kitaba başlarken okuduğumdan daha farklı, gizemli bir hikaye bekliyordum. fakat okuduğum her sayfada yaşadığımız hayatın ne zorluklarla devam ettiğini kavradım. belki şu an benim bile farkında olmadığım çevremde birçok kadının zihninde savaştığı düşünceleri gözler önüne seren bir kitaptı. bulunduğumuz her ortamda, işyerinde ve daha nice yerde erkeklerin egemenliğinin bulunduğu, 21. yüzyılda dahi erkeklerin sırf erkek oldukları için daha fazla maaş aldığı bir düzende yaşıyoruz. anne olmanın kolay olduğunu sanan, "evde oturan" çocuk yetiştiren bir kadının sırf "eve ekmek getirmiyor, çalışmıyor" diyerek yapılan işi, emekleri küçümseyen, empati yeteneğinden yoksun binlerce insanla karşı karşıya kalıyoruz. yeni bir hayat/insan yetiştirmenin ne kadar zor olduğunu bilmeyen insanlarla dolu bir dünya. hatta çocuk bakmana yardım ederim ev işlerine yardım ederim diyen binlerce erkek, ev işlerini ve çocuk yetiştirmeyi kadının asli görevi olarak görüyor. "kadın olmak vardı şimdi kocasının parasını yiyor" denilen kadınların iç dünyalarında neler yaşandığını asla tahmin edemeyen ve bunun zorluklarını asla bilmeyen binlerce erkek var çevremizde.
kitaba tam anlamıyla bayıldım. günümüzdeki maalesef ki acı gerçekleri gözler önüne seriyor. herkesin okuması gereken bir kitap. Kim Jiyeong, Doğum: 1982Cho Nam-Joo
aslında dili sade ve oldukça güzel betimlemelerle süslenmiş abartılmadan kullanılan bir dil. cümleleri, anlamları gerçekten çok hoşuma gitti. üzerinde çok fazla düşünmeden ufak bir ruhsal yolculuğa çıkmanızı sağlayabilir. onun yanında kitabın sol tarafındaki sözlerin devamını şiirlerimle getirmeyi çok sevdim. iyi okumalar
can yücelin okuduğum ilk şiir kitabı. fakat tarzının pek benlik olduğu söylenemez. fakat şiirlerinde bir başkaldırı, karşı gelme mevcut. karşı karşıya oturup iki tek atsak dinlemek zevkli olurdu.
sanırım bu kitabın sonunda cıkarmam gereken ders daha fazla soyut bir seylerdi. tam bir sonuca bağlanmayan olayların sonu bizim hayata bakıs acımızla alakalı birkac nokta ile ilgiliydi. nerden geldik, nereye gideceğiz?
uzun süredir kitap okuyamadığımdan bu kitaba eleştirim oldukça olumlu olacak sanırım ki gayet akıcı giden bir roman oldu benim için. başlarda pek tahmin edemediğim kısımdan bölümlerin birbirine bağlanması da biraz ani oldu gibi geldi. mahkeme kısımlarını okuduğumda birkaç eksik ve tam yansıtılamamış bir anlatım var gibi hissettiriyordu.
son olarak ana karakterin en sonunda yaptığı şey beni biraz duygulandırdı ve sanki aslında olmayan bir yer için özlem duymama neden oldu. insanın tamamıyla evinde gibi hissettiği bir yerin olması paha biçilmez bir şeydir.