2020 yılı içinde kaybettiğimiz önemli yazarımız Adalet Ağaoğlu'nun ilk romanı Ölmeye Yatmak. Bu romandan önce yazarın yazdığı oyunları var.
Kitap 1973'te yayınlanmış. Bitişte yazarın attığı tarihten 1968-1971 yılları arasında yazıldığını öğreniyoruz. Ölmeye Yatmak, 50 yaşını aşmış diyebiliriz.
Bir çırpıda değerlendirilmesi zor bir kitap Ölmeye Yatmak ama onu bir kelime ile anlatmak gerekirse roman için "hesaplaşma" sözcüğü çok uygun.
Kahramanımız Aysel hayatta çarpışa çarpışa, mücadele ede ede bir yerlere gelmiş. Üniversitede öğretim üyesi.
#AdaletAğaoğlu, Aysel üzerinden o kadar çok insanla, grupla, olayla hesaplaşmış ki...
Babası ile hesaplaşması, abisi ile, annesi ile, ilkokul öğretmeni ile, köylü oluşuyla, ilkokul arkadaşlarıyla, ilkokuldaki mezuniyet müsameresi ile Cumhuriyet Dönemi Türkiye'sinin hemen her şeyi ile toplumun dar anlayışıyla vesaire vesaire...
Son olarak da kendisi ile hesaplaşıyor.
Zaten bu hesaplaşmayı yapmak için de kendisi ile hesabını görmek için bir otel odasında ölmeye yatıyor.
Saat 07:22'den 08:49'a kadar sürüyor hesaplaşması Aysel'in.
Kitapta cumhuriyetin kurulduğu günlerden 1970'lere kadar uzunca bir dönemin muhasebesini okuyoruz. Derin eleştirileri var yazarın. Türkiye ve dünya siyasetine etkili ve bence haklı eleştiriler bunlar.
Dönemin sefaleti, çocuksu idealizmi, iç çekişmeleri ve daha birçok ayrıntı var Ölmeye Yatmak'ta. Okuyunca ülke olarak yıllardır bir arpa boyu yol alamadığımızı görüyorsunuz.
Kitabın bahsedilmesi gereken bir diğer yanı da kurgusu. Öğretim üyesi, aydın, kadın kimliği ile Aysel çocukluğundan başlayıp hayatını öğreniyoruz kahramanımızın. Onunla birlikte Aydın, Ali, Semiha, Aysel'in abisi İlhan, Engin, Hasip, Namık ve irili ufaklı birçok kahramanlık hikayeleri başarıyla kurgulanmış ve hepsi birbirine değen hayatlar.