Puan vermedi·88 syf.··
2026 29. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:12
Yazarın diğer kitabını okumadım ancak bu kitabında biraz muhafazakar bir hava sezdim. Sık sık kutsal topraklara yürümenin üzerinde durmuş. Bana üslubu biraz snob geldi ama bu şahsi görüşüm tabii. Maalesef bu kitabı okumak bitirmek için okudum
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,567 okunma
6/10
·88 syf.··
2026 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:45
Henry David Thoreau’nun Yürümek adlı eseri, ilk bakışta doğa yürüyüşleri üzerine yazılmış bir deneme gibi görünse de aslında insanın özgürlük arayışını ve doğayla kurduğu bağı sorgulayan derin bir düşünce metni olarak öne çıkıyor. Yazar, yürümeyi yalnızca fiziksel bir hareket olarak değil, insanın kendi özüne ulaşmasını sağlayan ruhsal bir yolculuk olarak ele alıyor. Doğanın insan üzerindeki dönüştürücü etkisini güçlü örneklerle anlatıyor. Eserde medeniyet ile doğa arasındaki gerilim dikkat çekiyor. Thoreau, şehir yaşamının ve modern dünyanın insanı doğasından uzaklaştırdığını savunuyor, buna karşılık ormanların, bataklıkların ve el değmemiş alanların insan ruhunu beslediğini düşünüyor. Özellikle “Yabanıllık dünyanın korunmasıdır” düşüncesi kitabın temel mesajını oluşturuyor ve okuru doğaya farklı bir gözle bakmaya yönlendiriyor. Kitabın dikkat çekici yönlerinden biri de özgürlük kavramını doğa üzerinden tartışıyor olmasıdır. Yazar, insanların koyduğu sınırların ve kuralların karşısına doğanın sınırsızlığını koyuyor. Batı yönünü yalnızca coğrafi bir yön olarak değil, geleceğin, keşfin ve yenilenmenin sembolü olarak yorumluyor. Bu yaklaşım esere felsefi bir derinlik kazandırıyor.
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,567 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yürümenin Felsefesi: Yavaşla, Yol Senden İncinmesin
8/10
·191 syf.·
2026 177. kitabı
Raylar pas içindeydi. Demir, yılların sessizliğiyle renk değiştirmiş, kahverengiye çalan bir yorgunlukla toprağa karışmıştı. Traverslerin arasından çıkan otlar bu hattın artık bir ulaşım değil, bir unutulma alanı olduğunu gösteriyordu. Bir zamanlar hızın ve düzenin simgesi olan bu çizgi şimdi doğanın sabrına teslim olmuştu. Sağ tarafta eski bir istasyon binası duruyordu. Çatısı kısmen çökmüş, camları kırılmıştı. İçeride bir zamanlar bekleyen insanların varlığı artık sadece boşluk olarak hissediliyordu. Biraz ileride tünel ağzı görünüyordu. Karanlık, gündüzü bile içine çekiyordu. Ben, Ravi, Hiç ve Münzevi rayların üzerine adım attık. Buraya Frédéric Gros Yürümenin Felsefesi kitabını konuşmak için gelmiştik. Ama daha ilk adımda anlaşılan, bu yol sadece kitabı anlatmayacaktı, kitabı değiştirecekti. İlk soruyu ben sordum. “Gros yürümeyi neden bir ulaşım biçimi olarak değil de bir düşünme biçimi olarak ele alıyor?” Ravi kısa bir süre raylara baktı. “Çünkü ulaşım hızla ilgilidir. Ama düşünme hızla değil, ritimle ilgilidir. Kitap boyunca gördüğümüz şey modern insan sürekli varmak istiyor. Yürüyen insan ise bazen varmak istemiyor. Sadece kalmak, görmek, değişmek istiyor. Bu yüzden yürüyüş bir araç değil, bir durum.” Hiç hemen araya girdi. “Ama bu fazla idealize değil mi? Sonuçta yürümek de bir eylem. İnsan yürüyerek yine bir yere gidiyor.” Münzevi bakışını raylardan kaldırmadan konuştu. “Gidiyor ama mesele orası değil. Mesele, giderken ne kaybettiğin. Tren rayları bize bunu gösteriyor. Ray üzerinde hareket eden şey özgür değil, sadece güçlüdür. Yürüyen insan ise güçlü değil ama yön değiştirebilir.” Bir süre sessizlik oldu. Rayların sesi yoktu ama sanki geçmişten bir titreşim kalmıştı. Ben ikinci soruya geçtim. “Kitapta Nietzsche neden bu kadar önemli bir yer tutuyor?” Ravi cevap
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Yoruldum
Puan vermedi·160 syf.·
2026 2. kitabı
David Le Breton’un “Hayatı Yürümek”’teki bu muazzam tespiti, insan ruhunun ironisini çok güzel özetliyor; ama metindeki o "idealist" ve keşif dolu arayış, 60 yıllık hüsrânın ve o amansız, kabuk bağlamış olgunlaşmanın süzgecinden geçince; ortaya romantizmden ziyâde, bedeli çok ağır ödenmiş bir "eve dönüş" şiiri çıkıyor! Varoluş sevgisinin, kırılan beklentiler ve amansız bir olgunlaşma neticesinde keskin bir hınca, hattâ sinsi bir nefrete dönüşmesi, bendeki trajik-felsefi zirveden sonsuz bir düşüşe yol açıyor. Cioranvârî bir karanlık, Le Breton’un o adımlarına eşlik ettiğinde ortaya çıkan manzara çok daha sert ve sarsıcı oluyor. "Sevgiden süzülen nefretin" ve hüsrânın damarlarımda artan dozunu hissediyorum artık. Bir dönem peşinden koştuğum Thoreau’ya çok kırgınım çok… Breton'a Cevap Otuz Metrelik İllüzyon Altmış yıl boyunca bu yeryüzünü delice sevmenin bedeli, Amansız bir hınca, sinsi bir nefrete teslim etmekmiş kalbi. İthaka bir vahâ değil, açık denizlerde kurulan bir tezgâhmış meğer; Vâroluşa duyduğum o kör aşk, kendi cellâdını beslemiş içimde. Evimin iki adım ötesindeki o nehir, yanı başımdaki o sağır tepe... Her şey buradaymış; ama bunu bilmek için dünyâyı yakmak gerekmiş. O "içsel manyetizma" dedikleri, bizi hayâta çağıran o şefkâtli arzu, Şimdi
Duygu ve Düşünce
Hayatı YürümekDavid Le Breton · Sel Yayıncılık · 202377 okunma
Yürümenin Felsefesi /İnceleme/
Puan vermedi·191 syf.·
2026 68. kitabı
Modern dünya bizi her saniye biraz daha köşeye sıkıştırıp durmaksızın üretmeye ve tüketmeye zorlarken, Frederic Gros elimize süslü bir harita değil, o gürültülü çarkların arasından sıyrılıp gidebileceğimiz hakiki bir özgürlük bileti tutuşturuyor Yürümenin Felsefesi’nde. Kitabın içine adım attığınız an, spor salonlarının o performans çılgınlığı kokan yapay havasından ya da turistik rehberlerin süslü rotalarından çok uzakta buluyorsunuz kendinizi; yazar sizi insanın yeryüzüyle kurabileceği o en eski, en filtresiz ve en dürüst bağla baş başa bırakıyor. Gros’un metindeki en büyük mahareti; yürümeyi sadece ayakların ritmik bir hareketi olarak görmeyip; Nietzsche’den Rousseau’ya, Thoreau’dan Rimbaud’ya kadar tarihin o sınırları zorlayan dâhilerinin adımlarına eşlik ederek, yavaşlamanın düşünceyi nasıl kamçıladığını fısıldaması. Eser bir olay örgüsüne sırtını dayamadığı için, okurken bir sonraki sayfada ne olacağının değil, o an içinizde neyin uyandığının peşine düşüyorsunuz. Yazar, modern dünyanın o her saniyeyi paraya çevirme histerisini öyle eyvallahsız ve duru bir dille eleştiriyor ki, sayfaları çevirirken üzerinizdeki tüm o yapay unvanların, dijital prangaların yükü birer birer dökülüyor. Bu kitap; her gün aynı plazalara, yoğun iş temposuna, bitmeyen bildirimlere ve şehir hayatının o ruhu emen mekanik döngüsüne sıkışıp kalmış modern çağ kölelerine doğrudan hitap ediyor. Hayatın hızına yetişmeye çalışırken kendi derinliğini, yaratıcılığını ve zihinsel berraklığını kaybettiğini hisseden; sadece bir yerlere varmak için değil, kendi içine dönmek için de yola çıkmak isteyen o tefekkür peşindeki her okur bu sayfalarda kendine bir ayna bulacaktır. İşte bu yüzden; durmaksızın koşturduğu bu hayatta aslında yerinde saydığını hisseden, o yırtıcı gürültünün içinde kendi yalın
Edebiyat
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2026 1. kitabı
Yürümenin Felsefesi, sıradan görünen bir eylemi derin bir düşünme pratiğine dönüştüren etkileyici bir eser. Frédéric Gros, yürümeyi yalnızca bir yerden bir yere gitmek olarak değil; insanın kendisiyle, doğayla ve düşünceleriyle kurduğu özel bir ilişki olarak ele alıyor. Kitap boyunca Nietzsche, Rousseau, Kant ve Thoreau gibi düşünürlerin yürüyüş alışkanlıkları üzerinden, yürümenin düşünce üretmedeki rolü inceleniyor. Gros’a göre yürümek, modern hayatın hızına ve gürültüsüne karşı sessiz bir direniş biçimi. İnsan yürürken yalnızca mesafe kat etmez; aynı zamanda zihnindeki yükleri hafifletir, dünyaya farklı bir gözle bakmayı öğrenir. Eserin en güçlü yanı, felsefi derinliği sade ve akıcı bir dille sunabilmesi. Okur, kitabı bitirdiğinde yürüyüşe çıkma isteği duyuyor ve attığı her adımın anlamı üzerine düşünmeye başlıyor. Yer yer deneme tadında ilerleyen anlatım, kitabı akademik bir metinden çok kişisel bir yolculuğa dönüştürüyor. Sonuç olarak, Yürümenin Felsefesi, yürümeyi sevenler kadar hayatın koşuşturması içinde kendine bir nefes alanı arayanlar için de değerli bir kitap. İnsanın bazen en önemli yolculuğunun, ayaklarıyla değil düşünceleriyle yaptığı yolculuk olduğunu hatırlatıyor.
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma