Biraz sonra odunların ortasında bir kütüğe bağlayacakları ve ateşe verecekleri genç kadın, dostum Mina cadı değildi. Akıllı hem de çok akıllı bir bilim insanıydı. Hastalıklara çare olan usta bir şifacıydı. Böyle toplumlarda kadınların akıllı olması her türlü acayiplikten daha tehlikeli. Çünkü böylesi adamlar akıllarının ermediği her şeyden korkar ve korkularını ateşe vermek isterler.
O zaman da boğa yılanlarından, balta girmemiş ormanlardan, yıldızlardan söz etmez,ona ayak uydurdum;briçten,golften,politikadan,kravattan söz ederdim.O da, "aman ne akıllı adam tanıdım," diye sevinirdi.
"Ama talih, benim.Yolumu da bir tek ben çizerim.O yüzden ayağım kopsa da başım önüme düşse de veya bir timsah şu an beni ensemden yakalamış olsada bırakmayacağım.Bu limanı kaybetmek için bulmadım ben."