annemin birbiri ardına sıraladığı bu “sonralar” bana aşağılara, derinlere inen, beni ondan uzaklaştırıp, karanlıklara, yalnızlığa sürükleyen bir merdiven gibi gözüktü. bu hiç hoşuma gitmemişti. anneme “lütfen evlenme, ben sana bakarım,” demeyi çok istiyordum, ama söyleyemedim.
yıllar geçtikçe, sefalet ve kıtlık içindeki rus halkının, kederi kendilerine eğlence yaptıklarını, çocuklar gibi hep onunla meşgul olduklarını ve böylelikle mutsuz olmanın pek de sıkıntı vermediğini anladım. sonu gelmeyen bayramsız günlerde, keder bayram, yangın ise eğlence oluyordu onlar için.