Gazetelerde yazilar yer aldi. "Bir filantrop aramızdan ayrılıyor" başlıklı bir yazı hatırlıyorum .
Babamın doktor oldugunu biliyordum ama bir filantrop oldugunu bilmiyordum.
Gidip sözlüğe
baktım: "Kendini bütün insanları sevmeye adamış kimse" demekmiş.
Acaba daha büyüyüp adam olmamış mıydım?
Bir keresinde babamın Marignan Savaşı'nın tarihini sordu gunu, Yves-Marie'nin dalgasına , bir Peugeot modeli gibi "203" cevabını verdigini, babamın da aferin dedigini hatırlıyorum . Ben biraz düşündükten sonra 1515 oldugunu hatırladım ve "1515" dedim.
Babam yine de paraları Yves-Marie'ye vermişti. Adil degildi, çünkü Marignan Savaş o 203'te degil 1515'te olmuştu, tarih kitabından kontrol etmiştim.
itiraz etmiştim ve babam bana "Sen hiçbir zaman memnun degilsin" demişti
Oyle ya da boyle, Yves-Marie babamm bir tanesiydi.
İnsanın acısına inandım. Kimse diz çökmesin, dedim. Yazdım. Sözlerim insandan acıydı. Dünyanın bütün harflerini okudum. Önce anladım. Sonra anlamadım. İnsan sonsuzdu. Zaman sonsuzdu. Ölüm sonsuzdu. Üç sonsuzluk içinde sevdim. Acı inceldi, güzelleşti. Dünyaya inandım. Sözler içimde büyüdü, büyüdü. Yalnızlık oldu. Yazdım. Önce kalabalık oldu, sonra yine yalnızlık. Ölümden önce bir iş gelmedi elimden.