Herkesin görme yetisini yavaş yavaş yayılan bir sebeple kaybettiği bir toplum düşünün. Düşünüp hayal edebildiniz mi? Cevap evet ise hayal edebildiğinizi pek sanmıyorum. Zira kitabı okuduğunuz zaman bu kadarı da olmaz, olmamalı diyeceğiniz olaylarla karşılaşacaksınız. Görmek mi bizi medeni kılıyor? Kimsenin olmadığı anlarda kendimizle kaldığımız zaman kalabalıkta nasılsak öyle miyiz? Peki ya ciddi bir durum söz konusu olsa buna devam edebilecek miyiz? Bir solukta okuyacağınız bir romanı ertelememelisiniz.
İlk defa lise yıllarında okuduğum yıllar sonra da tekrar okumak istediğim bir kitaptır. Elime ilk aldığım an acaba tekrar okuyarak ilk okuduğum zamanlardaki aldığım hazzı, kafamda neredeyse karakterlerle beraber yaşıyor gibi canlanan betimlemeleri kaybeder miyim diye düşündüm. İlk okumanın yeri ayrı olsa da hala o küçük pencereli yerde beraber tutsaklık edip laleyi merak ettik. Sadece Siyah Lale tutkusuyla kalmayıp içinde hırsı, aşkı barındıran oldukça sürükleyici bir eserdir. Okuyunuz okutunuz sevgili okurlar.
Her yaşta okunması gereken kitaplarınız arasındaki yerini ayırmalısınız. Küçük bir kız çocuğunun sade bakış açısı karşında hayrete düşeceksiniz. Sade bakış açısı diyorum ancak bu sadelik basitlik olarak anlaşılmamalıdır. Asıl zor olan ve biz çocuk olmayanların yapamadığını, yapmakta ve görmekte zorlandığını kitap çok güzel anlatıyor.