1619 yılına ait Kuzey Bölgesi Ağır Ceza Mahkemesi kayıtlarında Weyward soyadıyla ilgili bir sonuç var. Altha Weyward, yirmi bir yaşında, cadılıkla suçlanmış ve Lancaster Kalesi’nde yargılanmış.
Hırsız olmaya diyerek çıkıp katil olarak dönmek…
Kitabın başkahramanı Rodion Romanoviç, başka bir şehirde tek başına yaşamakta olan hukuk fakültesi öğrencisidir. Annesi ve kız kardeşinden ayrı başka bir şehirde yaşamını devam ettirmektedir. Yaşadığı maddi zorluklar sebebiyle eğitim hayatına ara vermiş annesinden gelecek parayı bekleyene kadar da değerli gördüğü eşyalarını rehin vererek hayat mücadelesi vermektedir.
Annesiyle mektuplaşan Rodion, kız kardeşinin servetli bir beyefendiyle evleneceğini -sevmediği halde- öğrenmesi Rodion’u bir şeyler yapmaya zorlayan son damlalar olur. Kendisine hakim olamaz belki de içinde karar vermiştir o an’da.
Savaştığı hayat mücadelesinde iç savaşı çok yoğun ve stresli geçtiği gibi hastalıklı bir döneme de zemin hazırlamıştır. Cinayeti işlemeye kafasına koyduğu gün eşyalarını verdiği zengin kadını öldürmesiyle beraber hayatının dönüm noktasını yaşamaya başlar ve o noktadan sonra işler pek de rayında gitmemeye başlar.
Rodion hırsızlık yapmaya kendini alıştırdığında kendisini birden katil olarak yakalamıştır ve bu durumu idrak edip bir şeyleri en az zararla düzeltmeye çalışsa da işler hiç öyle gitmemiştir. Çünkü gittiği yolda bataklığa sapmış ve çıkmak için debelendiğiyle kalmıştır ki iki cinayet işleyerek kaçınılmaz bir sona girmiştir.
Rodion makalesinde insanları 2’ye ayırdığını; sıradan insanlar ve olağanüstü insanlar olduğunu söyler. Ona göre sıradan olmak, otoriteye boyun eğen insanlardır. Olağanüstü insanların suç işlemeye hakkı vardır. Konuya farklı bakış açısı getiren Rodion aslında kendisini bir kalıbın içine uyarlamaya ve bulunduğu durumu, çektiği zorluklara karşı bir direniş sağlamaya çalışmaktadır.
Suç işlerken iyi bir şey yapmak (!). Fakat Rodion’u iç savaşında yaşadığı fiziksel yorgunluklar, psikolojik bunalmalar ve içinde