durup durup bir sır
saklamak kendinden,
hem bilmek istememek,
hem de çok merak etmek.
bir sırrı
gözlerden ırak tutmak,
belleğin gerisinde,
uykunun ötesinde.
belli sessizlikler vardı
onun o derin sessizliğinde.
sağır büyükbabam vardı,
kilisenin tavanına resmedilen
kuşları duymaya çalışan;
benim arkadaşsızlığım vardı,
onun öpüşmelerden yoksunluğu;
çileli hayatlarımız vardı
ve büyük bir ayrılık
o küçücük odada.