"Maske ne tamamen doğru ne de yanlış. Doğru cevap her durumda illaki cevabın tümü olacak diye bir şey yok." (sayfa: 215)
Acaba kitap, karakterin karısının kısa ve yıkıcı mektubuyla bitseydi nasıl olurdu? O mektuba kadar karakterlerle yakınlaşmaktan çok, ondan gittikçe uzaklaşmıştım ve mektupla birlikte "Hah evet, işte tam da bu" demiştim, karakterin bazı rahatsız edici fikirlerine bir tokattı çünkü. Ama son kısımda anlatılan film de çok etkileyiciydi (Gerçek bir film acaba, kitapta geçen Türkçe adını yazdım ama bulamadım ben :/ Sinefil'nt hissediyor ), finali de fena değildi. Belki bunlar mektubun öncesine alınıp final yine de kadının bence aşırı haklı sözleriyle yapılabilirdi, son sözün ona bırakılmasını isterdim. Sonuç olarak maskeler, benlikler, kimlikler üzerine bayağı düşünen ve bazen beni de düşündürten, yer yer kitabın kendi beyin fırtınasına kaybolmuş olsam ve karakterin kadınlar hakkında kendini bu konuda aşmış adam sanan atıp tutuşları, kurduğu hastalıklı fantezilerle büyük göz devirmeler yaşamış olsam da nihai olarak verim aldığım bir okuma oldu. 1966'daki film uyarlamasına da bakacağım.