·Kitabı okuyor
"...içimdeki keder, tüm denizierin kumundan daha ağır, diye düşündü. Bu dünya içimi boşalttı; geride tek bir şey kal­dı... En eski hedefim: Yarını yaşamak."
Sayfa 275·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tek bir hedefim vardı, ölümle kumar oynamak, yıldızlara uçmak...
Sayfa 77 - Kumar oynamam, satranç oynarız ölüm ;)·Kitabı okudu
"Tanrı'nın saltanatı dışınızda değil, içinizdedir." İşte şimdi yeni bir şey çıkmıştı karşıma, peşinden gittiğim, bana kılavuzluk edip yol gösteren, kanımla beslediğim yeni bir şey. Bir istek değil, bir düş değil, bir hedef! Söz konusu hedef yine kaçıp sığınılacak bir yerdi. Ama bir mağara, bir in değil, bir gemi değildi şimdi bu yer. Kendi içim-de aradığım, ele geçirmeye çalıştığım bir sığınaktı. Kendi içimde, ben'den başka kimsenin bulunmayıp dünyanın elinin uzanamayacağı, tek başına saltanat sürebileceğim, dağda ve mağaradakinden daha güven içinde yaşayabileceğim bir yer, bir tabuttakinden, bir mezardakinden daha güven içinde, daha gizli saklı bir mekân, daha gizli saklı bir köşe. İşte hedefim! Tümüyle ben'de olmayan hiçbir şeyin ulaşamayacağı bir belde!
Çünkü artık içimde ki keder tüm denizlerin kumundan daha ağır… Bu dünya içimi boşalttı geride tek bir şey kaldı. En eski hedefim, yarını yaşamak.
"Tanrı'nın saltanatı dışınızda değil, içinizdedir." İşte şimdi yeni bir şey çıkmıştı karşıma, peşinden gittiğim, bana kılavuzluk edip yol gösteren, kanımla beslediğim yeni bir şey. Bir istek değil, bir düş değil, bir hedef! Söz konusu hedef yine kaçıp sığınılacak bir yerdi. Ama bir mağara, bir in değil, bir gemi değildi şimdi bu yer. Kendi içim-de aradığım, ele geçirmeye çalıştığım bir sığınaktı. Kendi içimde, ben'den başka kimsenin bulunmayıp dünyanın elinin uzanamaya-cağı, tek başına saltanat sürebileceğim, dağda ve mağaradakinden daha güven içinde yaşayabileceğim bir yer, bir tabuttakinden, bir mezardakinden daha güven içinde, daha gizli saklı bir mekân, daha gizli saklı bir köşe. İşte hedefim! Tümüyle ben'de olmayan hiçbir şeyin ulaşamayacağı bir belde!