Bilim hakkında -özellikle fizik- çok fazla bilgi içeriyor. Bu bilgiler genel olarak savunduğu düşüncenin kanıtları niteliğinde. Bana çok şey katan bir kitap, tavsiye ederim.
Bazı tavsiyeler:
- Dünya yazarak değişmez. Kaleminin ucuyla evrende dalgalanma yapamazsın. Eğer muhattabın zeki değilse, yazmak hüner değil işkencedir.
- Her eleştiriyi kaale alma. Çünkü bazıları okumadan eleştirirler. Bunlara inat yazmaya devam et, vaktini harcama. Eleştiri yazarın mazotudur.
-"Çok okunmak benim amacım değil." cümlesini kullanma. Okunmak istemiyorsan neden sürekli yazıyorsun?
-Yazdıklarına güvenme, onları titiz bir okur edesıyla incele, hatalarını düzelt. Kimse saldırmadan gardını al.
Bu ve bunun gibi daha bir çok tavsiye var, birikim ve tecrübe var. Sayın Ahmet Ay´a teşekkür ediyorum.
Mani, şüphe duydu. Ama elçi olmanın hakkını verdi. Bir kaderi vardı. İnsani yönünü gösteriyordu. Götürmek istediği yol umutla doluydu ve umut, hayalleri yaratan olgudur. Bu, insanları mest etti, çünkü o yalancı değildi.
İsyankardı. Hayır yaratıcıya değil, yaratılanlara...Ama imtihanı olsa gerek, isyanını susarak haykırdı.
Fakat sonunda, doğruyu sızdıran her fani gibi işkence edildi, öldürüldü.
Stefan Zweig`ın okuduğum ilk eseridir. Bir kitap fuarında biri önermişti, iyi ki de önermiş.
Üslubu genel olarak akıcı ama ruh tasvirleri ön planda hatta bazen ruh tasvirleri sebebiyle konudan kopabiliyorsunuz. Hofmiller`in Edith`e karşı olan acıma duygusu, sorumluluk hissi... O kadar güzel aktarılmış ki... O iki türlü acıma duygusunun tehlikeli olanını seçmişti Hofmiller.
Psikolojik bir roman. Bir davranışın nedenleri ve sonuçları roman haline getirilerek anlatılmış gibi, tavsiye ederim.