“Herkes birbirinin o kadar aynısı ki, gelenler gidenleri ya da gidenler gelenleri aratmıyor. Galiba bu yüzden, kalabalığın yalnızlıktan bir farkı yok.”
Evrenin genişlemesi son bulacak ve ardından yerçekimi altında çökecek, nihayetinde ise bir tekillik oluşturarak, yeni bir büyük patlamaya sebebiyet verecek.
Her şey sıfıra dönecek ya da başladığı yere. Ve doğa nihai galip olarak kalacak.
Dünya sahnesinde yalnız değilim diyenlerin dahi birer yanılsama içinde olduğunu görmek için zihinlerin aşılmaz duvarlarına bakmak yeterlidir. Kalabalıklar asla sessizliğin ilacı olamadılar, onlar sadece yalnızlığın üzerini örten gürültülü yığınlar oldular. Herkes biraz yalnızdır aslında, kimi bunun farkındadır ve bu boşluğu anlamlandırır, kimi ise nedenini bilmediği bir huzursuzlukla bu hakikatın kıyısında dolaşır. İnsanlar aynı masada otursalar dahi hepsinin zihni farklı birer evrendir ve bir zihinden diğerine geçişi sağlayacak hiçbir köprü henüz inşa edilmemiştir. Bu tekillik, tabiri caizse insanı kalabalıklar içinde ıssız bir adada tek başına olmaya mahkûm eder.
Muhammed Alperen Varol