instagram.com/onurbuyu
•Takip edeni takip etmiyorum,
•Gereksiz mesajlara (reklam, bağlam dışı konular vb.) yanıt vermiyorum,
•En az 20 müşterek kitap okumamışsak, (bu platform özelinde) konuşacak bi’şeyimiz yoktur.
Bir şeyi gerçekten bilmek, onu nedenleriyle bilmek demektir. Bir şeyi arzuladığınızda, bir tercih yaptığınızda sizi bu tercihe iten gerçek nedenleri ya da şunu değil de diğerini arzulamanızı sağlayan gerçek güdüleri bilmezsiniz. Ancak hiçbir şey nedensiz değildir.
Her şey belirlidir. Tam anlamıyla özgür bir karar hiçbir yerde görülmemiştir. Bir göz yanılmasından, seraptan, kuruntudan ibarettir. Seçimlerinizin nedeni gerçekte özgürlüğünüzse, bu özgürlük de... kendi kendinin nedeni olmalı! İşte bu imkânsız.
Seçimlerinizin ve kararlarınızın nedenleri doğal, ahlaki ya da siyasi olabilir... fakat size karar verdirten nedenleri bilmiyor, bu cehaletten ötürü özgür olduğunuzu düşünüyorsunuz! Düşünün ki sarhoş bir adam söylememesi gereken sırlarını açık ediyor.
Alkol çenesini düşürüyor ama bunun farkına varmadığından, sırlarını açmaya özgür iradesiyle kendisinin karar verdiğini sanıyor. Ya da anne sütü isteyen bir çocuk düşünün. Bedeni kaçınılmaz olarak bunu arzuluyor ancak çocuğun bu konuda bir fikri yok ve süt içme seçiminin özgürlüğünün bir sonucu olarak kendisine ait olduğunu sanıyor. Hiçbir şey özgür değildir ancak biz özgür olduğumuzu sanırız!
Bir uçak yolculuğunda tanışan çift yine bir uçak yolculuğu sırasında ayrılırlar...
İlişkileri başlatan şeylerle bitiren şeyler çoğunlukla aynıdır. Başta sevilen gerekçeler sonunda tahammül edilemeyen gerekçelere dönüşür. Bu başlangıç ve son arasındaki yaşantılar ise bazan tutku, bazan heyecan, oldukça gülme ve kızgınlıkla, telafi edici davranışlar ve tahammülsüzlüklerle doldurulur. Sonra taraflardan biri gider ve kalanı uzun bazan çok uzun bir yas süreci bekler. İnkar, öfke, depresyon derken kişi kabulleniş aşamasına varır. Bir müddet boşlukla, bir daha olmazlarla devam etse de günün birinde yeniden aynı yola koyulur. Bu da böyle bir hikaye, herkese tanıdık.
Kişi partnerini nasıl, neye göre seçer? Bağlanma stilleri, kişinin ilişki içindeki tutumlarını belirlerken seçim daha derinlerde yatan gerekçelere dayanır. Aldığın yara yeni bir yara değil diyordu biri, kim hatırlamıyorum, belki ben demişimdir. Tam da o ilk anda, bir anda beliren tanıdıklık hissi ipuçlarını verir bize aslında. Tanıdık olduğun kim? Kişi çok önceden -elbette bebeklik/çocukluk dönemi- bildiği bir senaryonun telafisine gitmeye çalışır ve çaresiz aynı acıyı tekrar yaşantılar. Sistematik bir olumsuz yaşantı döngüsüne sıkışıp kalır. Seçim bir aşk mı bir yaranın beyhude telafi gayreti mi? Bilmek gerek.
Böyle olmak zorunda değil ama bu döngüyü kırmak öyle düşünüldüğü kadar kolay da değil. Uzun ve acılı bir yolculuğu gerekli kılar çoğu zaman. Ancak yanmayı göze alanlar tekrar doğabilirler, Simurg misali..
Aşk ÜzerineAlain de Botton · Everest Yayınları · 20242,093 okunma