Başucu Kitabı
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 16:44
Bu kitap eskimeyecek türden kitaplardan. Ne okuduğunu anlamadan ibadet etmek istemeyenler için başucu kitabı. İbadetlerin başı olan namazda, günlük hayatta dualarda ,bizlerin neler dediğini, hangi sesleniş ve yakarışlarda,dualarda, yaratıcıya övgülerde bulunduğumuzu anlamak, düşünmek ve sonrası bu inanca bir daha inanmak mefhumu.
Din
Namaz Surelerinin Türkçe Terceme ve TefsiriAhmet Hamdi Akseki · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2012145 okunma
8/10
·185 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 18:54
Kitap dört bölümden oluşuyor: Fetih Suresi Meali ve tefsiri, İslamın mahiyeti ve itilâsı, İstanbul fethi ve Sultan Fatih'in terceme-i hali ve Amerikalı bir zatın İslam'a dair suallerine cevapları. Bir âlimin ve üzerine edebiyat bilen -şiirleri ve romanı da vardır üstadın- âlimin elinden çıkması hasebiyle üslup gayet güzel ve anlaşılır. Tabii bu benim elimdeki baskı biraz eski olması hasebiyle dili bir tık zor. Bu vesileyle Ömer Nasuhi efendi'ye Mevladan gani gani rahmetler dilerim. Mevlam şefaatlerine nâil eylesin, âmin.
Din
İstanbul'un Tarihçesi ve Sure-i Fetih TefsiriÖmer Nasuhi Bilmen · Gelenek Yayınları · 200347 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·79 syf.··
2026 2. kitabı
Müellifin başında da dediği gibi muhtasar bir çalışma olmuş. Lakin Arapça aslından yapılan çeviri 3-4/10 felan. Yeniden daha kapsamlı tahkikli ve bol dipnotlu bir terceme yapılabilir.
Hadis Istılahında Temel KaidelerSeyyid Muhammed Mekki El Haseni · Alper Yayınevi · 19974 okunma
10/10
·72 syf.·
2025 25. kitabı
Kitap çok güzel anlatımı üslubu. kısa süreler hakkında kısa ve öz açıklamalar yapmış ben kitabı severek okudum. Okuyup okuyalım inşaallah Kitapta sürenin arapça hâlini ve mealini sonra bu surenin ne zaman niçin ve hangi anlama geldiğini bize anlatıyor
Namaz Surelerinin Türkçe Terceme ve TefsiriAhmet Hamdi Akseki · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2012145 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 52. kitabı
Bu kitabın incelemesi olarak Bektaşi tekkelerini ve Buradaki yozlaşmayı anlatmak istedim ki diğer çeşitli dergah tekkelerdeki bozulmalar buna mukayese edilsin. Bektaşilik Bektâşî deyince iki dürlü insan anlaşılır: Birincisi, hakîkî, doğru Bektâşî olup, hâcı Bektâş-ı Velî hazretlerinin gösterdiği hak yolunda giden temiz müslimânlardır. Bektâşîlerin ikincisi, sahte, yalancı Bektâşîlerdir. Bunlar, bozuk yolda olan hurûfîlerdir. Eskiden Bektâşî denilen kimselerin çoğu bunlardı. Zemânla azaldılar, yok oldular. Şimdi Türkiyede sahte, bozuk bektâşî yokdur. Sahte bektâşîler, müslimânlar arasında râhat yaşamak ve inançlarını saklayarak, gençleri aldatabilmek için, bu kıymetli ismi maske olarak kullanmışlardı. Böyle, çeşidli kıymetli ismler altında saklanan dinsizler az değildir. Bu inancın kökenini Moğol istilasından kaçarak Anadolu'ya gelen ve Bektaşi tekkelerine sığınan Hurufiler oluşturur. Meselâ, (Melâmî) ismi böyledir. Hiç ibâdet yapmayan, her çeşid günâhı, kötülüğü işliyen, islâmiyyete uymayan sapıklar, kendilerine melâmî dediler. Hâlbuki melâmî, beş vakt nemâz gibi farzları câmi’de kılıp, harâmlardan kaçınan, nâfile ve sünnetleri evinde gizli kılıp, şöhretden sakınan temiz kimse demekdir. Tokadlı İshak efendi (Kâşif-ül-esrâr) kitâbında diyor ki: Müslimânları aldatmak için kendilerine kıymetli bir ism takan yalancılardan biri de, Bektâşî tarîkati adı altında toplanan hurûfîlerdi. Hurûfîlik, bir mezheb değildir. Bir tarîkatdir. Bu bozuk tarîkatde bulunanlar, önceleri iç yüzlerini saklıyorlardı. [1288] hicrî yılında, maskelerini kaldırmağa başladılar. (Câvidân) adındaki gizli kitâblarını ortaya çıkardılar. Bu kitâbları altı formadır. Bir formasını hurûfîliğin kurucusu olan Fadlullah bin Ebî Muhammed Tebrîzî, fârisî dili ile yazmış, beş formasını da, bunun talebesinden
Kadınlar TekkesiRefik Halid Karay · Çağlayan Yayınevi · 1956216 okunma
(Gerçek) Üç Büyükler
8/10
·217 syf.·
2025 4. kitabı
Bir kitapseverden dinlemiştim, demişti ki; "Stefan Zweig bir öykü yazarından daha çok ve daha önemli olarak bir biyografi yazarıdır." Öykülerinden bir iki tanesini okudum. Birisi iç açıcı, diğeri iç karartıcıydı. Dünya klasiklerine bodoslama giriş yapmadan önce biyografi okumakta karar kılarak ilk defa Stefan Zweig'tan büyük edebiyat ustalarının hayat hikayelerini okumaya başladım. Görecektim bakalım bu değerli kitapseverin yorumu doğru mu? (Evet, doğruymuş. :) ) Stefan Zweig, biyografiyi edebiyatla çok güzel bir şekilde buluşturuyor, güçlü kelimelerden örülmüş şiirsel bir edebiyat zinciriyle sarıyor şahsiyetlerin hayat hikayelerini. Çevresel şartlardan, kültürden, tarihten, yazarların yaşadığı atmosferden ve beslendiği olgulardan ve koşullardan bahsederek kuruyor biyografileri. Ve bunu yaparken bir şey daha yapıyor: Bizi elimizden tutup diğer sanat öncülerinin hayatlarına götürüyor, onları yanımızda birbirlerinin karşısına dikiyor ve bu kişilikleri sanki hepsi aynı anda bir odadaymışçasına onları başarıyla mukayese ediyor. Bu da yetmiyor; bizi onlarla yüzleştirdikten sonra, adeta "Bak! Ben bu sanatçıları anlatıyorum ama daha bitmedi, şimdi onların zihinlerindeki bilinmeyen diyarlara yolculuk edip ruh iklimlerindeki havayı solumaya var mısın?" diye kulağımıza fısıldıyor ve bizi yazarın iç dünyasına yapılan 'tur'dan sonra terceme-i hal seferini sonlandırıyor. Bu bilgileri verdikten sonra, bu üç büyük ustanın hayatlarındaki kesitlerden benim öğrendiklerimi nakledeyim: Honore de Balzac - YAŞAMAYAN YAZAMAZMIŞ. -Balzac'ta Napolyon döneminin etkisi, her büyük klasikte olduğu gibi, büyüktür. Çünkü Balzac, Napolyon'un prime döneminin başladığı zaman doğmuştur (yıkılan krallığın üzerine kurulmuş lağvedilen cumhuriyetin ardından teşekkül eden imparatorluğun kurulduğu yıl başlar onun
Düşünce
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20116,3bin okunma