Uzun zamandır okumayı planladığım bir kitaptı Genç Werther'in Acıları. Nihayet bu planımı gerçekleştirdim. Nedendir bilmem kitabın adı zihnime Genç Werther'in Anıları olarak yerleşmiş. Bu yazıda bile anı yazacaktım neredeyse. Kitabın büyük bölümü kitabın kahramanı Werther'in, arkadaşı Wilhem'e yazdığı mektuplardan oluşuyor.
Genç Werther'in Acıları 1774 yılında yazılmış. Goethe bu tarihte henüz 25 yaşında. O genç yaşta yüzyıllarca, bütün dünyada okunan bir kitap yazmak müthiş bir başarı. Bu kitapla Goethe o yaşta edebiyatı derinden etkileyecek romantizm akımının da önünü açıyor. Dünyada tanınan bir yazar oluyor sağlığında. Dünya edebiyatının önemli aşk romanlarından biri oluyor kitap. Fırtına ve Coşku adı verilen (Sturm and Drag), romantizmin habercisi bir akımın en temel eseri oluyor.
Aşk romanının haliyle bir de kadın kahramanı olmalı! Werther'in Charlotte ya da kitapta geçtiği şekli ile Lotte'ye duyduğu aşk çok derin ama sessiz. İmkansız denecek kadar zor bir aşk. Lotte kitabın başında Albert'le nişanlı. Sonra da onunla evleniyor. Werther ise hem Lotte'nin hem de Albert'in çok yakınında. İkisiyle iyi ilişkileri olan Werther çok duygusal bir genç. İçinden çıkamadığı bir çemberde çaresizlikle çırpınıyor ve kendi eliyle sonunu hazırlıyor. Kitapta da malum sona giden yolun taşları çok iyi döşenmiş. Kitabın en önemli başarısı bence bu. Werther'in coşkulu fakat kendine zarar vermeye meyilli ruh hali sayfalara müthiş aktarılmış. Kitabı okuyunca Z kuşağı belki bu kadar olur mu, diyecek hatta sadece Z kuşağı değil ahir zamanın insanların çoğu böyle düşünecek ama işte Werther'i tüketen aşk, Mecnun'u aklını yitirip aslanlarla dost olmasına, Ferhat'ı dağı delecek kadar gözünü karartmasına yol açıyor. Bu aşkı bugünün klavye aşıkları anlayamaz. Anlamasını beklemek de doğru