"Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, esir alın, kuşatın ve onları her geçit yerinde gözetleyin. Şayet tövbe ederler, namazlarını kılarlar ve zekâtlarını verirlerse artık onları serbest bırakın. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir." (Tevbe Suresi, 5)
Aklı başında olanın geçmiş günahlarına tevbe etmesi, âhirette kendisini kurtarıp saadete ulaştıracak şeyler üzerine düşünmesi, aşırı emelleri gemlemesi, zaman geçirmeden tevbe etmesi, Allah'ı zikretmesi, yasaklardan kaçınması, nefsine karşı direnmesi ve onun azgın arzularına boyun eğmemesi gerekir.
Nefis bir puttur, nefsine boyun eğen puta tapmış olur. Allah'a ihlâsla kul olanlar, sırf O'na kulluk etmeyi başaranlar, nefislerini yenen kimselerdir.
Allah'ın mescitlerini ancak, Allah'a ve o son güne inanmış olan, o (farz) namaz(lar)ı dosdoğru kılmış ve zekâtı vermiş olan, (kulların memnuniyetiyle Allâh'ın rızası karşılaştığında) Allâh'tan başkasın (ın kızmasın)dan da korkmayan kimseler imar eder...
Safvân bin Ümeyye'den (r.a.) şöyle demiştir: (Bir kere) biz Rasûlullah'ın (s.a.v.) yanında idik. Derken Amr bin Mürre geldi ve: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Allah şüphesiz benim ka-derimde musibet takdir etmiştir. Çünkü ben elimle tef çalmaktan başka hiç bir yolla rızıklanacağımı sanmıyorum. Bu nedenle hayâsızlık durumu olmaksızın şarkıcılık etmem için bana izin ver' dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): 'Sana izin vermem, bunda bir hayır, bir rıza yoktur. Yalan söyledin, ey Allah'ın düşmanı! Allah seni temiz ve helal şeylerle rızıklandırdı, sen ise (kendi iradenle) aziz ve celil olan Allah'ın rızkından sana helal kıldıkları yerine, Allah'ın rızkından sana haram kıldığı rızkı ihtiyar ettin. Eğer bu yasaklama hükmünü daha önce sana ulaştırmış olsaydım şimdi sana hak ettiğin cezayı verirdim. Kalk benim yanımdan ve Allah'a tevbe et. Bilmiş ol ki, bu yasağı duyduktan sonra (bu işi) yaparsan seni fena bir şekilde dövdüreceğim, ibret olarak senin başını saçların kestireceğim, seni aile fertlerinden uzaklaştırıp sürgün edeceğim ve senin (yağmaladığın malını) ganimet olarak Medine gençlerine helâl kılacağım' buyurdu.
Râvî demiştir ki: Peygamber'in (s.a.v.) bu buyruğundan sonra Amr öyle kötü ve rezil bir durumda kalktı ki bunun derecesini ancak Allah bilir. Amr, defolup gidince Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Bunlar âsilerdir. Bunlardan kim tevbe etmeden ölürse aziz ve celil olan Allah, onu kıyamet günü dünyada olduğu gibi muhannes (kadınlaşmış), çıplak ve insanlara karşı bir ince yaprakla olsun örtülmesi vaziyette haşredeçektir, ayağa kalktıkça yere yıkılacaktır.'