Şu minicik kitapta ne çok şey var. Annelik, cehalet, pişmanlık, çevre kirliliği, gerilim, gizem, hüzün... Hepsi aynı anda, aynı olay çerçevesinde, hatta neredeyse aynı karakter üzerinden ama epeyce ustalıkla, hiç "bunca şey çorba olmuş" hissi vermeden, usul usul anlatılmış, hem de alışılmadık bir yazım tarzıyla, diyalog (ya da monolog?) şeklinde. İşte bu iyi edebiyattır bence, altı çizilecek, tekrar tekrar okunacak cümle neredeyse hiç yok ama hissi, atmosferi, etkisi nasıl kuvvetli, anlatmak istediği şeyi nasıl güzel anlatıyor. Mesajları kafana fırlatmadan ne güzel veriyor bir de. Ekolojik dengesizlik bile en çok hayvanlara, kadınlara ve çocuklara zarar veriyor kurguda, ne acı! Ve biz paranormal şeylerden korkarken en büyük zararı da kendimizden, insanlardan görüyoruz. Ayh kitabı çok sevdim, Dream Fever adıyla 2021 yapımı bir uyarlaması da varmış, onu da izleyeceğim.