Düşün ki, insanın kalbine gelen şeylerin bile bir çoğunu tanımlamak, betimlemek mümkün olmuyor. Böyleyken, kalpten geçmesi mümkün olmayan, kalbin bulunduğu dünyanın dışında ve bu dünyada bulunanların eşi ve benzeri olmadığı şeyleri tanımlamak, nasıl mümkün olabilir?
Kariyerimdeki iniş çıkışlara, talihe ve talihsizliğe şükrediyorum. Kendi karakterime, meziyetlerime, hatalarıma, kusurlarıma şükrediyorum. Hem bana verildiği biçimiyle hem de kaderin onu dönüştürdüğü biçimiyle benliğimi seviyorum.
Hissettiklerimize dair şeffaf olacağımıza karar verdiğimizde, özlemini duyduğumuz tek ödülün, söz konusu durumun ne gösterdiği fark etmeksizin, cesaret hissi olduğunu anlarız.
Ruhumuzun bilgeliğini artıran, düşüncelerimizi dile getiren, bildiklerimizden bahseden, içimizde neysek o olmamıza izin veren ruhlarla yaptığımız az sayıda sohbeti hafızamızda ışıklarla işaretleriz.