Necip Fazıl Kısakürek !
"Necip Fazıl’ı gerçekten anlayabilmek ve onun hakkında doğru bir karara varabilmek için bütün eserlerini okumak gerekir. O, nihayetinde bir peygamber, alim veya evliya değildi; her insan gibi elbette onun da hataları vardı. Zaten hatasız olduğunu düşünmek, insan tabiatına aykırıdır. Ancak o, düşüncelerini hiçbir şeyden çekinmeden, eğip bükmeden dile getiren; hayattaki ölçüsünü Kur’an ve Sünnet olarak belirleyip bu çizgiye uymaya çalışan bir fikir işçisiydi. Bize düşen, onun tüm eserlerini inceleyerek doğrularından istifade etmek, yanlışlarını ise birer insani yanılgı olarak görüp ayırabilmektir." "Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim; Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim!" ​Necip Fazıl’ın bu dizelerde haykırdığı mutlak teslimiyeti ve dürüstlüğü hayatına tatbik edebilen bir siyasetçinin olduğuna inanmıyorum. Kimi paraya, kimi makama, kimi itibara, kimi de şan ve şöhrete tamah ederek hakikati, ahlakı ve adaleti ayaklar altına aldılar. Başkalarını da manen hasta edip toplumu zehirlerken, aslında kendileri çamura ve pisliğe battırdılar; nihayetinde de bu dünyadan göçüp gittiler veya gidiyorlar" ​"Necip Fazıl, yaşadığı dönemde siyasetçilerin hatalarını hiç çekinmeden yüzlerine vurur, yanlışlara anında müdahale ederek doğruyu ve eğriyi tek tek analiz ederdi. Kimseden korkmaz, hiçbir siyasetçiye boyun eğmezdi; çünkü onun tek derdi gerçeklerin peşinden gitmek ve hakkın sesi olabilmekti. Bugün onun eserlerini okuduğumuzda, geçmiş ile günümüz siyasetçileri arasında aslında çok büyük farklar olmadığını çok rahat görebiliyoruz. Keşke onu daha önce okuyup bu derin birikiminden daha fazla istifade edebilseydik."
VÂRİDÂT: NOKTALAMALAR..
Ünlü haftalık haber dergisi NOKTA... 1 Nisan 1990 tarihli sayısı... Kapağında benim portrem; içinde benimle ve Ak-Doğuş’u çıkaranlarla yapılan mülakat... Ben şöyle demişim de bir kayma olmuş, kesintilerden dolayı şurası müphem kalmış da burası bilmem ne olmuş, konuşma dili yazı diline geçirilirken biraz öyle olmuş da filân yeri böyle olmuş... Bütün bunların tashihi bir yana, aynen veriyorum: “Demokrasi bir teamül rejimidir... 3. Dünya ülkelerinde demokrasi olmuyor, olmaz da... Çünkü demokrasiyi doğuran şartlar vardır. Meselâ dünyanın hiçbir yerinde Batı’daki kadar fert hürriyeti karşısında bu kadar tedirginlik yoktur. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde de insanlar Batı’daki kadar çile çekmemiştir... (...) Ama hiçbir rejim de kendisini yıkıcı hiçbir şeye müsaade etmez... Ölçü budur...” Bu cümleler, Ak-Doğuş adlı bir İslâmî grubun “Kumandanı” Salih Mirzabeyoğlu’na ait. Kanunî bir yayın organına da sahip olan Ak-Doğuş’cular, şeriat düzenini getirmek için silâhlı mücadele gerektiği fikrini savunuyorlar. Ve komutanları Mirzabeyoğlu da, Nokta’nın “Seçim yoluyla demokratik kanallardan geçerek iktidara gelmek mümkün değil mi?” sorusuna yukarıdaki cevabı veriyor... Hafta içinde yapılan bir dizi operasyon sonucu silâhlı sağ terör ve şeriat örgütleri, kamuoyunun odak noktası hâline gelmişti. Bu hafta Nokta’nın kapak sayfalarında yer alan Ak-Doğuş grubu da, Şeriat düzenini getirmek için silâhlı mücadelenin şart olduğunu vurguluyorlar ama şimdilik hiçbir silâhlı eyleme karışmadıklarını söylüyorlar. Mirzabeyoğlu ve grubun liderlerinin görüşlerine sayfalarımızda yer verirken “gizli bir terör örgütünü ortaya çıkarmak veya afişe etmek” mantığıyla hareket etmedik. Amacımız, İslâmî devleti silâhlı mücadele yoluyla kurmaktan başka bir çare görmeyen bir grubun düşünce tarzını, bakış
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Necip Fazıl Kısakürek ölüm yıldönümü
Necip Fazıl Kısakürek Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum? gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum. Diyorlar Bana, kalsın şiirde sözde yerde? Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde. Anladım işi; San'at Allah'ı (celle celaluhu) aramakmış? Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış. Zehirle pişmiş aşı yemeye kimler gelir? Dilsizce, yalnız Allah (celle celaluhu) demeye kimler gelir? Seni aramam için beni uzağa attın? Alemi benim? beni Kendin için yarattın. Tel tel iplik iplikte dikseler ağzımı? Tek ses duysalar;Allah (celle celaluhu) yoklayanlar nabzımı. Tutuşturanlar, lûgat kitabını elime? Bilsin; Allah ‘tan (celle celaluhu) başka bilmiyorum kelime. Ellerime uzanan dudakları tepeyim? Allah (celle celaluhu) diyen gel seni ayağından öpeyim. Ne var ki pazarlığa girişecek ecelle? sermayem tek kelime Allah(celle celaluhu) Azze ve Celle. Güzel Allah'ım (celle celaluhu)? Senden ne gelecekse gelsin? Sen ki Rahmetinle de Kahrınla da güzelsin.
Duygu ve Düşünce
Resulullah(sav)
Sende insan ve toplum, sende temel ve bina; Ne getirdin, götürdün, bildirdinse âmenna... O, Allahın emriyle Kâinat Efendisi; Varlığın Tacı, varlık nurunun ta kendisi... Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim,Peygamberim; Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim! Sen, fikir kadar güzel; Ve tek, birden daha tek! Itrını süzmüş ezel; Bal sensin, varlık petek... Sensin ölüme hisar; Bâkisi hep inkisar.. Sar bizi, çepçevre sar, Rahmet rüzgârı etek!.. _Üstad Necip Fazıl.. Necip Fazıl Kısakürek Çile
Miracımız mübarek olsun
"Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim... Sana uymayan ölçü hayat olsa teperim! " Bu mübarek gecede tüm dualarımız kabul olsun
Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim: sana uymayan ölçü; hayat olsa teperim! Necip Fazıl Kısakürek