betül

Azımsanmayacak kadar ölmüşüm! Azımsanamayacak denli ölüyüm!
Edebiyat-Düşünce
Yeryüzünün tüm bağırsakları uzunluğunca umutsuzluğumuz içerde labirentin karmaşıklığı boyunca katlanan bir saldırma ve saldırılma korku­ su. Çıkış yolu mu? Arka pencere hangi gezegene açılır? Baktığı yer yakın bir beyaz duvarı kısaltıl mış uzunluk...
Edebiyat-Düşünce
KAGAN "Hayat yine de üzülmeye değer!" NİLGÜN "Hayatın neresinden dönülse kardır!"
Edebiyat-Düşünce
Ölüm, yaşayabilmek için sonsuzca kaçındığı­mız, ama sözcükleri yaşatabilmek için kucak açtığımız...
İnsan ve Duygular
Bir yaşamın bir düşe eklemnesiyle bir düşün yaşamdan çıkarılmasının hiç bir ayrımı yok. DilsiZ -şarkıcıları düşünüyorum da öylesine kendilerini kendi yağlarında kavuran varlıklar! Bıçaksız bıçak­ lıları, çölsüz çöllüleri, kumsuz kumluları... Çocu­ğun ilk hecesi: Acı, sonraki çift hece: Doyum. Yanıl­ sama. Yanılsama Bir de körler var kuşkusuz, kuşsuz. Hep karanlıkta düşünürler. Yürekler- Öterler, cakırdarlar... Bağırıyorlar: "İki gözlerim görmüyorlar" "İki gözlerim kör oldu­lar". Acının ilk pazarı bitimsiz yer sarsıntısı Dönüşsüz ve yaygın... Bu sarsıntıda ruha hiç bir pen­cere açılamaz, sökülen yerinden edilmeye çalışılan gölgelere, göllere! Göt-laleleri bu güzellikler! Nedir bu rezillikler?
Düşünce