“ Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... ”
Ama bir yerden bir kez kalkıp,
yönü tutturup, yükü sırtlayıp,
yola çıkan kişi, artık,
dursa, hatta yerleşse bile bir yerde,
hep hazırdır artık,
yola da, yöne de, yüke de...
Öyleyse önemli olan,
bir yerde bulunmak değil,
bulunduğu yerin bilincinde olmaktır;
aynı şekilde, yolda olmak değil,
yürüdüğü yolun bilincinde olmak...
Yer de, yön de, yol da,
bilinçtir.
Belirli bir yere varan kişi
-ki varmak’ hep görecelidir-
geride bıraktığı, katettiği yolu da
unutmamalıdır- yoluna o yönü veren,
terkettiği eski yerini de...