madem mathieu, topunu almasına yardım edemeyeceğimiz bir yere gitti; madem thomas, kafası daha da dumanlı biçimde hala dünyada, size yine de bir kitap hediye edeceğim. sizin için yazdığım kitabı. unutulmamanız için, engelli kartı üzerinde sadece bir fotoğraf olarak kalmamanız için. hiçbir zaman dile getirmediklerimi yazmak için. belki de çektiğim acıları. çok iyi bir baba olmadım. çoğu kez size katlanamıyordum, sizi sevmek zordu. size peygamber sabrı göstermek gerekiyordu, ben de peygamber değilim. beraber mutlu olamadığımızdan pişmanlık duyduğumu söylemek ve belki de başarısız bir baba olduğum için sizden özür dilemek için.
– çuvaldızı kendine iğneyi başkasına batırmalıdır, atasözünü söyleyen hakkında fikriniz nedir?
– söyleyen pek kurnazmış, efendim...
– neden?
– çünkü bu nasihatiyle kendini “başkası” makamında bulundurup, çuvaldızı âleme batırtarak iğneyi kendine çevirmek istiyor.