Nüfus meselesi göz ardı ediliyor. Hunlar, Avarlar ve Peçenekler vb. Türk göçlerinde asıl unsur askeri elit gruplardı. Anadolu'ya yapılan göç ise farklıydı. Aile, boy, aşiret ve geleneksel aile yapısıyla gelen bir halk vardı. Hatta kayı boyu, çepni boyu, döğer vb. boylar ve aşiretler hakkında tespitler yapabiliyorsak bu onların nüfusu ve geleneksel yapısı koruyacak nüfus yoğunluğu sayesindedir. Bu sadece Anadolu'ya yapılan göçlerde var. Yani kültürünü ve dilini koruyup yaşatabileceği bir nüfusu sadece Anadolu'ya yapılan göçlerde görüyoruz. Hun, Avar, Peçenek dönemlerine bakıyoruz: Cermenler, Slavlar, nüfus olarak baskın. Tabii zamanla dillerini ve dinlerini kaybediyorlar. Bundan daha doğal bir şey de yok. Hatta buna en güzel örnek Anadolu ve Orta Doğu'ya paralel zamanlarda Türk varlığında bile tespit edebiliriz. Anadolu hariç Mısır, Suriye, Irak, Lübnan ve Filistin'e hakim olan Türk devletleri ve Türk beylikleri vardı. Ne oldu onlara? Tolunoğulları, Akşitler, Memlükler nerede? Hepsi Müslüman Türk devletleriydi. Ancak halk Araptı, yönetici sınıf Türktü. Sonuç? Yönetici sınıf zamanla dilini kaybetti ve evliliklerle o kültürün içinde eridi. E işte İslam Türk'ü korumamış? Marifet İslam'da değilmiş. Bırakacağız bu menkıbevi tarih anlatımlarını. Realist ve bilimsel tarih konuşacağız. Yani şunların hala Türk toplumunda karşılık bulması çok kötü.