Ajan pofidik kefi
Puan vermedi
Çocuk kitaplarında aradığım en önemli özellik; çocuğun eline aldığında sıkılmaması, aksine bir sonraki sayfayı merak etmesidir. Adrian Beck’in kaleme aldığı Pofidik - Ajan Kedi, tam olarak bu etkiyi yaratıyor. Kitap, alışılmışın dışında bir ajan profilini karşımıza çıkarıyor. Dünyanın en korkusuz ajanı olması beklenirken; aslında pineklemeyi, atıştırmalık yemeyi ve konforunu çok seven biraz tembel bir kedinin maceralarını anlatıyor. Bu tezatlık, hikayeyi çocuklar için inanılmaz derecede eğlenceli ve komik kılıyor. Casus arkadaşlarıyla atıldıkları bu gizemli görev, temposu hiç düşmeyen bir dille aktarılmış. Canlı çizimleri, esprili dili ve akıcı kurgusuyla özellikle ilkokul dönemindeki çocukların hayal gücünü besleyen, okuma alışkanlığını destekleyen harika bir eser. Kitaplığımızda iyi ki var dediğimiz serilerden biri oldu, kesinlikle tavsiye ederim.
1000Kitap
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 20263 okunma
9/10
·622 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 00:31
Yüzyıllar boyunca “tembelliği” ile bilinen Oblomov karakteri yalnızca uyuşuk bir insan tiplemesi değil, aynı zamanda toplumsal ataleti temsil eden bir semboldür. Yazar, dönemin kapitalist düzene uyum sağlayamayan, pasifleşmiş ve yabancılaşmış insanını eleştirmek için böyle bir karakter oluşturmuştur. Bu bağlamda Oblomov detaylı olarak incelendiğinde, onun eylemsizliği basit bir “tembellik” olmaktan ziyade bir düşünce yapısı ve yaşayış biçimi olarak nitelendirilebilir. Oblomov, daha eserin en başında okuyucuyu yatakta karşılar; başında iki önemli problem olmasına karşın bu problemleri çözmek için harekete geçemez. Eylemleri yalnızca zihninde kalır. Oblomov’un problemler karşısındaki bu pasifliği, onun çocukluk yıllarına dayanır. Oblomovka’da geçen çocukluk yılları; uşaklar ve bakıcılar arasında, “el bebek gül bebek” bir şekilde geçmiştir. En küçük sorumlulukları bile başkaları tarafından yerine getirilerek büyütülmüştür. Kendi ayakkabı bağcığını bile bağlamadan büyüyen bu çocuk, yetişkinlik yıllarında da karşısına çıkan her sorunda yalnızca düşünmekle kalmakta, harekete geçememektedir. Oblomov sıkıntıları üzerine düşünürken dairesine gidip gelen arkadaşları vardır. Bu arkadaşlarının kimi derdini, kimi ise sevincini ve heyecanını Oblomov’a aktarır; ancak sıra onun kendi sorunlarını paylaşmasına ve fikir almasına geldiğinde, dostlarının ilgisinin azaldığı, onu tam anlamıyla dinlemeden ortamdan ayrıldıkları görülür. Bu durum, yalnızca bireysel bir ilgisizlikten ziyade dönemin toplumsal yapısına dair önemli bir eleştiri sunar. Yazar burada ilişkilerin ne kadar yüzeyselleştiğini, empatiden yoksun olduğunu okuyucuya sunar. Herkes kendi derdinin peşindedir; ancak kimse diğer insanların duygularına kulak vermemektedir. Eserde toplumsal eleştiri, Oblomov ile Ştolts’un temsil
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Reklam
8/10
·433 syf.··
2026 58. kitabı
Kitap Yorumu : Karışık Harfler / Hatice Ildıroyuk Özet; Fehime için her şey oğlunun ilkokula başlamasıyla değişmeye başlar. Sualp yaşıtları gibi okumayı ve yazmayı öğrenemiyor, harfleri ve sayıları sürekli karıştırıyor, ne kadar çabalarsa çabalasın arkadaşlarıyla aynı seviyeye ulaşamıyordur. Çevresindeki arkadaşları tarafından sürekli tembel iması yapılmasına maruz kalır. Fakat öğretmeni dikkat eksikliğinden şüphelenip annesine iletsede annesi inanmak istemez ilerleyen sürede Fehime oğlunda farklı bir şeylerin olduğunu hissetmeye başlar ve uzman görüşü almaya giderler. Yanlış teşhisler, bitmek bilmeyen testler, okul değişiklikleri ve doktorlar arasında geçen uzun bir sürecin sonunda Sualp’in ağır şekilde disleksiyle yaşadığı ortaya çıkar. Ancak gerçeği öğrenmek her şeyi çözmez. Çünkü bundan sonra hem Sualp’i hem de ailesini; dışlanmaların, başarısızlık duygusunun, ön yargıların ve kabullenme sürecinin olduğu çok daha zorlu bir yol bekler. Bir yanda kendini herkesten farklı hisseden bir çocuk, diğer yanda çocuğu için mücadele etmekten vazgeçmeyen bir anne… Bu kitap yalnızca bir öğrenme güçlüğünü değil, anlaşılmaya çalışan bir çocuğun ve onunla birlikte mücadele eden bir ailenin hikâyesini anlatıyor kesinlikle. Yorum; Bazı kitaplar büyük olaylarla değil, anlattıkları hayatlarla dikkat çeker. Buda o kitaplardan biriydi. Disleksi hakkında bilgi verirken bunu kuru bir anlatımla değil, bir çocuğun ve ailesinin yaşadıkları, mücadelesi ve çabası üzerinden anlatılmış. Bu yüzden okurken sadece Sualp’in yaşadığı zorlukları değil, bir annenin çaresizliğini, umudunu ve vazgeçmeyişini de okuyorsunuz. Özellikle eğitim hayatında farklı öğrenen çocukların yaşadığı ön yargılar ve yanlış anlaşılmalar hatta dışlanmalar üzerine düşünmemi sağlayan bir kitaptı. Bence kitabın en
Karışık HarflerHatice Ildıroyuk · Patara Kitap · 20261 okunma
İvan osokin'in tuhaf hayatı- P. D. Uspenski
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:57
Hayatta pişmanlık duyduğum, şunu yapmasam yada bu yapsaydım dediğim çok anlar olmuştur.Geriye dönsem bu hataları yapmazdım hayatım daha güzel olurdu dediğim de çok olmuştur. Bende "osakin" gibi çok düşünmüşüm bunu. Şunu anladım sonuçta geriye dönsem yine aynı olurdu hayatım evet bu Nietzsche dediği gibi bir sonsuz döngü, geçmişte yaşanan geçmişte kaldı.peki hiç mi umut yok bence var. Önce Kendinimi değiştirmeliyim zamanın ve şartlar in lehime dönmesini beklemeden. Belki bu şansızlıklar benim kaderim,evet bir sürü dezavantajım var belki şartlar hep alehime işliyor. Belki kötülük hep beni buluyor. Ama içimdeki umut son anıma kadar devam edecek. Büyücünün dediği gibi yaşamaya devam edeceğiz. Kimse bu dünyanın bize cennet olduğunu söylemedi. Ağlayıp sızlayacak kadar güçsüz ve tembel değilim. Kitaba gelirsek şiddetle tavsiye ederim. #k:309879P P. D. Ouspensky
İvan Osokin’in Tuhaf HayatıP. D. Ouspensky · Olvido Kitap · 2021628 okunma
okuyucuya trip atan katil+deus ex machina hürmetine dönen kurgu
1/10
·480 syf.··
2026 2. kitabı
·
137 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 20:43
Merhabalar, ben Sülde. Oyuncak Müzesi yazardan okuduğum ilk kitap dolayısıyla bu kitap, yazarla tanıştığım kitap oldu. Keşke olmasaydı. İncelemelerim SPOILER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içerir daima. Bunu bilerek lütfen bu incelemeyi okuyun. Kitap Yerme Geceleri formatında kitabı toplam 3 saat boyunca eleştirdiğim podcast'e ulaşmak için linke tıklayınız; Birinci Kısım: youtu.be/AjVkDd1RzkA İkinci Kısım: youtu.be/YnsXE_ZNtL8 Kanal adım: benSülde Başka kitapların yerme videoları da mevcut! 1) Deus Ex Machina Deus Ex Machina nedir? Karakterlerin bir olaydan tanrısal bir müdahale ile kurtulmasıdır kısacası. Ededbiyat ve sinema sektörünce 'zayıf yazarlık' eleştirisi yapılırken kullanılır. Bu kitap da buram buram Deus Ex Machina kokuyor. Ne hikmetse katilimiz için şans daima yaver gidiyor. Birisini mi öldürecek? Kameralar yok ya da çalışmıyor, oradan kimse geçmiyor, polis soruşturmuyor, DNA örneği alınmıyor. Yahu çok komiktir, bir noktada Nate-Rose Cierra ikizlerinin evine gidiyor parti için ve orada üç kişiyi öldürecek. Üst kata çıkıyor ve banyodaki dolaptan insanların sindirim sisteminden kanına 5-10 dakikada karışabilecek bir kimyasal (yazar o kadar tembel bir yazarlık örneği sergilemiş ki bize ne olduğunu bile söylemiyor) bulup shot bardaklarına atıyor. Yani sen ilk defa gittiğin bir evde orada ilaç bulacağını nereden bildin, öyle bir kimyasal olmasaydı o insanları nasıl öldürecektin? Yok, hiçbir cevap yok. Çünkü Deus Ex Machina!!! 2) Çehov'un Silahı Çehov der ki eğer bir oyunun ilk perdesinde duvarda bir silah asılıysa oyunun ikinci perdesinde o silah patlamalı. Meali: sen bir karakter, olay ya da özellikten bahsediyorsan bunun kurguda işlenmesi ya da yararlı olması gerekir. O zaman Oyuncak Katili'nin Lexa'nın evine girip çıkıyor olmasının olayı
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,731 okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2017 12:07
Biraz iddailı bir giriş olacak ama bendeki okuma alışkanlığının temelini atan, bana kitapları sevdiren isimdir Hamdi KOÇ. O yüzden ne yazsa okudum, bundan sonra da ne yazsa okuyacağım Hak ettiği kıymeti göremeyen yazarlardandır. Yarattığı karakterlerin doğallığı, samimiyeti beni benden alır. ​İşte o unutulmaz karakterlerden birisi de Çıplak ve Yalnız’ın Mesut Akarsu'sudur. Hamdi Koç’un yeni çıkan kitabının ( Zarar Vereceksin), bu kitabın devamı olduğunu öğrendiğimde duyduğum heyecanı anlatamam Bu nedenle de Çıplak ve Yalnız'ı tekrar okumaya daha doğrusu bu sefer dinlemeye karar verdim. Zamanında bayılarak okuduğum Mesut karakteri ile 9 sene sonra yeniden buluşmak harika bir nostalji oldu. ​Peki kimdir bu Mesut Akarsu? Mesut, hayatın dışına fırlatılmış ve orada unutulmuş acayip orijinal bir karakter. Kitap; onun kendi iç dünyasıyla, geçmişiyle, yalnızlığıyla ve çıplak gerçeklerle yüzleşmesini anlatıyor. ​Öyle klişe, kusursuz bir kahraman beklemeyin; Mesut bencil, zeki, tembel, zaafları olan ama bir o kadar da bizden birisi. Varoluşsal sancılarını, o kendine has mantık yürütmelerini okumak (dinlemek) yine muazzam bir zevkti. ​Şimdi Mesut'un maceralarına kaldığı yerden, yeni kitapla devam etmek için gün sabırsızlanıyorum ​Eğer henüz fırsatınız olmadıysa, Hamdi KOÇ'un kalemi ve Mesut Akarsu karakteri ile en kısa zamanda tanışmanızı dilerim.
Çıplak ve YalnızHamdi Koç · Doğan Kitap · 2014397 okunma
Reklam
Reklam