Çünkü kim dönüp de gölgesine bakar ki?
Gölgemizin hiç ayrılmadan peşimizden geldiğini, adımlarımızı sessizce izlediğini hissederiz, kimi zaman da henüz bilincinde olmadığımız bir dilek gibi önümüzden koşar; ama onun aldığı o gülünç
biçimlere dikkat etmeyiz ve bu çarpık biçimde
kendimizi bulmaya pek kalkışmayız.
Zayıflığımızı belli etmek istemediğimizde, iyiyim, deyip geçiştiririz ya öyle söylemişti, hatta ölecek durumda olsak bile iyiyim deriz, kabaca buna yiğitlikte “bok sürdürmek” denir, olayları böyle mantıksızca tersine çevirmek yalnızca insan türüne özgüdür.