Bu kitap tam bir Oscar töreni, yıldızlar geçidi. Bu kadar çok ve bu kadar kaliteli tarihi karakterlerin bir araya geldiği ender eserlerden. Yazar da bu sorumluluğun altından fazlasıyla kalkmış. Ömer Hayyamın kitabının Titanik le battığını duymuştum. Bunun yanında Ömer Hayym, Nizamülmülk, Hassan Sabbah üçlüsünü duyunca ilk işim okumak oldu. Kitabın en önemli özelliği, bazı kesimlerin yerden yere vurduğu bu karakterlerin kendi ağzından savunmaları, davalarını anlatmaları. Hassan Sabbah ın dört nesil boyunca yaşayan Alamut kalesi ve ahalisi.Bilim adamı, şair ve büyük aşık Hayyam. Hassan Sabbah ın gençliği ve nasıl o hale geldiği. Türk tarihinin en büyük veziri Nizamülmülk. O güzelim Semerkant ve Türk şehirleri. Kitapta ayrıca 1900 lerin başındaki Osmablı dan da az çok bahsediyor ve o dönemde İran halkının demokratikleşme ve emparyalizm den kurtulma çabalarını anlatıyor. Selçuklu zamanında başlıyor, Titanic e kadar geliyorsunuz. Kitabın ordan oraya yolculuğu `Babil de ölüm, İstanbul da ask` ı hatırlattı. En kısa zamanda okumanız dileğiyle..