Ape Musa…
9/10
·374 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:06
Nusaybin'in bir köyünde 1920 yılında ( annesinin söylediğine göre 1916 yılları) doğan Musa Anter ilköğretimini tamamladıktan sonra İstanbul hukuk Fakültesinden mezun oluyor öğrenciliği döneminde pek çok iş yapıyor... Öğrenci yurdu, kantin işletmek gibi... yaşamı boyunca Kürt kimliğini , kültürünü yaşatmak için mücadele veriyor... tutuklamalar ,işkenceler,sürgünler ile geçen zorlu bir yaşam 20 Eylül 1992 tarihinde Diyarbakır'da Jitem tarafından öldürülüyor ancak dava zaman aşımı nedeniyle düşüyor... Ape Musa ;yaşadıklarını kitaplaştırıyor kitapta da ülke tarihindeki yerini bilmediğim pek çok insan var ... bu kadar çok insanın yaşamına dokunması beni okurken zaman zaman zorladı... yaşadıklarını esprili bir dille anlattığı pek çok bölüm var acıyı bile mizaha dökebilmiş... sanırım en ilginç olan Ziya Gökalp'ti... Kendisi Kürt kökenli olup Türk milliyetçiliğinin baş mimarlarındandır...!! Bu kitap; bir bellek, bir anlatı merak eden okusun... *** Pazarda rastladığı bir hamalın anlattıkları; “Efendi ben, 1938’de Dersim’de asker idim. Kumandanımız Yüzbaşı Kenan Bey, biz Kürtlerden bir infaz mangası yapmıştı. Köylerden ve mağaralardan toplanan Dersimli kadın, çocuk ve ihtiyarları bize öldürtüyordu. Çoluk ve çocukların, ihtiyarların çırpınarak ve anaların çocuklarına sarılarak can vermeleri beni deliye çeviriyordu. Düşündüm bir ara, intihar edeyim, diye. Ama sonra kurtulmak için daha kolay bir yol düşündüm. Baktım ki yaralanan arkadaşlarımı Erzurum hastanesine gönderiyorlar. Bir gün bir çarpışmaya girmiştik. Ben, silahımı sol elimin ortasına koydum ve elimi parçaladım. Ondan sonra da Erzurum’a gttim ve kardeş cellatlığından kurtuldum. İşte bu elim o eldir bey!” Syf.262
HatıralarımMusa Anter · Aram Yayınları · 2011836 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 327. kitabı
Susanna Tamaro, Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (Va' dove ti porta il cuore) adlı bu dünyaca ünlü ve dokunaklı mektup-romanında, seksen yaşındaki İtalyan bir kadının, Amerika'da yaşayan uzak ve mesafeli torununa hitaben yazdığı uzun bir veda mektubunu konu alır. Yazar; ölümünün yaklaştığını hisseden Olga’nın, hayatının son demlerinde geçmişe dönerek yaptığı samimi iç döküşü üzerinden, üç kuşağın (kendisi, kızı ve torunu) birbiriyle çatışan hikayelerini, saklanan aile sırlarını, yapılan hataları ve pişmanlıkları anlatırken; kadın kimliğini, anne-kız ilişkilerinin karmaşıklığını, toplumsal baskıları ve insanın kendi gerçeğini bulma çabasını, lirik, bilgece, yüreğe dokunan ve insanın kendi iç sesini dinlemesini öğütleyen felsefi bir dille işler.
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 202019,4bin okunma
Reklam
Bir Dinazorun Anıları Kitabı Hakkındaki Görüşlerimiz
Puan vermedi·
Her zaman okumayı ertelediğim kitaplardandı. YKY’nın “Yaşantı” başlığını yadırgadığımı belirtmeliyim. Bu kelimeyi ilk kullandığımda Prof. Zeynep Kerman şiddetle karşı çıktı. Türkçede -tı eki pislik ifade eder, döküntü, yıkıntı, tiksinti vb. Dolayısıyla anı/hatırat yerine Türkçe kökenli de olsa yaşantı kelimesine hoca karşı çıktıysa öğrenci Şafak’ın da kabul etmesi mümkün görünmüyor. Bu kısa anımdan sonra kitaba dönmek istiyorum. Hidayet Irak Bey’in ısrarlı tavsiyesi üzerine hemen okumaya başladım. Hidayet Bey önerdiyse kesin okunmalı diye düşündüm. Henüz bitmediği için kesin hükümler vermeyeceğim. Ancak Urgan’ın birkaç kitabını okuduğum için üslubunu az çok tanırım. Aşırı Amerikan karşıtlığını İngiliz Edebiyatı Tarihi adlı kitabından biliyordum. Anıları hakkında ne söylenilebilir. Şahsi olduğu için tenkidi yerli bulmuyorum. Ancak Güzin ve Abidin Dino, Berna Moran gibi birçok dönemin aydını ile münasebeti olması beni bir çevre olarak yorumlatıyor. Ve kaliteli bir çevre. Hepsi Batı edebiyatını iyi bilirdi. Abidin Dino’yu Tanpınar’ın anılarından hep duyardık. Güzin Dino uzun yıllar Paris’te kaldı. Dolayısıyla çok güzel, kaliteli bir çevrede kendini yetiştirmiştir. Bazı görüşlerine asla katılmadığım gibi anlattıklarının bazıları ise doğru kabul edilebilir. 1930-90 yılları arasındaki Türkiye’nin sosyal ve siyasal panoramasını kendine has üslubuyla özetlemiş. Ancak Yahya Kemal ve Halide Edip hakkındaki şahsi hatıralarını -doğruluğu yazarının mesuliyetinde- hoş karşılamadım. “Kemalizme inanıyorum” cümlesiyle bir din gibi yansıtmasını ekstra yadırgadım. Sonuç olarak önceden okusaydım daha mutlu olurdum diyebilirim. ŞK
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Bu kitap insanı bir bilinmezden diğerine sürüklüyor gizemlerin ardı ardı gelmiyor Çok keyifli okuduğum kitaptı ve kitap okurken karakterleri sanki yanındaymış gibi hissettim karakterlerin fiziksel görünüşleri falan bayağı iyiydi aksiyon dolu kitap ti
Zamana KarşıSimon Kernick · Olimpos Yayınları · 2020273 okunma
7/10
·312 syf.··
2026 44. kitabı
Ben Bratva serisini okudum bu kitap da dahil. Ama yine aynı keyifle okudum. Rai'yi çok severim ama ilk kitap için tek yetersiz tarafı Kyle'e çok çabuk savunmasız kalmasıydı. Yedi yıl önce bir şey demeden terk edip gitmiş bir korumaya hemen kendinj vermemen lazım. Hele söz konusu Kyle ise... Resmen mafyanın içinde tek kadın olarak türlü aşağılanmalara rağmen ayakta durmaya çalışan bir kadına tepki olarak yazılmış bir adam dkdksk O gelince her şey ve duygular tepetaklak oluyor. Kyle'nin peşinde olduğu bir intikam var. Bu uğurda Rai ile evleniyor. Düğün bile olaylıydı. Kyle, Rai'nin üyesi olduğu kardeşliği bitirmenin peşinde. Bu yolda ne kadar kendinden emin gelse de Rai ile evlenip onunla vakit geçirmeye başlayınca intikamdan vazgeçer dememi mi bekliyorsunuz kdjdj Hayır. Tüm hedefi intikamını alıp tekrar kadını terk etmek -ti... Belki de planlar değişir. Tüm Rina kitaplarını okumuş biri olarak en az sevdiğim karakter Kyle. Ama okutuyor da kendini manyak herif jfjf Seri iki kitap ve ben ikinciye ufaktan başladım. Onun yorumu ayrı gelecek.
Güç TahtıRina Kent · Ren Kitap · 2026176 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:48
"Babam bir bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." Okuduğum en zarif kalemlerden biriydi. Ölüm karşısında verdiği tepkiler, hissettiği duygular, kafasının içinden geçenler yani ölümü yaşama şekli tam da her şeyi kafasının içinde yaşayan bizler gibi. O yüzden kitapla birlikte en çok eşlik eden şey tanıdıklık'tı. Yazar iyi, baba iyi, diğer erkek kardeş iyi, anne iyi, köpek bile iyi. Bu kitaptaki herkes iyi, nezaketli, hayatı sessiz adımlarla yürüyen insanlar. Kuşu seven, kediyi koruyan, erguvan renkli güllerden etkilenen insanlar. Şimdi ben de bir bahçem olsun istiyorum. Her an izleniyormuş gibi poz keserek yaşadığımız bu zamanda gerçek bir insan olarak yaşamak istiyorum. Bahçesinde gülünü, kedisini severek yaşamak. Gördüklerimin ve duyduklarımın gerçek olmasını istiyorum. Gerçek bir gül ve gerçek bir kuş sesi. Çünkü kendi suladığım tek bir gül'ü ekranda gördüğüm binlerce gül tarlasına yeğlerim.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Reklam
Reklam