Ahmet Ümit, Başkomser Nevzat’ın o babacan ve tecrübeli bakışıyla bizi yine İstanbul’un gizemli dehlizlerine davet ediyor. Edebiyatla cinayetin iç içe geçtiği bu öykülerde, katilin izini sürerken aslında insan ruhunun o hiç değişmeyen karanlık ve trajik dehlizlerinde kayboluyoruz.
bu kitapta Ataturk'un dogumundan baslayarak İttihat ve Terakki'yi,gorevlendirildigi yerleri,hamlelerini falan her seyi detaylica okuyoruz,OKUYUN OKUTTURUN,3 kitap diye biliyorum,hepsini de okuyacagim
Tek Adam - Cilt 1Şevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitabevi · 20193,458 okunma
Selamün aleyküm kardeşler Bu kitap 109 sayfadan oluşuyor ve İttihat ve Terakki'nin en önde gelen isimlerinden biri olan Ahmet Rıza Bey'in anıları olduğu için hayli önemlidir kendisinin anılarında Pariste'ki hayatı 2.abdulhamidle ilişkiler meclisi ayan hakkındaki malumatlara yön vermiş ayriyeten İttihat ve Terakkinin seçkin kişilerinden Enver paşa, Talat paşa, Dr. Nazım, Bahaeddin Şakir hakkında'da görüşlerini yazmış son Sultan, Vahdeddin hakkındada bilgiler mevcuttur kendisinin İTC'deki rolü ve zamanın kaynağı olması açısından pek önemli bir eser herkese tavsiye ederim.
Bir Erzurumlu olarak Kazım Karabekir'i doğduğumdan beri duyuyorum. Erzurum açısından etkisinin büyük olduğunu biliyordum ama hakkında okumayı hiç düşünmemiştim. Okuduğumda anladım; sadece Erzurum açısından değil Osmanlı devletinin son dönemi açısından ve ittihat terakki partisi açısından da çok büyük etkilerinin olduğunu. Okumaya fırsat bulduğum bu kitabı sayesinde ne kadar büyük bir ruha sahip olduğunu ve ne kadar yetenekli biri olduğunu öğrenmiş oldum. Bu kitabı okuyunca Kazım Karabekir'i kendi ağzından dinlemiş gibi olacağınız için çok etkileneceksiniz. Ayrıca Kazım Karabekir'i çok seveceksiniz. Osmanlının son döneminde yetişmiş ve yeni Türk devletini kuran kadrolarının ne kadar kendini yetiştirmiş insanlar olduğunu, ne rezil hallere maruz kaldıklarını fakat bu haller için nasıl çözümler ürettiklerini göreceksiniz. Kazım Karabekir için söylenebilecek o kadar övgü dolu söz var ki hangisini söylesem bilemiyorum. Kesinlikle okuyun ve muhteşem karakterli bir milli kahramanın hayatını ilk ağızdan öğrenin.
HayatımKazım Karabekir · Kronik Kitap · 2019957 okunma
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar.
Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer.
Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,381 okunma
Bu kitaptan önce yazarın diğer bir kitabı Yakma Zevki'ni okudum. O kitaptaki Gece Yarısından Epey Sonra ve İtfaiyeci (bu iki hikaye neredeyse birebir aynı.) öyküleri ile bu kitap aynı olayı anlatıyor. Ana karakter aynı kişi. Kitapları yakmak ile görevli bir itfaiyeci. Ancak yeni tanıştığı, dünyaya farklı bir göz ile bakan genç komşusu sayesinde artık kitapları yakmak istemiyor ve bu duruma karşı çıkıyor. Diğer kitaptaki hikaye 90 sayfa civarındaydı. Bu kitap da önsözü çıkarırsak 180 sayfa civarında. Diğer kitaptaki hikayenin uzatılmış, biraz daha detaylandırılmış hali diyebilirim.