Gölge... kimsenin fark etmediği o hayaletinin ta kendisi. Var olmak için ışığa muhtaç olduğu kadar fazla ışıkta yok olmaya mahkum olan hayalet. İşte bu tezatlık ve içindeki ahengi temsil eden o isim gölge... Orada olduğu bilinmesine rağmen fazla göz önünde olmamak için kendini gizleyen, kendine gizlenme kendine yönelme hali taşıyan durum gölge olmak. Gözlerden ırak kalma arzusu, bir eksilme değil; aksine bir derinleşme gayreti, bir mukavemet biçimi olarak gören varlığını bir başkasının veya bir kaynağın gölgesine değil, bizzat kendi mahremiyetine vakfeden bu isim... Beni tanımlayan bir durum gölge olmak zira sadece perdenin gerisinden izleyenler, hayatın o karmaşık ve gürültülü sahnesindeki asıl hakikati tüm çıplaklığıyla temaşa edebilirler." "Göz önünde görünmemek için için bu ismi seçtim gölgesinden bile korkanlara inat gölge olmak"
1000Kitap
Ben
Elime kalem alır gönlümdekini içten yazarım Bir fırçam var dörtbir yanı maviye boyarım Bardağın dolu kısmını temâşa eyleyip Halime şükreder Kendimi başkasının yerine koyarım KK
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Pencerelerden seyret , içlerine girme. Arşı Ala’da cemalin aksini seyr eyleyen cân ben idim. Perde i kevnü mekana düşüp ahu figana şayan ben idim. Bir zamanlar Arşı Ala ufuklarında ilahi güzelliğin akislerini temaşa eden bir can idim. Şimdi ise varlık ve zaman perdeleri arasına düşmüş , ayrılığın ateşiyle inleyen bir garip oldum.
Allah beni ne için yarattı
Hem kendi san'atını kendisi temaşa etmek ve kendi cemal-i fıtratını kendisi müşahede etmek ve kendi cilve-i esmasının güzelliklerini âyineciklerde kendisi seyretmek isteyen Fâtır-ı Zülcelal'in nazar-ı şuhuduna görünmek ve mazhar olmak, gayet yüksek bir netice-i hilkatidir. Bediüzzaman Said Nursî Şualar
"Ah bir bilsen, tinde gerçekleşen bu savaş, ne çetin ne yorucu bir savaştır! Ölümsüz denilen tinler gögün en yüksek noktasına/gögün en üstüne (TÒV SÈ ÜntEpoUpáviov tónov) varınca dışarıya çıkarlar ve gökkubbenin tepesinde (av пр[ ä) dururlar. Dönüşün devinimiyle onlar da devinirler, böylece gökkubbenin ötesindeki hakikatleri (åлn0èç) temaşa eylerler. Şimdiye değin hiçbir şair gögün otesini şakımadı, bundan böyle de hiçbiri geregince şakıyamayacak! Bununla birlikte ben size ORAYI tanıtmaya çalışacağım." (Platon, Phaidros 247 b-e)
kendime not
Her ruh temaşa ettiği şeye dönüşür..
Duygu ve Düşünce