Kübra

Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Evren kaostan ve entropiden besleniyordu. Temel termodinamik. Belki varoluşun temelinde de bu vardı. Önce işini kaybedersin, sonra arkası gelir. Rüzgar ağaçların arasında fısıldıyordu. Yağmur başladı. Nora içinde her şeyin daha da kötüye gideceğine dair derin bir hisle sığınacağı gazete bayisine yürümeye başladı.
“…Ne bileyim, mesela on dört yaşındayken? Ne olmayı hayal ediyordun?” “On dört yaşında mı? Yüzücü” “Neden olmadı?” Nora özet geçiverdi. “Üstümde çok baskı vardı.” “Bizi yaratan şey baskıdır ama. İlk başta kömürsündür, basınç sayesinde elmas olursun.” Nora, Neil’in elmas hakkındaki yanlışını düzeltmedi. Kömürün de elmasın da karbon olduğunu ama kömürün hiçbir basınç altında elmasa dönüşemeyecek kadar katışıklı karbon olduğunu söylemedi. Bilimsel olarak kömürseniz kömür kalırdınız. Belki de hayattan alınması gereken esas ders buydu.
İnsan böyle bir atla, şarkı mırıldana mırıldana tek başına gitse ne kadar hoş olurdu. İnsan yalnız olunca neler neler düşünür.. Gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını… O pek geride kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilmez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.