Sonunda beni hıçkıra hıçkıra ağlatan bu esere gelin birlikte bi göz atalım.
Roman 19. Yüzyıl Rusya’sının feodal sistemden modern sisteme geçmeye hazırlandığı sancılı dönemin duygusal ve düşünsel boyutunu çok güzel kaleme almış. Öyle ki sadece Rusya özelinde değil tüm dünyada ülkeler, tarihlerinde buna benzer sancılı dönemlerden geçmiş, geçiyor ve geçmeye de devam edecek o yüzden bundan kaç yıl sonra olursa olsun okuyan herkesin karakterler içinde kendinden bir parça bulabileceğini düşünüyorum. Dili sade, betimlemeleri oldukça güçlü, akıcı, sıkmayan ve karakterlerin düşünce ve duygu dünyasına son derece güzel ayna olmuş bi kalemi var yazarın.
Kitapta ana karakterler Bazarov, Arkadiy, Nikolay Petroviç, Pavel Petroviç olarak iki genç ve iki yaşlıdan oluşur.
Karakterleri tanıyalım,
Bazarov, nihilizmin henüz tam oturmadığı o dönemde nihilizmin öncülerindendir (Nihilizm: Toplumda yer etmiş ahlaki, dini, toplumsal kuralların temelsiz olduğunu ve değeri olmadığını savunan felsefi görüş.) Doğa bilimi ve Tıpla ilgilenen (Tıpa da inanmayan) karakterimizdir. Arkadiy’in ise akıl hocası ve dostudur. Romantizm, duygusallık, toplumsal sınıf ve aşk başta olmak üzere toplum tarafından kabul gören ne varsa patavatsızca ve umursamazca eleştiren bi karakterdir.
Arkadiy, Bazarovun etkisi altında kalmış ancak felsefi görüşünü henüz tam olarak kendinde oturtamamış bi gençtir. Yani araftadır. Babası Nikolay ve amcası Pavel’in ziyaretine giderken Bazarovu yanında götürmesiyle başlıyor her şey.
Nikolay Petroviç, Arkadiy’in babasıdır. Çiftlik sahibidir. Eski değerleri temsil eder. Oğluna oldukça düşkün ve aralarındaki kuşak çatışmasını gördükçe bu konuda oldukça üzülen ve kendini eksik, eski kafalı olarak kabul edecek olan karakter.
Pavel Petroviç, Arkadiy’in amcası Nikolay’ın
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Bu kitabı sadece haklı çıkmak nasıl o kadar kısa olarak anlatılmış olabilir diye merakımdan okudum. Öncelikle içinde içeren bazı hileler etik kaygıdan oldukça uzak diyebiliriz. Ama aslında her ne kadar içindeki “hile”leri eleştirsek de yanlış da bulsak hiç farkında olmadan insan beyni bunu kendiliğinden yapıyor. Okuduğumda “Nasıl ya? Tartışma içerisindeki kendi hareketlerimi not alıp yazsam ancak bu kadar olur” dedirtebiliyor insana ve bunu dedirttiği taktiklerde oldukça eğlendim. Bunları söylerken yeni ve farklı bakış açıları kazandığım kısımları olduğunu da söylemeden geçemem tabii. Kitabı okuduktan sonra çoğunda farkındalık kazandırıyor. Sırf bu farkındalığı kazanmak için bile okunabilir. Peki okumak şart mıdır, diye sorarsanız eğer sıklıkla haklıyken bile haksız konumuna düşüyorsanız kesinlikle evet diyebilirim.
Haklı Çıkma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 20243,658 okunma
Fin ulusunun destansı bir dayanışmayla ülkeyi sefaletten nasıl kurtardıklarını anlatan muhteşem bir eser..
Tek kelimeyle BA YIL DIM.. Bir sefer okumakla yetinilebilecek bi kitap olduğunu düşünmüyorum.
Kitabı satın almamda Atatürk'ün okullarda okutulmaya değer görmesi baş etken oldu. Ben küçük notlar alarak okudum size de yavaş yavaş ve sindire sindire anlayarak okumanızı tavsiye ederim..
19. yy aşkları beni hep cezbetmiştir. Şüphesiz bu da onlardan biriydi.. Aslında kaderlerine zincirlenen iki aşıktan ziyade zamanın şartlarına ve kurallarına tutsak iki aşık desek çok daha doğru olabilir.
19. yy New York'u o kadar güzel kaleme alınmış ki kitabı okuduğum anlarda kendimi o döneme ait hissettim.
Kitapla ilgili tek hayal kırıklığım son birkaç bölümü oldu.. Kötü değil kesinlikle ama beklentim daha farklıydı diyebilirim. Her şeye rağmen okumaktan fazlasıyla keyif aldığım bi eserdi.
Hayata, insanlara ve olaylara bakış açımı az da olsa değiştirdi. "Enerji" muhabbetine zırvalık diyordum ama kitaptakileri uyguladığımda yazarın haklı olduğunu gördüm.