9/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:45
İmam Gazali ‘nin Kalplerin Keşfi adlı eseri, insanın iç dünyasına ayna tutan ve okuyucuyu derin bir muhasebeye davet eden önemli bir tasavvuf klasiğidir. Eserde yalnızca dinî bilgiler aktarılmıyor; aynı zamanda insanın kalbini, nefsini ve hayatını sorgulamasına vesile olan öğütler sunuluyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, kalbin manevi hastalıklarının sade ve anlaşılır bir dille ele alınması oldu. Kibir, haset, riya ve dünya hırsı gibi konular, yalnızca teorik olarak değil, günlük hayatla ilişkilendirilerek anlatılıyor. Bu yönüyle eser, okuyucuya kendi eksiklerini fark etme fırsatı veriyor. Özellikle ölüm, tevbe ve ahiret hazırlığı üzerine olan bölümler oldukça etkileyici. İmam Gazali ’nin insanı korkutmak yerine düşündürmeye sevk eden üslubu, kitabın en güçlü yanlarından biri. Sonuç olarak Kalplerin Keşfi , sadece okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; zaman zaman tekrar dönülüp üzerinde düşünülmesi gereken bir eser. Manevi gelişimine katkı sağlamak ve iç dünyasına yolculuk yapmak isteyen herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Kalplerin Keşfiİmam Gazali · Muallim Neşriyat · 20179bin okunma
9/10
·96 syf.·
2026 56. kitabı
NEFSANİ İSTEKLERİN KIRILMASI Hüccetü'l-İslâm İmam Gazzâlî Hazretlerinin kaleme aldığı insanın nefsi arzularını kontrol altına alma yollarını anlatan klasik bir İslam ahlakı eseri olan #nefsaniisteklerinkırılması nın yorumu ile karşınızdayım. Eser, İmam Gazali'nin başyapıtı olan İhyau Ulumid-Din (Dini İlimlerin İhyası) adlı kitabının "Mühlikat" (Helak Eden Şeyler) bölümünden müstakil hale getirilmiştir. Kitapta temel olarak oburluk, şehvet, harama meyil gibi bedensel hazların insan ruhuna verdiği zararlardan bahsederek Müslümanlara sırat-ı müstakimi ve itidali göstermektedir. İtidal (denge ) İlkesine göre ne bedeni tamamen halsiz bırakacak kadar aç kalmalıyız ne de ibadete engel olacak kadar çok yemek yemeliyiz. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Açlık ve susuzlukla nefsinizle mücahede ediniz. Çünkü nefisle mücahede konusundaki mükâfat Allah'ın (cc) yolunda mücahede edenin mükâfatı gibidir. Öyle ki Allah'a (cc) açlık ve susuzluktan daha sevimli gelen bir amel yoktur.” Şehvet ve Arzulardan Sıyrılmak ilkesine göre karşı cinsle ilişkilerde ve dünyevi arzularda ifrattan (aşırılıktan) kaçınmanın, ruhun özgürleşmesi için şart olduğundan bahsedilir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: “Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. Ancak tevbe eden, inanan ve iyi iş yapanlar, onlar cennete girecekler ve hiç haksızlığa uğratılmayacaklardır.” (Meryem sûresi, 59-60)
Din
Nefsani İsteklerin Kırılmasıİmam Gazali · Sufi Kitap · 2024339 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kalpler ancak ALLAH'ı anmakla huzur bulur."
Puan vermedi·704 syf.·
2026 1. kitabı
Bazı kitaplar vardır; sadece okunmaz, insanın hayatına dokunur, düşüncelerini ve davranışlarını şekillendirir. Riyâzü's-sâlihîn de benim için böyle bir eser oldu. Okuduğum süre boyunca hem düşündüren hem de yer yer davranışlarımi sorgulamama vesile olan, manevi yönümü güçlendiren bir kitap olarak hafızamda yer etti. Kitap, Peygamber Efendimizin (s.av.) hadislerini çeşitli konu başlıkları altinda bir araya getirerek okuyucuya ahlâk, ibadet, sabır, tevbe, doğruluk, merhamet, güzel söz söyleme ve kul hakkı gibi pek çok konuda rehberlik etmektedir. Her bölümü, insanın kendisini sorgulamasına ve manevi açıdan gelişmesine yardımcı olacak hadislerden oluşmaktadır. Eseri okurken sadece bilgi edinmekle kalmıyor, aynı zamanda kalbinize hitap eden öğütlerle de karşılaşıyorsunuz. Beni en çok etkileyen yönlerinden biri, hadislerin günümüz hayatına da ışık tutması oldu. Huzur bulduğum, düşündüğüm ve kendime birçok ders çıkardığım muhteşem bir eser oldu. Sadece bir hadis kitabı değil, aynı zamanda insanın kalbine ve hayatına dokunan manevi bir rehber niteliğinde. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ahlâkını ve öğütlerini daha yakından tanımak isteyen herkese gönül rahatlığIyla tavsiye ederim.
Riyazü's-Salihin; Elçilerin Efendisinden Sözlerİmam Nevevi · Konevi Yayınları · 20134,324 okunma
BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır. Takasa bakıldığında alelade bir ticari mübadele gibi görünmektedir lakin insanın kadim, köklü, ahlaki ve ontolojik olanı (bronz süvariyi), cazip, hafif, ucuz ve muvakkat olan yeninin (parlak plastik leğenin) seküler şehvetine feda edişinin adıdır. Modern çağ zamanı çizgisel bir ilerleme olarak vazederken; yeni olanı "ileri ve iyi", eski olanı ise "geri ve değersiz" ilan eden habis bir cetvel icat etmiştir. Oysa bu cetvel fıtrata vurulmuş en büyük darbedir. Müellifin sorduğu o can alıcı sual: "İnsan, hakikatin sahibi midir, yoksa muhatabı mı?" sorusu işte bu tahlilin kelami mihverini oluşturur. Ehl-i Sünnet ve Cemaat akidesi sarahatle ilan eder ki: İnsan hakikatin vaz'edicisi, hâkimi ve sahibi olamaz ancak ve ancak aziz bir muhatabı olabilir. İnsanın şu dünyadaki şerefi, hakikati kendi hevasına göre eğip bükmesinde olamaz bilakis Allah Teala’nın kelamına ve fıtratın mizanına sadık bir muhatap olabilmesindedir. Müellif, eserinde Orta Çağ'ın döngüsel, ritüel ve ibadet merkezli zamanı ile büyüyen şehrin borç, vade, verimlilik ve hesap merkezli çizgisel tüccar zamanı arasındaki kavgayı derinlemesine analiz eder. Zaman daha ince bölündükçe emek ölçülebilir hale gelmiş; manastırın kolektif disiplin çanı nihayetinde modern fabrikanın sirenine ve günümüz dijital algoritmalarının saniyelerine evrilmiştir. Zaman artık bir tahakküm aracı olmuş tefekkür alanından çıkmıştır. İslam tasavvurunda zaman, alelade bir kronometre akışı veya paraya tahvil edilecek mekanik bir zemin değildir. Zaman, Allah Teala’nın insana lütfettiği en büyük ontolojik sermaye yani mukaddes VAKİTtir. Zaman asra kasem edilerek
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:03
Çok şükür ki sonunda kitabı bitirdim! Öncelikle 280 sayfalık bu kitabı bitirdiğim için kendimi tebrik ediyorum. Çünkü demagoji ile dolu bu kitabı okumak eziyet gibiydi. Şu ana kadar hiçbir kitap hakkında bu kadar sert bir yorum yapmamıştım ama bu çalışma bir istisna olacak gibi görünüyor. Çünkü birisinin görüşlerine katılmamak, onları eleştirmek ayrı bir şey iftiraya varacak çarpıtmalarla demagoji yapmak ayrı bir şey. Söz konusu eser bir de doktora tezi olduğu için bu durumdan daha da rahatsız oldum. Çünkü akademi dediğiniz yer kendi tezinizi akademik bir şekilde savunduğunuz veya eleştireceğiniz bir konuyu, kişiyi vb. delilleri ile beraber hakkaniyetli bir şekilde akademik olarak eleştirdiğiniz bir yerdir. Yazar ise 'bağlamcılar' diye isimlendirdiği bir grubu eleştirirken birçok kişiyi ve fikirlerini aynı kefeye koyup görüşlerine objektif ve geniş bir yer vermeden kendi ön kabulleri ile okuyucuya sunup sonra da acımasızca eleştiriyor. Kitapta bu duruma çok fazla rastlasak da en fazla dikkatimi çeken bir örnek üzerinden anlatmak istiyorum. 67. sayfada yazar diyor ki: ''Nitekim bunun sonucu olarak Cabiri Kur'an'ın sarih beyanlarına rağmen kimi çelişkili rivayetlerden yola çıkarak elimizdeki mushafta bazı ayet ve surelerin bulunmadığını iddia etmekte, hatta Hz. Osman dönemi Kur'an tedvini sırasında bazı yanlışların yapılmış olabileceğini söylemektedir.'' Öncelikle şunu söyleyelim ki söz konusu pasajda Cabiri'den hiçbir alıntı yapmadan kullandığı kaynakların çelişkili olduğunu söylemek akademik bir yaklaşım değildir. Kendi fikrini doğrudan okuyucuya genel geçer bir olgu gibi sunuyor. Bu zaten kitap boyunca çok gördüğümüz bir şey. İkinci olarak bu cümlenin dipnotunda belirtilen kaynak bende var ve daha önce okudum. Merak edip söz konusu sayfayı açıp baktım ve kesinlikle
Kuran Yorumunda Bağlamın SınırlayıcılığıMehmet Bağçivan · Diyanet İşleri Başkanlığı · 20221 okunma
Nefis Muhasebesi
8/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 07:05
Günahın cezası sadece ahirete kalmaz; insan işlediği her masiyetin (isyanın) bedelini henüz dünyadayken, kendi iç aleminde ve hayatının akışında ödemeye başlar. Ancak kalbi kararan insan bu bedellerin adını koyamaz.Mümin bir kimse günahlarını, üzerine düşmesinden korktuğu bir dağ gibi görür. Günahı hafife alan (fâcir) ise burnunun ucuna konmuş ve bir el hareketiyle uçacak bir sinek gibi görür." Kitap, okuyucuyu o "sinek" yanılgısından kurtarıp, ruhunu tehdit eden o dağın farkına varmaya çağırıyor. Tedavi olarak ise ümitsizliğe düşmek yerine, samimi bir iman tazelemesi ve nasuh (gönülden) bir tevbe ile kalbi yeniden parlatmayı öneriyor. Kitabın özellikle küçük günahların birikerek insanı nasıl kuşattığını anlattığı bölümler tam bir vicdan muhasebesi yaptırıyor.
Alıntı
Günahların Dünyadaki KarşılığıAhmed Ferid el-Mısri · Polen Yayınları · 201129 okunma