betül

Kendiyle dost olmanın teşvik ettiği ikinci nokta, kendine dikkat etmektir. Benlik, başka birisinin meselesi değil, be­ nim birlikte yaşamam gereken bir şeydir, günün 24 saati, yı­ lın 365 günü, son nefesime kadar. Başka herkes benim (ken­ disinin değil) Ben'imle ilişkisinde bir mola verebilir, ben ve­ remem. Başka herkes, benim bir sorunum olduğunda "Benim sorunum değil," diyebilir. Ben diyemem. Benim içim­ de ve benimle ilgili olan her şey demektir benlik ve onu iyi de olsa kötü de olsa bana ait bir şey olarak görmem gerekir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendiyle dost olan ise, kendine yönelmekle, aslında baş­ kalarına daha rahat yaklaşabilmeyi ve onlar için var olmayı kolaylaştırmayı hedef alır. Sürekli kendine bakmak, sürek­li kendisinden bahsetmek istemez. Dar Ego'sunu geniş bir Ben'e dönüştürmeyi ister. Bunun gereği, hep biraz kendin­ den başka şeylere de bakabilmektedir, sırf ahlaki bir buyruk olduğu için değil, bakışı genişletmek insanın kendi hayatı­ nın anlamını da zenginleştireceği için. Kendiyle dost olan kişinin, ötekilere zaruretten değil, insanlardan sevinç duy­duğu için yöneldiği, onlarla samimiyetle ilgilendiği hissedi­lir.
Kendiyle dost olma fikri, kendini bitmiş tükenmiş hisse­ den herkesi yüreklendirebilir. Benlikleri bir yaraya dönüş­ müş, başkalan tarafından, hayat tarafından, kötü şartlar ta­rafından kırılmış olanlara merhem olabilir. Kendiyle dostlu­ğu kuvvetlendirmek, kendileriyle kendi başlanna baş etmek zorunda olan ve bunu değiştiremeyen veya değiştirmek iste­meyenlere bir bakış açısı kazandırabilir. En nihayet, kendin­ den feragat etmekten ve yükümlülüklerini yerine getirmek­ ten başka bir şey öğrenmemiş insanlara da yardımı dokuna­ bilir; abartılı bir öz sevginin tehlikelerine kapılmadan ken­dileriyle meşgul olabilmek, hayatlannı kurtaran bir şey ola­ bilir onlar için.
Kitap Alıntısı

betül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·84 syf.·
2023 35. kitabı
Jean-Louis Fournier
7.9/10 · 5,2bin okunma
Babam kirk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım. Onu daha iyi tammamış olmaktan dolayı üzgünüm. Bundan dolayı ona kızgın degilim. Şimdi büyüdüm, yaşamın zor oldugunu biliyorum ve hayati daha Dayanılır kılmak için "kötü" yollara başvuran kimi daha hassas insan­lara kızmamak gerektigini de.
Kitap Alıntısı